- Üyelik Tarihi
- 28 Mar 2010
- Mesajlar
- 3,714
- Aldığı Beğeniler
- 44
- Takım
- Galatasaray
Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli,Ebedi yurdumun üstünde benim
inlemeli.İstiklâl marşımızın bu muhteşem satırları,ilk öğrendiğim günden beri
içimde çağlar.Ezan-ı Muhammedi’nin manevi hayatımızda-ki yeri ve önemi
bundan daha güzel anlatıla-bilir mi?Hazreti Bilal (r.a.)’den günümüze, insan-lığı
oraya ve O’na çağıran bu ses, her zamancevabını bulmuş ve dünya var oldukça
dabulacaktır. Bu çağrı kelimeleri aşan, açıklana-maz, kavranamaz bir davettir.
Arapçayı veTürkçeyi bilmeyen niceleri, dinledikleri muh-teşem ezanlarla
hidayete mazhar olmuşlar-dır. Bu konuda yüzlerce hidayet hikayesiduymuş
olmalısınız ses cihazı kullanılmayandönemlerde, İstanbul Ortaköy’den Hafız Bur-
han merhumun okuduğu sabah ezanını din-lemek için, Üsküdar sahillerinde
bekleşenlerhakkında ben çok rivayet duydum.Ezanın hayatımızdaki kıymetini
bilebilmekiçin kısa bir ayrılık yeter. Ezan seslerindenuzak bir ülkede bir süre
yaşayınca ve geri dö-nünce bunu yaşarız. Hele uzun yıllar ezansızkalmış
kulaklar için o, gerçek bir rahmet çağ-layanı gibidir.O mukaddes çağrıya
kapılarak vardığımızcamiide, aynı ziyafet devam eder. Müezzinmahfilinden,
namaza davet eden salavat vekaamete, imamın aynı makam ve üslûpla kı-raat
ile cevabı, pek mükemmel ve münasip-tir. Tesbihat ve aşr-ı şerifle, gönlümüz
ve ku- laklarımız mutmain olarak dünyaya döner.Günlük hayat içerisinde beş
vakit yaşananbu çerçeve, özel gün ve gecelerde, mevlitler-de, kandillerde,
ramazan ve bayram günle-rinde çok daha genişler ve zenginleşir. Naat-ler,
tekbirler, salâ ve salâtlar, temcit ve tev-şihler, duraklar, kasideler dizilerle
söküneder.Kültür hayatımızın zirvelerini oluşturançağlarda Mimar Sinan en güzel
mabetleri in-şaa ederken, Itrî’ler, Zakiri Hasan Efendiler,İsmail Dede’ler ve
niceleri de salâtları, tekbir-leri, temcitleri besteleyerek, mabetlerin
içinidolduracak manevi atmosferin mimarları ol-muşlar.Yeni bir yüzyılın
başında,manevi hayatı-mızı şekillendiren temel değerler ve enönemli merkezler
olan camilerimizi, eski sal-tanatlı günlerini aratmayacak güzellikler vebereketle
doldurabilmek, yeniden merkez kı-labilmek için yapılacak pek çok şey var.
Billursesli müezzinlerimizin beş vakit semalarımız-da yankılanan seslerini
bekleyen nice mü-minler var, saatlerini ezan vaktine kurmuş.İnsanımıza en
güzel seslerle, en ahenklimakamlarla ulaşmak zorundayız. Yavruları-mız
hayatlarını inşa ederken en önemli yapıtaşlarımızdan biri, şüphesiz bu
mûsîkimizolacaktır. Adımız konurken, daha birkaçgünlük sabi iken duyduğumuz o
ilâhi davet,son selâmıza kadar bizimle beraber olsun....
inlemeli.İstiklâl marşımızın bu muhteşem satırları,ilk öğrendiğim günden beri
içimde çağlar.Ezan-ı Muhammedi’nin manevi hayatımızda-ki yeri ve önemi
bundan daha güzel anlatıla-bilir mi?Hazreti Bilal (r.a.)’den günümüze, insan-lığı
oraya ve O’na çağıran bu ses, her zamancevabını bulmuş ve dünya var oldukça
dabulacaktır. Bu çağrı kelimeleri aşan, açıklana-maz, kavranamaz bir davettir.
Arapçayı veTürkçeyi bilmeyen niceleri, dinledikleri muh-teşem ezanlarla
hidayete mazhar olmuşlar-dır. Bu konuda yüzlerce hidayet hikayesiduymuş
olmalısınız ses cihazı kullanılmayandönemlerde, İstanbul Ortaköy’den Hafız Bur-
han merhumun okuduğu sabah ezanını din-lemek için, Üsküdar sahillerinde
bekleşenlerhakkında ben çok rivayet duydum.Ezanın hayatımızdaki kıymetini
bilebilmekiçin kısa bir ayrılık yeter. Ezan seslerindenuzak bir ülkede bir süre
yaşayınca ve geri dö-nünce bunu yaşarız. Hele uzun yıllar ezansızkalmış
kulaklar için o, gerçek bir rahmet çağ-layanı gibidir.O mukaddes çağrıya
kapılarak vardığımızcamiide, aynı ziyafet devam eder. Müezzinmahfilinden,
namaza davet eden salavat vekaamete, imamın aynı makam ve üslûpla kı-raat
ile cevabı, pek mükemmel ve münasip-tir. Tesbihat ve aşr-ı şerifle, gönlümüz
ve ku- laklarımız mutmain olarak dünyaya döner.Günlük hayat içerisinde beş
vakit yaşananbu çerçeve, özel gün ve gecelerde, mevlitler-de, kandillerde,
ramazan ve bayram günle-rinde çok daha genişler ve zenginleşir. Naat-ler,
tekbirler, salâ ve salâtlar, temcit ve tev-şihler, duraklar, kasideler dizilerle
söküneder.Kültür hayatımızın zirvelerini oluşturançağlarda Mimar Sinan en güzel
mabetleri in-şaa ederken, Itrî’ler, Zakiri Hasan Efendiler,İsmail Dede’ler ve
niceleri de salâtları, tekbir-leri, temcitleri besteleyerek, mabetlerin
içinidolduracak manevi atmosferin mimarları ol-muşlar.Yeni bir yüzyılın
başında,manevi hayatı-mızı şekillendiren temel değerler ve enönemli merkezler
olan camilerimizi, eski sal-tanatlı günlerini aratmayacak güzellikler vebereketle
doldurabilmek, yeniden merkez kı-labilmek için yapılacak pek çok şey var.
Billursesli müezzinlerimizin beş vakit semalarımız-da yankılanan seslerini
bekleyen nice mü-minler var, saatlerini ezan vaktine kurmuş.İnsanımıza en
güzel seslerle, en ahenklimakamlarla ulaşmak zorundayız. Yavruları-mız
hayatlarını inşa ederken en önemli yapıtaşlarımızdan biri, şüphesiz bu
mûsîkimizolacaktır. Adımız konurken, daha birkaçgünlük sabi iken duyduğumuz o
ilâhi davet,son selâmıza kadar bizimle beraber olsun....