- Üyelik Tarihi
- 22 Şub 2021
- Mesajlar
- 1,553
- Aldığı Beğeniler
- 3,761
ZULÜM CEZASIZ KALMAZ
ZULÜM CEZASIZ KALMAZ
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz
şöyle buyuruyor: “Allah’ı zalimlerin
yaptıklarından habersiz sanma! Allah onları
cezalandırmayı, korkudan gözlerin dışarı
fırlayacağı bir güne erteliyor.”
1
Bu ayet, mazlumlar için bir umut ve teselli;
zalimler için bir ihtar ve tehdittir. Bu tehdide
aldırış etmeyen zalimler, dünyada da ahirette de
huzur bulamayacaktır. Onlar için dünyada rezillik,
ahirette ise büyük bir azap vardır. Resûl-i Ekrem
(s.a.s)’in buyurduğu gibi, “Zulüm, zalim için
kıyamet gününde zifiri karanlık olacaktır.”2
Aziz Müminler!
İnsaf, vicdan ve merhamet duygularının
yitirildiği, zulmün sıradanlaştığı ve zalimin destek
bulduğu bir çağda yaşıyoruz. Hak ve hukuk
tanımayan zorbalar, çocuk, yaşlı, kadın demeden
mazlum Filistin halkının üzerine bombalar
yağdırıyor. Gözü dönmüş caniler, dünyanın gözleri
önünde Filistinli masum kardeşlerimizi katlediyor.
Kan ve gözyaşından beslenenler, Kudüs ve
çevresindeki Müslümanları, baskı ve şiddetle
evlerinden, yurtlarından çıkarıyor, yaşama
haklarını ellerinden alıyor. Mabet
dokunulmazlığını hiçe sayıp Mescid-i Aksâ’nın
maneviyatını çiğniyor. Ancak biz inanıyoruz ki
mazlumla Allah arasında perde yoktur.3
“Kahhâr”
olan Rabbimiz, zalimleri kahr u perişan edecektir.
Kıymetli Müslümanlar!
Mümin, zulme taraftar olmaz ve zulmü
alkışlamaz. Zulüm karşısında susmaz, zalimin sesi
olmaz. Müminin gönlü asla zulme razı değildir.
Mümin, hak ve adaletin yanındadır, zulmün
karşısında daima dimdik ayaktadır. Mümin, zalime
hasım, mazluma umuttur. Yeryüzünün her
neresinde olursa olsun kanayan bir yara gördü mü
ciğeri yanar. Zira o, Hakka tabidir ve Hak yolunun
yolcusudur. Mümin bilir ki hak ve adaletin
hizmetinde olduğu sürece Allah’ın rahmeti ve
yardımı kendisiyle birliktedir. Hakkı tutup
kaldırdığı sürece zalimler asla mazluma ve
mağdura zarar veremeyecektir.
Değerli Müminler!
Peygamber Efendimiz (s.a.s), bir hadisinde
şöyle buyurur: “Kim bir kötülük görürse onu
eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa
diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse kalbi
ile o kötülüğe tavır koysun. Bu da imanın asgarî
gereğidir.”4
O halde, mazlumların feryadı arşa uzanırken,
ümmet-i Muhammed olarak bir araya gelip zulme
ve işgale karşı çıkalım. Mazlum kardeşlerimize
gücümüz nispetinde destek olalım. Bilelim ki
Rabbimizin yardımı, müminlerin vahdeti, feraseti,
cesareti ve onurlu duruşuyla zalimlerin sonu berbat
olacak, huzura ve barışa kastedenler er ya da geç
cezasını bulacaktır.
Aziz Kardeşlerim!
Bugün Filistin’de yaşananlar bize önemli
sorumluluklar yüklemektedir. Gün, Müslüman
idrakiyle yola revan olup Rabbimize
samimiyetimizi arz etme günüdür. Gün, Sevgili
Peygamberimizin ümmet idealini kuşanma
günüdür. Gün, kardeşlerimizle bir olma günüdür.
Sizleri Cuma namazından sonra Filistin’deki
kardeşlerimize el uzatmaya, onların yaralarını
sarmaya davet ediyorum. Yüce Mevlâ,
iyiliklerimizi kabul buyursun.
