Cumanız mübarek olsun!
Dünya fani, ömür kısa, yol uzun. Fakat ne hikmetse insano lu bunu bir türlü kabul etmiyor. Sadece dört elle de il, dört ayakla da dünyaya ba lanıyor. Niçin itiraf etmeyelim; o zaman da dört ayaklılardan farkı kalmıyor. Çünkü onlar da ölümü düşünmüyorlar..
Halbuki insan ömrü yıl- ıtibariyle ne kadar uzun olursa olsun- ikindi güneşine benziyor. Gölgesi uzayıp gitti i halde, ikindi güneşi çabuk batıyor. Sönen, gölgelenen dünyada hüznümüze hüzün katıyor.. Unutmayalım, bu denî dünya, kendi yüzüne gülenlere sahte malı gerçek diye satıyor. Sabah şen şakrar uyananlar, akşam olunca melûl mahzun yatıyor. Oysa bizde şafak, mezara yaklaşmak üzereyken atıyor. Heyhat, artık senin de il, ecelin borusu ötüyor.. Ve ömür sermayesi nihayet bitiyor.
Devrin padişahı bir suçluyu müebbet hapse mahkûm etmiş. Bunu duyan adamca ız büyük bir şaşkınlık içinde sormaktan kendini alamamış:
"Bre hünkarım! Muvakket dünyada müebbet hapis olur mu?"
Dünyanın geçici bir misafirhane oldu unu daha iyi anlamak için Ahmed Celâleddin Dede'nin şu dörtlü üne kulak vermek gerekiyor:
Dâr-ı dünya, ey birâder, köhne mihmanhânedir.
Dil veren virâneye, uslu de il, dîvânedir.
Bir mukîm kimse bulamaz hâne-i eflâkde,
Cümle halk ehl-i sefer, âlem misafirhânedir...
Hayırlı cumalar Allah'a Emanet Olun;
Sevgiyle kalın.....