ZAHİR VE BATIN EDEPLERİNE UYMAK
Mevlânâ Sadeddin-i Kâşgarî bir gün müridlerine hitaben şöyle buyurdu:
Ey dostlar! Biliniz ki Hak Teâlâ bu azamet ve ululuğuyla size çok yakındır. Bu inancı koruyunuz. Her ne kadar bu mâna şimdilik sizce malûm değilse de yine de yalnızlıkta ve toplulukta daima bu edebe riayet etmelisiniz. Evinizde yalnız iken bile ayaklarınızı uzatmayınız.
Helaya girdiğinizde hayanızı muhafaza ediniz. Orada başınız aşağıda ve gözünüz yumuk bir vaziyette oturarak ihtiyaç gideriniz. Zahirde ve bâtında, gizlide ve açıkta Hak Teâlâya karşı doğruluktan ayrılmayınız. Bu edebi hiç terketmeyiniz. Çünkü bu mâna birden değil, aşama aşama malûm olur. Sürekli kendinizi zahir ve bâtın edepleriyle süslemeye gayret ediniz. Zahir edepleri İslâmın emir ve yasaklarına uymak, daima abdestli olmak, bol bol istiğfar etmek, az konuşmak, bütün işlerde ihtiyatı elden bırakmamak ve önceki büyüklerin eserlerini okuyup istifade etmektir. Bâtın edeplerini muhafaza ise özü itibariyle çok güçtür. En önemlisi ağyar hatıralarının gönüle yerleşmesine engel olmaktır. Gönüle gelen hatıra gerek hayır olsun, gerekse şer olsun, farketmez. Zira her ikisi de Hak Teâlâya perde olması açısından aynıdır.
(Ağyar =Yabancı,El demektir)
Mevlânâ Sadeddin-i Kâşgarî bir gün müridlerine hitaben şöyle buyurdu:
Ey dostlar! Biliniz ki Hak Teâlâ bu azamet ve ululuğuyla size çok yakındır. Bu inancı koruyunuz. Her ne kadar bu mâna şimdilik sizce malûm değilse de yine de yalnızlıkta ve toplulukta daima bu edebe riayet etmelisiniz. Evinizde yalnız iken bile ayaklarınızı uzatmayınız.
Helaya girdiğinizde hayanızı muhafaza ediniz. Orada başınız aşağıda ve gözünüz yumuk bir vaziyette oturarak ihtiyaç gideriniz. Zahirde ve bâtında, gizlide ve açıkta Hak Teâlâya karşı doğruluktan ayrılmayınız. Bu edebi hiç terketmeyiniz. Çünkü bu mâna birden değil, aşama aşama malûm olur. Sürekli kendinizi zahir ve bâtın edepleriyle süslemeye gayret ediniz. Zahir edepleri İslâmın emir ve yasaklarına uymak, daima abdestli olmak, bol bol istiğfar etmek, az konuşmak, bütün işlerde ihtiyatı elden bırakmamak ve önceki büyüklerin eserlerini okuyup istifade etmektir. Bâtın edeplerini muhafaza ise özü itibariyle çok güçtür. En önemlisi ağyar hatıralarının gönüle yerleşmesine engel olmaktır. Gönüle gelen hatıra gerek hayır olsun, gerekse şer olsun, farketmez. Zira her ikisi de Hak Teâlâya perde olması açısından aynıdır.
(Ağyar =Yabancı,El demektir)