ZULÜM CEZASIZ KALMAZ
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz
şöyle buyuruyor: “Allah’ı zalimlerin
yaptıklarından habersiz sanma! Allah onları
cezalandırmayı, korkudan gözlerin dışarı
fırlayacağı bir güne erteliyor.”
1
Bu ayet, mazlumlar için bir umut ve teselli;
zalimler için bir ihtar ve tehdittir. Bu tehdide
aldırış etmeyen zalimler, dünyada da ahirette de
huzur bulamayacaktır. Onlar için dünyada rezillik,
ahirette ise büyük bir azap vardır. Resûl-i Ekrem
(s.a.s)’in buyurduğu gibi, “Zulüm, zalim için
kıyamet gününde zifiri karanlık olacaktır.”2
Aziz Müminler!
İnsaf, vicdan ve merhamet duygularının
yitirildiği, zulmün sıradanlaştığı ve zalimin destek
bulduğu bir çağda yaşıyoruz. Hak ve hukuk
tanımayan zorbalar, çocuk, yaşlı, kadın demeden
mazlum Filistin halkının üzerine bombalar
yağdırıyor. Gözü dönmüş caniler, dünyanın gözleri
önünde Filistinli masum kardeşlerimizi katlediyor.
Kan ve gözyaşından beslenenler, Kudüs ve
çevresindeki Müslümanları, baskı ve şiddetle
evlerinden, yurtlarından çıkarıyor, yaşama
haklarını ellerinden alıyor. Mabet
dokunulmazlığını hiçe sayıp Mescid-i Aksâ’nın
maneviyatını çiğniyor. Ancak biz inanıyoruz ki
mazlumla Allah arasında perde yoktur.3
“Kahhâr”
olan Rabbimiz, zalimleri kahr u perişan edecektir.
Kıymetli Müslümanlar!
Mümin, zulme taraftar olmaz ve zulmü
alkışlamaz. Zulüm karşısında susmaz, zalimin sesi
olmaz. Müminin gönlü asla zulme razı değildir.
Mümin, hak ve adaletin yanındadır, zulmün
karşısında daima dimdik ayaktadır. Mümin, zalime
hasım, mazluma umuttur. Yeryüzünün her
neresinde olursa olsun kanayan bir yara gördü mü
ciğeri yanar. Zira o, Hakka tabidir ve Hak yolunun
yolcusudur. Mümin bilir ki hak ve adaletin
hizmetinde olduğu sürece Allah’ın rahmeti ve
yardımı kendisiyle birliktedir. Hakkı tutup
kaldırdığı sürece zalimler asla mazluma ve
mağdura zarar veremeyecektir.
Değerli Müminler!
Peygamber Efendimiz (s.a.s), bir hadisinde
şöyle buyurur: “Kim bir kötülük görürse onu
eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa
diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse kalbi
ile o kötülüğe tavır koysun. Bu da imanın asgarî
gereğidir.”4
O halde, mazlumların feryadı arşa uzanırken,
ümmet-i Muhammed olarak bir araya gelip zulme
ve işgale karşı çıkalım. Mazlum kardeşlerimize
gücümüz nispetinde destek olalım. Bilelim ki
Rabbimizin yardımı, müminlerin vahdeti, feraseti,
cesareti ve onurlu duruşuyla zalimlerin sonu berbat
olacak, huzura ve barışa kastedenler er ya da geç
cezasını bulacaktır.
Aziz Kardeşlerim!
Bugün Filistin’de yaşananlar bize önemli
sorumluluklar yüklemektedir. Gün, Müslüman
idrakiyle yola revan olup Rabbimize
samimiyetimizi arz etme günüdür. Gün, Sevgili
Peygamberimizin ümmet idealini kuşanma
günüdür. Gün, kardeşlerimizle bir olma günüdür.
Sizleri Cuma namazından sonra Filistin’deki
kardeşlerimize el uzatmaya, onların yaralarını
sarmaya davet ediyorum. Yüce Mevlâ,
iyiliklerimizi kabul buyursun.