
--------------------------------------------------------------------------------BENDEKİ İZLERİN
bipolar....
hayatımın tam ortasına gelip yerleşen ve beni allak bullak eden bir kelime
bipolardan önce neydim sonra ne oldum en çok merak ettiğim bu
benim hayatıma nasıl girdi bu nasıl oldu
hayatınız, düzeniniz, mutluluğunuz, üzüntüleriniz sizinle yolculuk ederken, kendinizi mükemmel hissetmeye başladığınız anda her şey çok güzel derken aslında mani atak geçirdiğinizi anlamak ama çok çok sonra
risk almaktan hoşlaıp, herkesle mükemmel bir ilişki kurduğunuz, çevrenizde hep pohpohlanmayı istediğiniz, giyiminize, kşamınıza çok önem verdiğiniz, sürekli para harcadığınız, karşınızdakilere mükemmel görünmeye çalıştığınzı, hayatın zorluklarını çok da kafanıza takmadığınız, ama en yakınızdaki kişiye karşı müthiş bir öfke duyduğunuz işin kötüsü bu üst noktayı yaşarken hiçbir şeyin farkında olmadığınız zaman bipolar manisiyle hayatınıza girmiş oluyor.ama siz ve çevreniz bu enerjinize, uykusuz gecelerinize , harcamalarınıza, aradaki dalgalanmalarınıza pek de dikkat etmiyoranız bu illet gittikçe ilerliyr. taki kırılma noktasına kadar.
bazen eşinizle yaptığınız bir kavga bazen bir arkadaşınızın size söylediği ufak bir söz sizi gökyüzünün derinliklerinden alıp uçurumun en dibine bırakıveriyor.
ve işte depresyon.
öncekinin aksine insanlardan kaçmaya başlıyorsunuz, giyim kuşam kimin umrunda hele ki makyaj kesinlikle olmaz, o uykusuz geçen geceler yerini uykunun sıcak kollarına bırakıyor. ağlamak istiyorsunuz sürekli oysa ki bir ka ç gün önce sürekli gülüyordunuz.hatta insanlar güşmenin size n e kadar yakıştığını söylüyordu. hhiçkimse umrunuzda değil bazen öyle bir öfke geliyor ki, kırmak , dökmek, yıkmak istiyorsunuz, sonu gelmeyen ağlama krizleri, gözlerde buğulu bir bakış, hep boşluk, öyle bir an geliyor ki yaşamak imkansız hale geliyor... neden yaşayasın ki...
işte diptesiniz...
sonrası ilaçlar ve öğreniyorsunuz... düşmanınızı tanıyorsunuz. ama burda bitmiyor.. düşmanı tanıdıkça acizliğinizi farkediyorsunuz. ilaçlar sizi uyuşturuyor. inip çıkıyorsunuz, sürekli ve her adımınızda manik miyim depresif mi diye kontrol ediyorsunuz kendinizi....
duygular o kadar içiçe giriyor ki ne yaptığınızı nasıl yaptığınızı a nlamlandırmakta zorluk çekiyorsunuz.
ve insanlar kimse birşey anlamasın diye kabuğunuza çekiliyorsuuz. dostluklar, sohbetler....yerini yalnızlığa bırakıyor.
bunları eksiğiyle fazlaısyla yaşıyorum. ve artık kendimi tanıyamıyorum. her gün ben kimim diye sorgulamaktan yoruldum. bunu yapan ben miyim bunu söyleyen ben miyim diye her gün kendimi kontrol etmekten yoruldum. merak ediyorum beni tanıyanların gözünde ben kimim benim hakkımda ne düşünüyorlar.
sevGili ben....
Sadece ve sadece gerçekleri yazacağım sana bu mektupta. Çoğu insanın dediği gibi tutarsız mısın gerçekten ben de bilmiyorum. Evet davranışların sürekli değişiyor ama bu tutarsızlıktan değil de duygularının dalgalanmasından sanırım. Ama bu rahatsız ediyor insanları, tam alışmışken ivye, karşılarında birden başka birini görünce nasıl davranacaklarını bilemiyorlar. Bu onlar için zor olan kısmı işin. Ya sen? Biliyorum içindeki fırtınaları. Kalbin acıyor, sanki binlerce iğne batırıyorlar kalbine, için bomboş kalıyor sonra, bedenini hissedemiyorsun, mutlu olamıyorsun seni mutlu edecek olaylar karşısında bile. Bunları biliyorum çünkü ben, sen’im. Gerçek sen. Herkesten sakladığın sadece kendinle yalnız kaldığında, damarlarında akan sen… Şu an da üzgünsün biliyorum, o yüzden yazıyorum sana bu mektubu. Yalnız olmadığını, seni anlayan biri olduğunu bilmen için. Ve seni sonsuza dek terk etmeyecek biri… En umutsuz anlarında yine yanında ben olacağım, belki avutamam seni ama en azından yalnızlığını paylaşabilir, gözyaşlarına ortak olabilirim. Kendi kanatlarınla uçmayı öğrendiğin zaman, artık yanında olmama gerek kalmayacak. Çünkü o zaman sen, mutlu olmayı öğrenmiş olacaksın, yani kendini mutlu etmeyi. Ama bunu amaç edinmene gerek yok şimdiden. Kendiliğinden yoluna girecek her şey ve sen hak ettiğin güzellikte duyguları hissedeceksin bir gün. Bir gün dediğime bakma, uzak değil aslında, yakında… Uzaklar yakın artık, kalbin kadar yakın… O kalbe gereken değeri vermeyi öğrendiğinde, hayallerin hayatın olacak, hayatın hayallerin… Şimdilik hoşça kal…
