Bulguru nimetten sayanlardanım ben de Elhamdulillah, ama pilavın daha lezzetli ve zengin durduğunuda göz ardı etmem.
Dersen ki, "ehveni şer" denen bir husus var, hah tam burada mutabıkız.
Tesettürden maksad ve gaye teşhircilik ve vitrin mankenleri ile yarış sergiler derecede allanıp pullanıp cadde ve sokakları endamı seyr edip sokakların tozunu attırmak ise eyvallah.
Lakinnn aslolan; kadının iffet ve şerefini,edep,vakar,ismet ve haysiyetini korumaksa ki inzal ve tebliğ olan budur,o vakit tesettür kavramının kişinin zevk tebası ve şıklık rüküşlük yarışı değilde!İlahi emir mesabesinde uygulanmalıdır.
Ben tatlıya tuz katan aşçı görmedim hiç, ya da aman canım bir seferlikte çorbaya tuz yerine şeker atayım diyen.
Bakınız herşeyin bir ölçü ve ayarı vardır.Kimse kalkıp da yeni örtünenler istediği doğrultuda setrolunabilir deme keyfiyetine sahip değildir.O zaman adam kalkar 5vakit namaz bana zor geliyor 2 i kılayım alıştıkça yükseltirim demek kadar sarhoşluk ve cuhalalıktır.Zira emir kati uymak ise farzdır.
O vakit kişi önce mahalle baskısı ya da ailevi baskı ile değil kendi hür iradesi doğrultusunda Ayet ve Hadislerin işâr ettiği gibi tesettüre bürünecek.
Herkes ilkbahar çiçekleri gibi renklenir dallanıp budaklanır ise tesettür kelimesi "modern- çağdaş tesettür" olarak angaje olur.Bu da tesettürde yozlaşma ve dejenerasyonu başlatır ki çağımız itibarı ile bu fazlası ile mevcut bunun hem ferdi hem toplumsal vebali büyüktür.
Aman efendim ben yeni yetme muslumanım bana her yol mubah demek haşa Allah'a Peygambere sonra Dine zulumdür.
Zira tebliğ ve irşad yolu ile hukum ve Umumi, hususi ve şahsi menfaatler nazar itibarı ile maslahat edilmiştir.Kalkıp da çağımız itibarı ile yapılan devasa hata ve ucubelikleri hoş görüp İlahi hukum ve dusturu mefsedet etmek eksiltili akıl ve mantık sahiplerinin işidir!
Nasıl ki;şarabın haram kılınmasındaki maslahat; aklın, malın, insanın şerefinin korumaksa. Aynı maslahat tesettürde geçerlidir.Karşı cinsin dikkat nazarını celbedecek,duygusal tahrik ve şehvani hislere sebebiyet ve manevi bünyesini zedeleyecek,ruh erozyonuna mahal verecek tesettür asla ve kata İslamda kabul görmez.
Cahiliye devrinde de tesettür vardı ama nasıl? boyun,gerdan ortada, alında üç beş yetim saç, kol ve bacaklar kasapvari eda ile vitrinlenmiş.
Bu tesettür kabul görse idi İlahi emir ile revize edilmezdi di mi aklın yolu bir eminim burda mutabıkız.
Amma Nur ve Ahzap sureleri ile kadınlar cahiliye örf ve adetlerine uygun tesettürden men edilip kadın denen namzet usul ve hudutlar çerçevesinde İlahi ahlak esasları kaim ve hakim oldu.
Tesettür illede bürünülecek bir şey midir önce tesettürün gaye ve amacını bilmeli.Üstte türban altta soba borusu gibi bacaklar ne perhiz ne lahana turşusu.İnsan nefsi namutenahi hayvani ve şehvani hislerden teşekküldür.
Yılanı besleyen görmedim ben kafasından ezerler.Nefsin isteği ve doğrultusunda yelken alanlar akıllarına bir pusul ve dümen takarak neyi,niçin yaptığına bakmalı.İslam şumulu cihan bir dindir.Her musluman yaptığı hal ve hareketin önce İslama sonra muslumanlığa mal olacağına bilecek yetiye sahip olmalıdır.Yoksa dediğim gibi rahibeler tesettür açısından çoğu dandik kapalılardan daha kapalılar!Elbette ben de karanın içinden akı ayırır kimseyi bir pota da eritmem!
İmdi,
Cahiliye devrinde Araplar’da tesettür adet değildi. Kadına hürmet yoktu. Kadınlar arasında da, erkeklerin dikkatlerini çekmek için, göz alıcı biçimde açılıp saçılarak meydanlara çıkan, orta malı olanlar tabi ki vardı. Bundan dolayı da kız çocuklarını diri diri gömenler olmuştu.Amma İslam kadına şan şeref ve kimlik vererek onu yüceltti.Şimdi adi ve değersiz amaç ve hisler uğruna değerini riziko etmeye ne hacet.
Tesettür içi boşaltılıp revize edilecek bir bez parçası değildir ey kimlik muslumanları!!!