''Topraktan geldik toprağa gideceğiz..Mühim olan; çamurlaşmamak.."
Sevenlere ;
Selamunaleyküm.
Bir bakışın ölmem için yeticek der ya şair işte tamda öyle..
Yüzün gül bahçelerini bile kıskandıracak kadar güzel..
Kokun güllerinin en güzelinin kokusu..
Elbette kurban olurum bastıgın toplaraklara..
Sultanım.
Ramazanın tatlı telaşından olan iftar,sahur gibi saatlerde bir arada olmaya gayret etmeliyiz.Çocuklarımızı sahur sofralarına davet etmeliyiz.
Mübarek Ramazan ayı kalpleri şenlendirdiği gibi evlerimizi de şenlendirir. Ramazanın bu bereketinden istifade ederek yuvalarımızda huzur atmosferini yakalamaya gayret etmeliyiz. Şeytanların bağlandığı bu mübarek ay ailemizde dini bir şuur oluşturma açısından bulunmaz bir nimettir. Eşimizle birlikte yaptığımız ibadetlere çocuklarımızı da katarak ailece kulluk yolunda ilerlemeye gayret etmeliyiz.
Ramazanın tatlı telaşından olan iftar, sahur gibi saatlerde hep bir arada olmaya gayret etmeliyiz. Yaşları küçük dahi olsa çocuklarımızı sahur sofralarına davet etmeli, uykusuz kalırlar evhamına kapılmamalıyız. Uykuları günün başka bir saatinde de telafi edilebilir. Ayrıca neredeyse tüm çocuklar anlamını tam bilmese bile kendileri uyurken, gece gece yenen bu yemeklere (sahur) pek meraklı olurlar. İftardaki heyecan, oruç tutmasalar bile onları da sarar. Öğle vaktine kadar tuttukları tekne oruçlarıyla onlar da bu güzel ibadeti yerine getirmenin huzur ve mutluluğunu yaşar. Misafirlerin davetli olduğu kalabalık iftar soflarında olmaktan son derece memnun kalırlar.
ORUÇLUNUN MÜKAFATI
Rasulullah Efendimiz (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde “Allah buyurdu ki: ‘Ademoğlunun işlediği her hayır iş kendisi içindir, fakat oruç böyle değildir, sırf benim için yapılan bir ibadettir. Onun mükafatını da ben veririm. Oruçlu ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha hoş, daha temizdir. Her kim inanarak ve karşılığını sırf Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, onun geçmiş günahları bağışlanır” buyurmuştur.(Buhari)
M.Saki EROL
Mübarek Ramazan ayı kalpleri şenlendirdiği gibi evlerimizi de şenlendirir. Ramazanın bu bereketinden istifade ederek yuvalarımızda huzur atmosferini yakalamaya gayret etmeliyiz. Şeytanların bağlandığı bu mübarek ay ailemizde dini bir şuur oluşturma açısından bulunmaz bir nimettir. Eşimizle birlikte yaptığımız ibadetlere çocuklarımızı da katarak ailece kulluk yolunda ilerlemeye gayret etmeliyiz.
Ramazanın tatlı telaşından olan iftar, sahur gibi saatlerde hep bir arada olmaya gayret etmeliyiz. Yaşları küçük dahi olsa çocuklarımızı sahur sofralarına davet etmeli, uykusuz kalırlar evhamına kapılmamalıyız. Uykuları günün başka bir saatinde de telafi edilebilir. Ayrıca neredeyse tüm çocuklar anlamını tam bilmese bile kendileri uyurken, gece gece yenen bu yemeklere (sahur) pek meraklı olurlar. İftardaki heyecan, oruç tutmasalar bile onları da sarar. Öğle vaktine kadar tuttukları tekne oruçlarıyla onlar da bu güzel ibadeti yerine getirmenin huzur ve mutluluğunu yaşar. Misafirlerin davetli olduğu kalabalık iftar soflarında olmaktan son derece memnun kalırlar.
ŞEYTANLARIN BAĞLANDIĞI RAMAZAN AYI AİLEMİZDE DİNİ ŞUUR OLUŞTURMA AÇISINDAN BULUNMAZ BİR NİMETTİR, EŞİMİZLE BİRLİKTE YAPTIĞIMIZ İBADETLERE ÇOCUKLARIMIZI DA KATARAK AİLECE KULLUK YOLUNDA İLERLEMEYE GAYRET ETMELİYİZ.
ORUÇ MÜMİN KALBİNDE İFTAR EDER
” … Oruç mümin kalbinde iftar eder. Orucun da iftarı vardır. Onun sofrasında göğe mahsus yiyecekler bulunur. Yalnız, insan orucu özlemez oruç da insanı özler. Ramazan ayı gelince, sıla-ı rahim edenler gibi, meleklerin bile önünde eğildiği insana koşar. Oruç insana acıkır ve koşar. Oruç geldi, öyleyse oruca yiyecek taşımalı, su sunmalı, orucun lambasını yakmalı, örtüler atmalı üzerine ki geldiğinden daha zengin gitsin. Verdiğinden daha çok alsın. Yanına gideceği eski oruçlara katacağı, söyleyeceği çok şeyler bulunsun. Oruç geldi, ondan bize ölümsüz bir şeyler katılacak demektir. Giderken, bizden de ona ölümsüzleştirecek birkaç şey katmalı. (Sezai Karakoç)
Oruç mümin kalbinde iftar eder.Orucun da iftarı vardır.Ramazan ayı gelince,sıla-ı rahim edenler gibi,meleklerin bile önünde eğildiği insana koşar.