- Üyelik Tarihi
- 23 Haz 2010
- Mesajlar
- 5,705
- Aldığı Beğeniler
- 14,607
- Takım
- Galatasaray
acaba bu insanların hiç kalpleriyle işleri oldu mu, kalbin her an soyulmuş hissinde olması nasıldır biliyorlar mı, herkesin kalbi bu kadar oynak mı, bu kadar hevesli ve bu kadar dar ve alıngan mı, bu kadar kendini bilmez mi, kalp şımarmak mı istiyor, yatışmak mı, bunu nasıl öğrenebilirim? ben yatışmak istiyorum. kendimi bildim bileli galiba şımarabilmek istedim, bu bana verilsin istedim. öyle derin bir açlık ki mide kazınması gibi kalbimi kazıdı durdu. başka şeye bakıp geri çekilemedim, otuz sene dünyayı seyrettim lokma yiyemeden. artık canım da bir şey istemiyor. anlamadım, adam olmadım, herhalde daha kırığım, ama artık bu vakit o vakit değil, artık istemiyorum. bazı şeyler düşünerek değil, üzülerek öğreniliyor. ama öğrenilenden ve ne şekil öğrenildiğinden asla bahsedilmiyor. kişiyi kişi yapan bilgi de ancak bu şekilde elde ediliyor. kaynaksız, kırıklık, üzüntü, elde edemeyiş, kaçırış, en büyük fedakarlıkların neticesinde en derin aşağılanma bilgiyi oluşturuyor. öyle ki insan bunları bildiğini bile söyleyemiyor, sadece artık öyle yaşıyor...tanrı bu bilgilerin toplamından istediği insanı mı çıkaracak, ne yapacak? istememek, istenmemek gibi değilmiş, isteyip her zamanki gibi isteğini gizleyip her zamanki gibi isteğini elde edememek gibi hiç değilmiş. güzelmiş, güzel. istemem, vallahi istemem., billahi istemem, tallahi istemem. hiçbir şeyinizi istemem. hep bir süreçten bahsediliyor, ömrün bu süreç olduğundan. ben ömrümü arkamda görüyorum, önümde değil. şu halde, benim bu yiten sürecime artık onu, yani neyi yitirdiğimi anlamaktan başka ne katkım olabilir.son vakte kadar, son nefes falan da diyorlar. ama son nefesi hazırlayan benim daha önceki milyonlarca nefesim bu istenen sonun hazırlıkları ile örülü değildi ki. yine de sanki içime sertliğimi yumuşatan kaynar sular dökülüyor, erimiyorum ama sanki daha yoğrulabilir bir kütleye dönüşüyorum. tahammül deniyor, ben hep yaralı kediler gibi bir köşede kendi kendime iyileşmeyi bekledim. tevazu deniyor; ben kibirlenecek şeyler biriktirememenin hastasıyım. olsa, bir şeyler olsa ben de pamuk şekeri gibi olmayı bilirim./Şule Gürbüz-Zamanın Farkında