Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"Tövbenin hakikati, geçmiş günahlara pişman olmak, gelecekte olacağa istigfâr etmek, affını istemektir. İşlenen günâha tamamen pişman ve bîzâr olmak, bir daha o günahı işlememeye cânu gönülden azmetmek ve bu çeşit bir tövbe ile kalbi temizlemekten ibârettir.
Evliyanın büyüklerinden olan İbrahim Ethemden birisi nasihat istedi.Buyurdu ki:Altı şeyi kabul edip yaparsan ,hiç bir işin sana zarar vermez.O altı şey şunlardır.
1-Günah yapacagın zaman Allahü Tealanın sana verdiği rızkı yeme!Onun verdiği rızkı yiyip sonrada Ona isyan etmek doğru olurmu?
2-O'na asi olmak istersen O nun mülkünden çık! Mülkünde olupta ona isyan etmek uygunmudur?
3-Ona isyan etmek istersen ,gördüğü yerde günah işleme! Onun mülkünde olup ,verdiği rızkı yiyip gördüğü yerde günah yapmak olurmu?
4-Can alıcı melek ruhunu almaya geldiği vakit ,tevbe edinceye kadar izin iste ! O meleği kovamazsın Şimdi kudretin var gücün kuvvetin yerinde iken tevbe et! Tevbe edilecek zaman bu zamandır.Zira ölüm çok ani gelir.
5-Mezarda ,Münker ,Nekir ismindeki iki melek sual için geldiklerinde onları kov,seni imtihan etmesinler!
Soran kimse dediki ; buna imkan yoktur.
İbrahim Ethem dediki: ''Öyle ise şimdiden onlara cevap hazırla''
6-''Günahı olanlar Cehenneme gitsinler diye emir gelince ben gitmem de''
Soran kimse dediki;''Bu sözümü dinlemezler''
Nasihatleri dinleyen kimse o anda tevbe etti ve ölünceye kadar da tevbesinden vazgeçmedi..
Münâkaşa etme, kimseden bir şey isteme, müstağnî kal, kanaatle zengin ol, vakarını koru! Sende emeği olanlara ve seni terbiye edenlere karşı vefakâr ol, malınla ve canınla onlara hizmet et ve onların hâli ile hâllen! Onları kınayan gafiller felah bulmaz.
Dünyaya ve dünya ehli olan gafillere meyletme! Gönlün dâima mahzun, bedenin kulluğa güçlü, gözün yaşlı ve kalbin rakik olmalı. İşin hâlis, duan iltica ve libâsın mütevâzî, yoldaşın Hak dostları, sermayen zahirî ve batınî din ilimleri, evin mescid ve yakının Allah dostları olsun!..
Dünyâ ve dünyâ nîmeti hayaldir. Gök kubbesi altında hiçbir şey aynı hal üzere kalmaz, hep değişir. Onun için dünyâ malına, makâmına ve dünyâ hayâtına güvenme. Biz bu dünyâda misâfiriz, yolcuyuz. Sonunda ayrılıp gideceğiz. Sıkıntın varsa üzülme. Bir an sonra ne olacağımız belli değil.
Yolumuzun esâsı beş şeydir:
1) Gizli ve âşikâr, her hâlükârda Allahü teâlâdan korku hâlinde olmak.
2) Her hal ve ibâdetinde, Peygamberimizin sallallahü aleyhi ve sellem ve Eshâbının (radıyü anhüm) gösterdiği doğru yola uyup, bid'at ve sapıklıklardan sakınmak.
3) Bollukta ve darlıkta, insanlardan bir şey beklememek.
4) Aza ve çoğa râzı olmak.
5) Sevinçli veya kederli günlerde cenâb-ı Hakk'a sığınmak."
- Hak teâlâ, hepimizin yaptığı, iyi kötü her işi görüyor, değil mi? diye sordu.
- Elbette efendim, dediler.
- Pekii, bir insan bir günah işleyeceği zaman, bir başkasının göreceğini anlasa, o işi yapabilir mi?
- Yapamaz tabii efendim, utanır ondan.
Büyük Veli;
- Bu nasıl müslümanlıktır ki, bir “kul”dan utanır da, “Allah”tan utanmaz, buyurdu.
Zünnun-i Mısri hazretleri nasihat isteyen bir gence;
- Önce İslâmiyeti öğren, buyurdu.
- Nereden öğreneyim hocam?
- Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından.
- Ben her gördüğüm din kitabını alıp okuyorum efendim. Bu, doğru değil mi?
Şefkatle baktı gence:
- Sana çok önemli bir nasihatte bulunayım mı evladım?
- Buyurun efendim.
- Rastgele yüz kitap okuyacağına, bir doğru kitabı yüz defa oku! Hem de haz duyarak oku. Lokman Hakim; “Hayatta her lezzeti tattım. Din kitabı okumaktan daha lezzetli bir şey bulamadım” buyurmuştur.
_________________
Ey mü'min! Şunu kat'iyyetle bil ki; İslâm dini ne ateşe girmek, ne şiş vurmak, ne de uçmaktır. İslâm Hazreti Muhammed (a.s.)'ın yolu olan farz, vacip, helal, haram ve Sünnetleridir.
(Hz. Seyyid Abdullah Farukî el Müceddid-i el Üveysî)