Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

medahms

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Eyl 2007
Mesajlar
146
Aldığı Beğeniler
2
Takım
Galatasaray
Selamün Aleyküm.


ZAMANIMIZ VAR MI? (Çok anlamlı bir yazı ! )






Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı?
Katılımcılardan Biri: Allah'a şükür, hocam, bildiğimiz kadarı ile yok.
B: Ne güzel! Peki, bana, istisnasız tüm insanların, yani altı milyar insanın da başına geleceği garanti bir şey söyler misiniz? Cevap neredeyse otomatik olarak çıkar:
K: Ölüm.
B: Gerçekten de ölüm tüm insanların başına geleceği kaçınılmaz olan tek şeydir. Doğum da tüm insanların başına kesinlikle gelmiştir, ama bundan sonra gelmesi kesin olan tek şey ölümdür. Diğer hiç biri insanların tümünün başına gelmeyecektir. Peki, madem öleceğimiz garanti, bu benim ölümcül bir hastalığım olduğunu göstermez mi? Katılımcılar burada sessizce, başlarıyla onaylamaya başlar. Öleceğim belli ise benim ölümcül bir hastalığım olduğu da açıktır. Şu şekilde devam ederim:
Peki, ne zaman öleceğimizi biliyor muyuz?
K:Hayır
B:Şu saniye içinde olma olasılığı var mı?
K:Var.
B:Yarın?
K:Evet.
B: 30 yıl sonra?
K: Olabilir.
B: Peki bunlardan hangisinin sizin başınıza geleceğini bili yor musunuz? Mesela bu akşam eve sağ salim varacağınızı nereden biliyorsunuz? Sınıf sessizce dinlemeye devam eder. Çünkü genellikle yaşama böyle hiç bakmamışlardır. Sözümü sürdürürüm:
B: Peki bir de tersini düşünelim, bu akşam eve döndüğünüzde, bu sabah evden çıkarken sağ salim bıraktıklarınızı sağ bulma garantiniz nedir? Var mıdır böyle bir garanti?
K: Yoktur hocam.
B: Peki nereden biliyoruz, az sonra telefonumuzun çalmayacağını ve evdekilerden birinin az önce öldüğünün bize söylenmeyeceğini? Katılımcılar burada rahatsız olmaya başlarlar.

K: Hocam konuyu değiştirsek?
B: Ama en yalın ve açık gerçek üzerine konuşuyoruz, biraz daha devam edelim bence. Peki, acaba bunu dün gece bilseydiniz, yani evde akşam birlikte olduğunuz kişilerden birinin yarın ölüm günü olduğunu bilseydiniz, o zamanı aynı dün gece olduğu biçimde mi geçirirdiniz? Yoksa farklı şeyler mi yapardınız?


K: Kesinlikle çok farklı geçerdi Hocam.
B: Şimdi sizden rica ediyorum, lütfen bir an arkanıza yaslanın, gözlerinizi kapatın ve bu sabah evden çıkarken evde bıraktıklarınızdan birinin gerçekten öleceğini düşünün, dün akşamınızı nasıl geçirirdiniz? Aynı iletişim mi olurdu? Onunla aynı konuları mı konuşurdunuz? Aynı konular, tartışma ya da gerginlik konusu yaratır mıydı? Yoksa önemsiz hale mi gelirdi? Bu sabah evden çıkarken, bu son görüşünüzde ona ne derdiniz? Onun boynuna sarılmakta tereddüt eder miydiniz? Çok sıkı sarılmaya mı, aynaya mı vakit ayırırdınız? Ona "yüreğinizin taa derininden gelen bir "seni gerçekten çok seviyorum" demeye ne gerek var diye düşünür müydünüz? Onun ölecek olması sizin ona duyduğunuz sevgiyi yoğunlaştırmaz mıydı? Burada bazı katılımcıların ağladığı olur. Belli ki dün akşam yaptıklarından bir kısmının ne kadar anlamsız olduğunu şimdi fark etmişlerdir.
B: Şimdi gözlerinizi açabilirsiniz, acaba kaç tartışmamızı bu kadar gereksiz biçimlerde yapıyoruz, kaçı gerçekten yaşamda karşımızdakinin varlığından daha önemli, hangilerinde "şimdi kalbini kırdım, ama zaman içinde ben ondan özür dilemesini bilirim?" diye kendi kabuğumuza çekilip tartışmaları donduruyoruz. Yarattığımız kırgınlıkları tamir etme olanağımız gerçekten var mı? Buna zamanımız gerçekten kaldı mı?

