- Üyelik Tarihi
- 1 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,716
- Aldığı Beğeniler
- 5
" İmanı kurtarmak, Kur'an'a ve Nura hizmet gi bi mukaddes ve asîl bir dava u runda hayatımı feda dan çekinmeyece im.
" Nur-u Kur'an'la meşguliyet, insanda yüksek hazlara, ebedî saadete ve baki şereflere karşı yüksek hisler husule getirir.
" Tahkikî iman dersleriyle tenevvür eden (nurlanan) bir kimsede sefil hisler, yerlerini ali (yüksek) duygulara terk ederler.
" Gaye ve maksatta muvaffak olmanın sırrı şudur:
Maksat ve gayeye faydalı olan bir şeyden istifade et mek; onun haricindeki şeylerle meşguliyeti malayani addetmek ve lüzumsuzlu una inanmaktır.
" Nazarlarımı haricî alemden kendi nefsime, ira dî bir surette çevirmeliyim. Haricî vak'a ve hadiselere tabi olmadan, kudsî hizmetime ve ulvî meşguliyetime devam etmeliyim.
" Tembelli e; basit ve manasız zevklerime müsa ade etmemeliyim.
" Gayri meşru ve lüzumsuz arzularıma mukave met ve muhalefet etmeliyim.
" Yeknesak dünyevî meşguliyetler, insanın mahi yetindeki ulvî melekeleri körletir. Manevî terakkiyata medar olacak yüksek istidatları söndürür. Kabili yetler verimsiz kalır.
" Yüksek bir gaye; ebedî, canlı ve cazip bir mak sat. îşte, bütün sıcak heyecan ve fikirlerimizi bunun üzerine çevirebilmeliyiz. Böylece hedefe varabiliriz.
" Maksat ve gayelerimize muvafık hislerimizden hemen istifade etmeliyiz, îşimizin kudsiyetine ve yüksekli ine karşı bir his mi husule geldi? Hemen iş başına! İşi hoş ve cazip kılan zihnî ve bedenî bir kuvvet mi hissettik? Çabuk kitap başına! Derhal iş başına!...
" Fikirleri ve hareketleri hoş ve meşru olmayan, hayat tarzları İslamiyete muvafık gelmeyen ve vaki sebeplerle tembelli i makul ve meşru gösteren arka daşlardan büyük bir so uklukla uzaklaşmalıyım.
" Şuur, nefsinizde geçen hadiselerin kendili in den bilinmesidir. Gözümüz, kula ımız ve bütün hassalarımız haricî aleme baktı ımızda ne vazife görüyorlarsa, şuur da iç dünyamızda aynı vazifeyi görü yor. Ruhumuzun bütün gayretlerini Kur'an ve iman hakikatlerinde sarf etmeye cehd etmeliyiz. Birlikte yaşadı ımız insanların bize yaptıkları tesirler, gayri şuurî, hayatımızı de iştirebilir, însan daima kendini tahlil ve murakabe etmek itiyad ve kudretinde bulunmazsa, nefsini ve iç dünyasını kolayca tanıya maz.
" İnsan dikkate, tahlile ve muhakemeye alışmalı dır.
" Nur-u Kur'an'la meşguliyet, insanda yüksek hazlara, ebedî saadete ve baki şereflere karşı yüksek hisler husule getirir.
" Tahkikî iman dersleriyle tenevvür eden (nurlanan) bir kimsede sefil hisler, yerlerini ali (yüksek) duygulara terk ederler.
" Gaye ve maksatta muvaffak olmanın sırrı şudur:
Maksat ve gayeye faydalı olan bir şeyden istifade et mek; onun haricindeki şeylerle meşguliyeti malayani addetmek ve lüzumsuzlu una inanmaktır.
" Nazarlarımı haricî alemden kendi nefsime, ira dî bir surette çevirmeliyim. Haricî vak'a ve hadiselere tabi olmadan, kudsî hizmetime ve ulvî meşguliyetime devam etmeliyim.
" Tembelli e; basit ve manasız zevklerime müsa ade etmemeliyim.
" Gayri meşru ve lüzumsuz arzularıma mukave met ve muhalefet etmeliyim.
" Yeknesak dünyevî meşguliyetler, insanın mahi yetindeki ulvî melekeleri körletir. Manevî terakkiyata medar olacak yüksek istidatları söndürür. Kabili yetler verimsiz kalır.
" Yüksek bir gaye; ebedî, canlı ve cazip bir mak sat. îşte, bütün sıcak heyecan ve fikirlerimizi bunun üzerine çevirebilmeliyiz. Böylece hedefe varabiliriz.
" Maksat ve gayelerimize muvafık hislerimizden hemen istifade etmeliyiz, îşimizin kudsiyetine ve yüksekli ine karşı bir his mi husule geldi? Hemen iş başına! İşi hoş ve cazip kılan zihnî ve bedenî bir kuvvet mi hissettik? Çabuk kitap başına! Derhal iş başına!...
" Fikirleri ve hareketleri hoş ve meşru olmayan, hayat tarzları İslamiyete muvafık gelmeyen ve vaki sebeplerle tembelli i makul ve meşru gösteren arka daşlardan büyük bir so uklukla uzaklaşmalıyım.
" Şuur, nefsinizde geçen hadiselerin kendili in den bilinmesidir. Gözümüz, kula ımız ve bütün hassalarımız haricî aleme baktı ımızda ne vazife görüyorlarsa, şuur da iç dünyamızda aynı vazifeyi görü yor. Ruhumuzun bütün gayretlerini Kur'an ve iman hakikatlerinde sarf etmeye cehd etmeliyiz. Birlikte yaşadı ımız insanların bize yaptıkları tesirler, gayri şuurî, hayatımızı de iştirebilir, însan daima kendini tahlil ve murakabe etmek itiyad ve kudretinde bulunmazsa, nefsini ve iç dünyasını kolayca tanıya maz.
" İnsan dikkate, tahlile ve muhakemeye alışmalı dır.