Yüzündeki tebessümü, tatlı ve kibar gülüşü ahlâkının güzelliğindendi
MAHMUT ENES
Ona (sas) gönüllerin efendisi demelerinin sırrı, anlatılanların içinde saklı olsa gerek. Sevgisi yüzüne akseden, görenlerin mest olduğu, güleryüzlü, temiz ve pak bir insandı Peygamberimiz (sas).
Resulullah (sas), Kuranın ortaya koyduğu her hükmü uygulamış, onu insanlara eylemleriyle göstermiş, sözleriyle açıklamış, Kuran neyi yasaklamışsa ondan da kaçınmıştır. Öyle bir ahlak ki; hiçbir kimse böylesine üstün bir ahlaka sahip olmamıştır... Zira onda hayâ var, kerem var, cesaret var, yumuşak huyluluk var, affetmek var, merhamet var, anlatılmayacak ve sayılamayacak tüm güzel ahlaklar var.
Peygamberimizin (sas) hayatında önemli bir yönü, büyük tevazuunu ön plana çıkarmaktadır. Parlayan yüzünde, tebessümünde, tatlı, kibar ve o hoş gülüşünde gördüğümüz tevazuunu...
Tebessüm, gülmek ve sevinmek mutlu kimselerin alameti, takva sahiplerinin alnında mühür, vefakâr ve ihlas sahiplerinin bir özelliği, güçlü ve sağlıklı kimselerin yüzündeki güzellik ve canlılık, göklerin Rabbinden hoşnutluk alameti, düşman kalplerin sakındığı zehirli bir ok, hastalıktan koruyan bir kale, böbürlenmeye değil tevazuya çağıran sadık bir çağrı ve tüm âlemlere ve bütün insanlığa bir mesajdır.
Allahın kendisine bu üstün ahlakı ve bu büyük nimeti bahşettiği herkes bundan dolayı Allaha şükretmek zorundadır. Tebessümü terk ederek psikolojik bunalımlara giren ve duvarlar arasına hapsolan, yahut akıl hastanelerinde ömrünü geçiren nice kimseler vardır ki, dünyaya dair tüm mutluluk araçları ayaklarının altında olmasına, sabah akşam tüm ziynetler ve nimetler salınıp durmasına rağmen belki de intihar ederek ölürler. Senin tebessümünle bir kimse belki hidayete erebilir, uzak durman ve ona eziyet etmenle de yoldan çıkabilir.
Ailem Dergisi
Sayı: 234
Bölüm: Nasıl Bir İnsandı?