Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Gülersin, gülersin....
Ve ağlarsın ardından.
Bu, böyle...
Lâkin...
Gülmede de, ağlamada da bir ümit saklıyorum içimde.
Bu ümidin de son nefese kadar orada kalmasını ümit ediyorum.
Ümit o ki; hiçbir çile ve zorluk ruhu yıpratmasın.
Bedeni yıpratabilir.
Yorgun düşülür.
Derman kalmaz.
Düşünemez hâle gelir insan.
Velâkin..
Ruhu sıkı tutmalı ki, düşmesin!
Mühim olan o çünkü...
Beden ne de olsa düşecek toprağa.
Bir yaprak gibi düşecek.
Bir kıvılcım gibi sönecek.
Amma
Sükutum
yaşamım. Sükut altındır benim bulamadığım. Belki de hiç aramadığım. Sükutum koşmamdır.
Nefes nefese kalışım. Öfkelendiğimde bağırıp çağırışım. Beklenmediğim yerde olup, beklendiğim yere uğramayışımdır.
Sükutum
başımı iki elimin arasına alıp düşünmemdir. Sükutum önüme gelen en güzel yemeği beğenmeyip daha güzelini istememdir. Sükutum sevdiklerime sevdiğimi söylememdir.
Sükutum
araba kullanırken sevdiğim şarkıyı mırıldanmak. Uyurken horlamaktır. Yaşarken nefes almak. Sükutum nisyanıma boyun eğişimdir. İsyanıma yön bulamayışım.
Sükutum
ağlarken hıçkırıklarımdır.
Sükutum
dünyadaki yaşadığım bütün zamanlardır. Kelamım ise Öldüğüm zamandır.
“Kalbimi kabre döndürüp gecemi karartma RABBİM. Kabrimi aydınlık bir gece kıl ki onda Sana yürüyebileyim. Beni senin aydınlığına ayna tutan renksiz bir gece yap ki gündüzüm kararmasın Rabbim.”