--------------------------------------------------------------------------------

--------------------------------------------------------------------------------

SONDURAK KARA TOPRAK




--------------------------------------------------------------------------------

CENAZE KABRE BIRAKILDI YANINDA KİMSECİLKER KALMADI AMELİYLE BAŞBAŞA BIRAKILDI
 

(Kun Fe Yekun)

Liva-ül Hamd
 
Üyelik Tarihi
30 Eyl 2010
Mesajlar
1,233
Aldığı Beğeniler
22
Konum
İstanbul-Malatya
çok önemli bir konuya deyinmişsiniz Cenab-ı Hak razı olsun kardeş. Ölümü hiç aklımızdan çıkarmama dileğiyle..Teşekkürler
 

(MaveRa)

Mavera
 
Üyelik Tarihi
27 Şub 2010
Mesajlar
2,351
Aldığı Beğeniler
4,060
Konum
-/-
ALLAH RAZI OLSUNN ):

öNEMli bir paylaşımmdı
 

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
Allah c.c razi olsun kardesim..
 

medahms

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Eyl 2007
Mesajlar
146
Aldığı Beğeniler
2
Takım
Galatasaray
İÇİMİZDEKİ DÜŞMAN

At üstünde yolda giden bir adam, çeşme başında uyuyan birisinin ağzına yılan girdiğini gördü. Atlı, uyuyan adama birkaç değnek vurarak uyandırdı. Ağacın altında çürümüş elmalar vardı. Atlı uyandırdığı adama; “Bu elmaları ye!” diye emretti. Adam dayak korkusundan o kadar çok elma yedi ki, ağzından geri gelmeye başladı. Kederli adam konuşmaya başladı:
“Ey yolcu! Niçin hiçbir sebep yok iken bana çürük elmaları yedirerek zulmettin? Sana rastlamam ne büyük talihsizliktir. Bir suç ve günah işlemeden, dinsize bile bu eziyet yapılmaz.”
Adamın böyle bedduâ etmesine aldırmayan atlı, onu arkasından kovalayarak ovada koşturmaya başladı. O kimse, bir müddet ağlaya ağlaya koştu. Nihayet midesi bulandı ve içerdekilerin hepsini çıkardı. Bu arada, o yılan da dışarı çıktı. Adam yılanı görünce, çok korktu ve durumu anladı. Çektiği sıkıntıları unuttu. Atlıya karşı mahcup olup dedi ki:
“Ey yolcu! Meğer sen, melek gibi bir insan imişsin. Bana Allahü teâlânın bir rahmetisin. Ben ölecekken hayatımı kurtardın. Sen, beni bir anne gibi korurken, ben de senden aslandan kaçar gibi kaçıyordum. Ne mutlu senin yüzünü görebilene, her zaman senin muhitinde bulunabilene. Senin için bu kıymetli canım feda olsun! Ben ise, sana karşı sert konuştum, küstahça davrandım. Ey efendi! Ey şahların şahı! Sana söylediğim kötü sözler hep bilgisizliğim sebebiyledir. Durumu biraz bilseydim, kötü sözlerden sakınırdım. Ey güzel huylu kimse! Ey iyi huylu kimse! Lüzumsuz, delice konuşmalarımdan dolayı özür dilerim, beni affet!..”
Atlı da şöyle cevap verdi:
“Eğer sana yılanın karnına girdiğini bildirseydim, zehirden önce seni korku öldürürdü.” (Mesnevî’den)
Bu konuda Peygamber efendimiz buyurdu ki:
“İçinizde gizli olan düşmanı anlatsam, yiğitlerin ödü patlar, akıllıların aklı mahvolurdu. Ne gönlünüzde duâ edip yalvarmaya, ne oruç tutmaya ve ne de namaz kılmaya kuvvet bulamazdınız.”
 
Üst Alt