Muhammedi muhabbete mübtela olan bir aşığın hayatından kesitler
-devamı-
Tüm hazırlıklarımı yapmıştım, artık öz vatana dönebilirdim. Geçen onca yıllarımı, acısıyla tatlısıyla her şeye ve verdiğim onca emeğe sırtımı dönüp gidiyordum, ne acıydı bu!..
Öyleya, yaşanması gereken yaşanacaktı, ilahi tecelli ne ise o gerçekleşecekti, bundan kaçış yoktu.
Cereyan eden olaylara karşı bütün gücümle, yılmadan mücadele ettim ama insanın kadere karşı koymaya gücü yetebilirmiydi, bazı şeyleri değiştirebilirmiydim? Elbette hayır. Bir çok şey benim iradem dışında cereyan ediyordu. Gardım düşmüş, teslim olmuştum...
Halbuki ''Bu gün Allah için ne yaptın'' ikazının gereği, azami gayret göstererek müslümanların sorunlarıyle hemdert olup islama ve müslümanlara sırf Allah rızası için adeta gecemi gündüzüme katarak hizmete devam ediyordum. Ama yinede bir boşluk vardı tarif edemediğim!..
Nihayet vatana dönmüştüm, dönmüştüm ama bu dönüş o kadar buruk o kadar emri vaki idiki, sevincini dahi yaşayamıyor, nereden başlayacağımı, nasıl hareket edeceğimi dahi bilemiyordum.
Burada yeni bir hayata başlayabilecekmiydim, her şey normale dönecekmiydi, bunun gibi onlarca yüzlerce sorular sorular, kendi kendime sorduğum yığınlarca cevabını alamadığım sorular...
Aman Allahım bu nasıl bir imtihan, bu nasıl bir süreç...
Babamlara geldikten bir müddet sonra oradan ayrılmak zorundaydım, hayat insana bazen ne kadar acı da gelse, o acıları istenmeden de olsa yudumlamak gerekiyordu,
o acılar boğazımda düğümlense, yüreğime çakılsa bile...
devam edecek....
..............................................................................................
Selamün aleyküm
Allah cc 'ın Rahmeti, Bereketi ve Selamı üzerinize olsun kardeşlerim.
Peygamberimiz (s.a.v)'e salavat okumak için her hafta pazartesi günleri akşam 20:00 -8- de salavat okumalarında aynı saatte buluşuyoruz.
Dünyanın neresinde olursanız olun sizleri de bizilerle aynı gün ve aynı saatte salavat okumaya davet ediyoruz.