- Üyelik Tarihi
- 24 May 2012
- Mesajlar
- 1,726
- Aldığı Beğeniler
- 5,442
- Takım
- Galatasaray

Zeyd bin Hârise (r.a.)
Resûlullah'ın Azatlısı, Evlatlığı ve İlk Müslümanlardan Biri
Zeyd bin Hârise (r.a.), İslam tarihinde çok özel bir yere sahiptir. O, yalnızca Peygamber Efendimizin (s.a.v.) en yakın sahâbîlerinden biri değil; aynı zamanda Kur'an-ı Kerim'de ismi açıkça geçen tek sahâbîdir. Hayatı, sadakat, teslimiyet ve Allah yolunda fedakârlığın en güzel örneklerinden biridir.
Kimdir?
Tam adı: Zeyd bin Hârise bin Şurahbîl el-Kelbî
Doğumu: Yaklaşık 581 yılı
Kabilesi: Benî Kelb
Şehadeti: Hicretin 8. yılı (629), Mûte Savaşı
Lakabı: Hibbü Resûlillah (Allah Resûlü'nün sevgilisi)
Çocukluğu
Zeyd (r.a.), küçük yaşta annesiyle birlikte akrabalarını ziyaret ederken baskına uğrayan bir kervandan kaçırıldı ve köle olarak satıldı.
Sonunda Hatice bint Huveylid tarafından satın alındı. Hz. Hatice, evlendikten sonra onu Peygamber Efendimize (s.a.v.) hediye etti.
Resûlullah (s.a.v.) ise onu özgürlüğüne kavuşturdu.
Babası onu buluyor
Yıllar sonra babası Hârise ile amcası Mekke'ye gelerek oğullarını geri almak istediler.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu:
"Zeyd'i çağırın. Eğer sizi tercih ederse onunla gider; beni tercih ederse onu zorla göndermem."
Zeyd (r.a.) geldiğinde hiç tereddüt etmeden şöyle dedi:
"Ben senden ayrılmam. Sende öyle bir merhamet ve ahlak gördüm ki seni hiçbir kimseye değişmem."
Bu sözler üzerine Resûlullah (s.a.v.), Kâbe'nin yanında onu evlat edindiğini ilan etti. O günden sonra uzun süre insanlar ona "Zeyd bin Muhammed" diye hitap etti.
Daha sonra Kur'an-ı Kerim'de evlatlıkların öz babalarının adıyla çağrılması emredilince yeniden Zeyd bin Hârise olarak anılmaya başlandı.
İlk Müslümanlardan biri
İslam'ın ilk yıllarında iman edenler arasında yer aldı.
Birçok âlime göre erkek çocuklar arasında ilk Müslüman odur; yetişkin erkekler arasında ise ilk iman eden Ebû Bekir (r.a.) kabul edilir.
İşkencelere, boykot yıllarına ve bütün zorluklara Peygamber Efendimizle birlikte göğüs gerdi.
Kur'an'da adı geçen tek sahâbî
Kur'an-ı Kerim'de adı açıkça geçen tek sahâbîdir.
Ahzâb Suresi 37. Ayet'de şöyle buyrulur:
"...Zeyd o kadından ilişiğini kesince onu seninle evlendirdik..."
Bu ayet, evlatlık uygulamasına dair önemli bir hükmü açıklamıştır.
Komutanlığı
Resûlullah (s.a.v.), birçok seriyyenin komutanlığına Zeyd'i tayin etti.
Bu durum, onun Peygamber Efendimizin güvenini ne kadar kazandığını gösterir.
Sahâbîler arasında büyük saygı görürdü.
Mûte Savaşı ve Şehadeti
Hicretin 8. yılında gerçekleşen Mûte Savaşı'nda İslam ordusunun ilk komutanı olarak görevlendirildi.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştu:
"Komutan Zeyd'dir. Şayet şehit olursa yerine Cafer bin Ebî Tâlib geçsin; o da şehit olursa Abdullah bin Revâha komutayı alsın."
Savaşın en çetin anında sancağı elinden bırakmadan çarpıştı ve şehit düştü.
Ardından sırasıyla Cafer bin Ebî Tâlib ve Abdullah bin Revâha da şehit oldular.
Sonrasında komutayı Hâlid bin Velîd devralarak orduyu güvenli şekilde geri çekti.
Peygamberimizin sevgisi
Resûlullah (s.a.v.), Zeyd'i çok severdi.
Oğlu Üsâme bin Zeyd de Peygamberimizin sevgisini kazandığı için baba-oğul birlikte "Habîbeyn" (iki sevgili) diye anılmışlardır.
Zeyd'in şehadet haberi Medine'ye ulaştığında Resûlullah (s.a.v.) büyük üzüntü duymuş ve gözyaşı dökmüştür.
Hayatından çıkarılacak dersler
Sadakat, makamdan ve soydan daha değerlidir.
Allah katındaki üstünlük, takva ve güzel ahlakladır.
Özgürlük, yalnızca bedenin değil ruhun da hür olmasıdır.
İman, insanı geçmişinden bağımsız olarak yüceltebilir.
Kısa kronoloji
Çocuk yaşta esir alındı.
Hatice bint Huveylid tarafından satın alındı.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından azat edildi.
Ailesine dönme fırsatı varken Resûlullah'ın yanında kalmayı seçti.
İlk Müslümanlardan oldu.
Uzun yıllar İslam'a hizmet etti.
Kur'an'da adı geçen tek sahâbî oldu.
Mûte Savaşı'nda İslam ordusunun sancaktarı ve komutanı olarak şehit düştü.
Zeyd bin Hârise'nin (r.a.) hayatı, soyun veya toplumsal statünün değil; iman, sadakat ve güzel ahlakın insanı yücelttiğini gösteren en güçlü örneklerden biridir. O, Resûlullah'ın sevgisini kazanmış, İslam uğruna canını feda etmiş ve adı Kur'an'da geçen tek sahâbî olarak tarihte müstesna bir yer edinmiştir.