Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

*_NaZLı_*

(*_BABASININ_KIZI_*)
 
Üyelik Tarihi
6 Mar 2009
Mesajlar
3,502
Aldığı Beğeniler
2,357
Konum
AfyonKaraHisar
Takım
Diğer
Bir gözyaşı, gül mevsiminde güle karşı akarsa aşk olur adı;
sevgiyi damıtır en derin yerinden.

Suçlardan sonra tenha gecelerde akarsa tevbedir adı;

gönülleri arıtır en kara kirinden.

Madem ki gözyaşı bir kutlu demdir, elbette bir erdemdir...


122383619247172poster2000in3400x2cc8.jpg

Ve bir aşk mevsimi daha...
Her aşkta olduğu gibi yüreği yanık,

gözü yaşlılar...

Kavuşanlar da var, kavuşamayanlar da...

Fakat hepsinin de gözü yaşlı...

Vuslata erenler sevinç gözyaşı dökerlerken,

hasrette kalanlar buruk bir sevinç yaşarlar o an...

Kavuşanları yolcu ettikleri o an...

Acı bir tebessüm vardır yüzlerinde...

"Habibullah'a selamımızı götürün" derler hep,

"Dua edin, biz de kavuşalım" derler...

Ve inci taneleri gibi süzülür yanaklarından gözyaşları...

Damlarlar yere ve yakarlar düştükleri yeri...

İçlerini yakıp kavuran hasret ateşinin bir kıvılcımıdır bu sadece...

Fakat umutludurlar...

Birgün kavuşacaklardır çünkü...

Sevgili'den gelecek olan daveti beklemektedirler...

Ve yolcu ederler bu aşk mevsiminin

aşk yolcularını...

Demet demet güller gönderirler Güllerin Efendisi (s.a.v.)'e

Mecnun misali yola düşen aşk yolcuları ile...

Gözyaşlarını gönderirler Beytullah'a, dualarını...

Ve beklerler...

Bir aşk mevsiminin daha gelmesini beklerler...

Mecnûn'ca...
 

*_NaZLı_*

(*_BABASININ_KIZI_*)
 
Üyelik Tarihi
6 Mar 2009
Mesajlar
3,502
Aldığı Beğeniler
2,357
Konum
AfyonKaraHisar
Takım
Diğer
erkambin_att000195ogbv7sn0.gif

