=Uhuda_Sevdalı;166496]pardonda benim imzama niye bu kadar
Üstad Bediüzzaman sözünden gerektiği zaman yalan söylenebilir gibi bi mana çıkarmanız doğru değildir
lütfen öncelikle okuduğumuzun gerçek anlamını biraz düşünüp sonra doğru yada yanlış olduğunu söyleyelim
ve Üstad Bediüzzaman hakkında bir şey söyleyecekseniz önce onun hakkında gerekli bilgiyi toplayın ki
daha sonra sorun yaşamayalım
Said Nursi’ye “Bediüzzaman” lakabı verilmesi Bedii’in sözlükte iki anlamı vardır: Biri; örneği ve benzeri olmayanı yaratmaktır. İkinci anlamı ise; “örneği ve benzeri olmayan, harika varlıktır. Kur’ana göre bu özellikler yalnız Allah’a aittir:“O (Allah), göklerin ve yerin bedi’idir.”(Bakara 117)
Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî, Sekizinci Şua’da konuyla ilgili;“…Hem şimdi anlıyorum ki: Eskiden beri benim liyakatım olmadığı halde bana verilen Bediüzzaman lâkabı benim değildir. Belki, Risale-i Nur’un mânevî bir ismi idi. Zâhir bir tercümanına âriyeten ve emaneten takılmış. Şimdi o emanet isim, hakikî sahibine iade edilmiş.” cümlesi geçer. Öyleyse soralım: Neden bu sıfatı Şakirtlerden başka hiç kimse âlimleri için kullanmıyor? Tarihte bu sıfatı kullanan hangi peygamber, hangi âlim var? El cevab: Yok. Çünkü bu apaçık bir şirktir, bunun lamı cimi de olamaz. Fakat Risale-i Nur’un tercümanı, müritlerince yakıştırılan bu sıfatı kabullenmiş eyvallah demiştir.
Sevgili uhuda sevdalı kardeşim. Allaha ait olan isim ve sıfatlardan hiç birisi. beşer olanlara verilemez. Velevki bu peygamber de olsa böyledir. ben ona hakaret maksadıyla değil, sözün yanlışlığını vurgulamak istedim. İstersem alasını yazarım. Ama benim sahsiyetlerle işim olamaz. Rabbimiz yüce kitabında müslümanların sıfatlarını sayarken onlardan çok dikkat çeken ince bir noktaya bizi adeta odaklamaktadır.
Zümer Suresi 18: Onlar ki, sözü dinler de en güzeline uyarlar. İşte bunlardır, Allah'ın kılavuzladıkları; işte bunlardır, akıl ve gönül sahipleri.
Yani müslüman sözün sahibine bakmaz, sözün ne mana ifade ettiğine bakar. Zira iyi bir insandan kötü bir söz sadır olabileceği gibi, kötü bilinen bir insandan da gayet güzel bir söz sadır olabilir. Bizim buradaki ölçümüz sözün hak ve hakikat ölçülerine uyup uymadığıdır.
Ben gerektiğinde yalan söylenebilir anlamı çıkarmadım o sizin zannınız. Ben her doğrunun her yerde söylenmemesinin iki yüzlülük olduğunu ifade etmeye çalıştım. Çünkü savunduğunuz tezi söyleyemeyecekseniz iddianızda boş bir idddia olacaktır.
İsterseniz size said nursi hakkındaki kendi kitaplarında olan gaflardan nakledebilirim, beni buna zorlamamanızı istirham ederim.