Gözlerimi açtım. Yapışkan göz kapaklarının ardında uyuşuk bir bedenin içinde buldum kendimi.
Gün doğmuştu. Sabahın tazeliği kaybolmuştu. Seher vaktinin çiğleri kurumuştu.
Fecrin cıvıltıları susmuş, şehir homurtuları başlamıştı. Güneş benden önce uyanmıştı.
Nasıl da imrenirim böylesi vakitlerde, güneşin henüz doğmadığı yerlerde olanlara.
Şimdiki pişmanlığımı alıp yanıma, Atlas Okyanusu’nun ucunda bir ıssız adaya atmak isterdim kendimi.
Henüz güneşin doğmadığı o yerde, heyecanla sabah namazı vaktini bekleyenlerden olmak için neler vermezdim.
Şimdi haritanın o yerinde olmakla, öylesine tatlı bir bekleyişin kahramanı olacaktım ki...
Öylesine kârlı bir secdenin eşiğinde duracaktım ki...
Öylesine derin bir huzurun eşiğine baş koyacaktım ki...
Kaçırdım. Bir daha yetişemeyeceğim kadar uzakta artık bugünün seher vakti.
Hüsran...
“Göçtü kervan, kaldık dağlar başında...” Sofra kaldırıldı. Dostlar dağıldı. Kutlu alışveriş tezgâhı toplandı.
Gül tazeliğini yitirdi. Kuşlar lâl oldu. Bir daha içinde var olamayacağım o vaktin.
Asla o vaktin secde edeni olamayacağım. Herkesi uykuda bırakıp alnını sonsuz bir uyanıklıkla secdeye koyanlara eşlik edenlerden sayılmayacağım.
O vaktin uyanığı yazılmayacağım ebediyen. Geç kaldım. Sanki şimdi vaktin sahtesine kaldım.
Sanki varlığın kucağından kovuldum.
Üvey çocuğuyum vaktin.
Sığlaşıyor her şey. Kazaya uğruyor namaz. Secde uzağında kalıyor alnımın. Seccadem beni tanımıyor gibi.
Gövdemin değdiği yerler soğuk.
Çırpındıkça yanan bir pervane gibi yüreğim. Coştukça kül oluyor. Yakınlık vaad etmiyor hiçbir köşe.
Bir yanım ağlıyorken, diğer yanım susturmaya çalışıyor. Bir yanım kanarken, diğeri kabuk bağlıyor.
Savunmam hazır: “Bir sabahı kaçırmaktan ne çıkar? Nasılsa, dün kaçırmamıştın.
Önceki gün de. Bu sabah olmadıysa, yarın sabah var.. Üzülecek ne var!” Ama “hayatımın olayı bu” diyor içimden daha cılız bir ses.
“Ya şimdi ya hiç...”
“Şimdi” o kadar sahici ki, “sonralar” da “önceler” de hiçe iniyor onun sahiciliği karşısında.
Şimdi diye bildiğim dünün kopyası değil. Şimdi diye yaşadığım yarının gölgesi, müsveddesi, denemesi değil.
Bana “bugün”ümü veren, hiç yoktan veriyor. Hiç ummadığım halde veriyor. Hiç hak etmediğim halde hediye ediyor. “Bugün dünkü nefeslerinin kopyasıyla idare et!” demiyor.
“Bugünlük kalbini durduruyorum, dün ve önceki günler çalıştırdığım yeter!” demiyor.
Bugün, yine ama yeniden çalışıyor kalbim. Kanım terütaze bir heyecanla dolanıyor.
“Yarın nasılsa sana rızık vereceğim, bugünkü suyunu, ekmeğini, nefesini yarına erteliyorum. Bana biraz vade tanı.” demiyor. “Günlerce baktın gözlerinle, bugün de görmesen ne çıkar!” sıradanlığıyla muhatap olmuyor bana.
Bugün de ilk defa görüyorum.
Dün de ilk defa gördüm.
Yarın da ilk defa görüyor olacağım.
Bugün dudağım orijinal. Dünkü dudağın noter tasdikli fotokopisi ile konuşmuyorum.
Bugün yüzüm taptaze. Yarın da yüzüm olacak nasılsa diye, yüzümü aynalardan sakınmaya kalkmıyorum.
Bugün sözüm yine bi’tane. İlk defa konuşuyorum. Bugün parmaklarım olması gereken yerde.
Eskiz değil parmak uçlarım. Deneme yanılma ile ayar ediyor değilim sözlerimi.
Eğreti değil saçlarım. İlk defa olurcasına taze. Bir defalığına olurcasına sıra dışı.
Bir daha hiç gelmeyecekmiş gibi -ki gelmeyecek-olağanüstü ve özenli. Hep yine. Hep yeni. Hep yeniden.
Göğün altında biricik varlığım. Her an, el üstünde tutuluyorum. Her an, özenilmiş bir varlığın göğsüne ağırlanıyorum.
Her saat başı başköşeye oturtuluyorum.
Yedekte bekletilmiyorum. Asil ve özgün nefesler alıp veriyorum.
Şimdi kaçırdığım, sabahlardan bir sabah değil, hayatımın biricik sabahı. Bir daha gelmeyecek.
Bir daha gidilmeyecek. Bir daha tekrarlanmayacak. Gelirse ve gidebilirsem, bir başka sabahım daha olacak belki.
İçinde sonsuz teşekkürle duracağım taze bir sabah.
Eşiğine tanımsız bir minnetle baş koyacağım yeni bir sabah.
“Bir sabah daha” değil, sadece “bir sabah...”
Biricik sabah...
Bi’tane sabah...
Hiç kimseye, hiçbir şeye “bir daha” muhatap olmayacağını bilerek, bir kereliğine muhatap olanlara ne mutlu.
Varlığın orijinal. Yüzün orijinal. Sözün orijinal. Bakışın orijinal. Sadece bir kere.
Ne daha önce oldu böylesi, ne de daha sonra tekrarlanacak. Bir kere varsın. Bir daha olamayacaksın şimdinin içinde...
Öyleyse özen borçluyum secdeye.
Öyleyse, özen borçluyum sevdiklerime.
Öyleyse, özen borçluyum kendime.
Sadece bir kereliğine...
Senai Demirci

7.jpg
 

hakan55

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
26 Şub 2008
Mesajlar
2,486
Aldığı Beğeniler
11
Konum
samsun
Takım
Fenerbahçe
Yüreğine sağlık.. Rabbim razı olsun...
 

*_NaZLı_*

(*_BABASININ_KIZI_*)
 
Üyelik Tarihi
6 Mar 2009
Mesajlar
3,502
Aldığı Beğeniler
2,357
Konum
AfyonKaraHisar
Takım
Diğer
Teşekkür ederim güzel yorumlarınız için.RABBİM c.c.cümlemizdende razı olur inşAllah.
 

mavi rüya

Bir Dost
 
Üyelik Tarihi
5 Nis 2011
Mesajlar
873
Aldığı Beğeniler
64
Konum
Bartın
Takım
Galatasaray
Sen ağlayacaksın,belki horlanacaksın, belki dışlanacaksın

ama, sen yürüyeceksin..



Kimi zaman nefsin karşına çıkacak,kimi zaman çevren,

kimi zaman ailen, kimi zaman gücü elinde tutanlar..

Ama sen yürüyeceksin..



Belki anlamak istemeyecekler seni.

Belki anlamazlıktan gelecekler.

Belki gülecekler, belki küçümseyecekler ama,

sen ALLAH'a dayanacak ve yürüyeceksin..

Belki güvendiğin dağlara kar yağacak,

belki belki tuttuğun dallar kopuverecek

ama sen Rabbine güvenip yürüyeceksin..

Belki sürüleceksin, belki taşlanacaksın,belki dışlanacaksın,

belki yalnız bırakılacaksın ama sen Rabbinin birlikteliğini bilip yürüyeceksin..

Kimi zaman düşeceksin,kimi zaman çelme atacaklar

ayağına, kimi zaman set çekecekler,

yorulacaksın kimi zaman, fakat, yolunun yüceliğini bilecek,

bismillah diyecek ve yürüyeceksin.

Kırılacaksın belki, kıracaklar kimi zaman seni,

için belki kan ağlayacak ama

sen hasbiyALLAH diyecek ve yürüyeceksin.

Duranlar olacak, yolu terk edenler, belki yoldan çıkanlar,

belki yolda saraylar yapanlar, belki geri dönenler

ama sen yürüyeceksin.

Ağlayacaksın belki, belki ağlatacaklar seni ama sen

gözyaşını azığın yapıp yürüyeceksin



Belki kıymetin bilinmeyecek, belki kadir kıymet bilmezler

kıymetini bilmeyecek, belki halin sorulmayacak,

belki vefasızlar seni unutacak, ama sen,

en vefalı dostun yolunda yürüyeceksin.

Eğilenler olacak, belki yolu satanlar ama,

sen dimdik yürüyeceksin.

Yolda yalnızım sanma, yürüdüğün yolu sakın başa kakma bil ki bu yolun yolcularının dostu ALLAH'tır..




Bismillah de, hasbiyALLAH de ve yürümene devam et..

Elbette ulaştırılacaksın varılması gereken yere bir gün ...
 
Üst Alt