Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

nur_41

..hamd..
 
Üyelik Tarihi
3 Tem 2009
Mesajlar
3,056
Aldığı Beğeniler
3,707
Konum
Nicomedia
Takım
Galatasaray
İyi ki geçiyorsun zaman
Ya acının derunuma işlediği bir an'da donsaydın!
 

DuayaSevdali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Eki 2007
Mesajlar
872
Aldığı Beğeniler
9
Takım
Diğer
1298155838b2c6ce1d8d.jpg


Gönül Tesbihimin Imame'sinden baslayip
cekiyorum bir bir Günahlarimi...

Dua'ya Sevdali​
 

(MaveRa)

Mavera
 
Üyelik Tarihi
27 Şub 2010
Mesajlar
2,351
Aldığı Beğeniler
4,060
Konum
-/-
Tebessum eden yuzun geliyor aklima,yuregim aciyor..
 

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray
‎'ben kar yağarken ıslanmam'
 

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray
Sensizliğin Karıştırılmış Tam Ve Net Anlamı

Bugünün eksik kalan kısmı nerede
En sade haliyle yıldızlar ve renkler
Nerede karanlığı gecenin
Buğulu yüzleri camların
Nerde ki tüm sorularım bu yüzden sensiz!
Yalnızlığın anlamını yeniden öğrendim şimdi
Hem de en baştan:
Soruların yanıtsız kalması

Yanı başımda kaç şarkı var
Bana sensizlikten dem vuruyor
Bugünün farklı olma ihtimali yalan
Ve günlerin hepsi bu yüzden günahkâr
Kafamda her şey bulanık
Yakadan düşmeyen gülüşlerim var
Ve ardından bakamayan gözlerim
Kapatıyor gülüşlerimi gözlerim
Ağlayan çiçekler hayret ediyor
Umutlu bakamıyor krizantem
Şiir biraz da umutsuzluk işi

İşte susuyorum artık
Elimde bir geçmiş zaman ibaresi
Bu mevsimi tanır mı ki dostlar
Biraz yalnızlık ve soru işi kokularla bezeli
İlk görüşte tanırlar mı yara bandı lekelerini
Ve yalnızlık: soruların yanıtsız kalması


Asude Zeynep Toprak
 

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray
Sana, Bana, Vatanıma, Ülkemin İnsanlarına Dair

``Telgrafın tellerini kurşunlamalı’’
Öyle değildi bu türkü bilirim
Bir de içime
-Her istasyonda duran sonra tekrar yürüyen-
Bir posta katarı gibi simsiyah dumanlar dökerek
Bazan gelmesi beklenen bazan ansızın çıkagelen
Haberler bilirim mektuplar bilirim.

Gamdan dağlar kurmalıyım
Kayaları kelimeler olan
Kırk ikindi saymalıyım
Kırk gün hüzün boşaltan omuzlarıma saçlarıma
Saçlarının akışını anar anmaz omuzlarından
Baştan ayağa ıslanmalıyım
Gam dağlarına çıkıp naralar atmalıyım.

İçimde kaynayan bir mahşer var
Bu mahşer birde annelerinin kalbinde kaynar
Çünkü onlar yün örerken pencere önlerinde
Ya da çamaşır sererken bahçelerinde
Birden alıverirler kara haberini
Okul dönüşü bir trafik kazasında
Can veren oğullarının.

Bir de gencecik aşıkların yüreklerini bilirim
Bir dolmuşta yorgun şoförler için bestelenmiş
Bir şarkıdan bir kelime düşüverince içlerine
Karanlık sokaklarına dalarak şehirlerin
Beton apartmanların sağır duvarlarını yumruklayan
Ya da melal denizi parkların ıssız yerlerinde
Örneğin Hint Okyanusu gibi derin
İsyanın kapkara sularına dalan.

Nice akşamlar bilirim ki
Karanlığını
Bir millet hastanesinde
Dokuz kişilik kadınlar koğuşu koridorunda
Başını kalorifer borularına gömmüş
Beyaz giysilerinden uykular dökülen tabiplerden
Haber sormaya korkan
Genç kızların yüreğinden almıştır.

Bir de baharlar bilirim
Apartman odalarında büyüyen çocukların bilmediği bilemeyeceği
Anadolu bozkırlarında
İstanbul’dan çıkıp Diyarbekir’e doğru
Tekerleri yamalı asfaltları bir ağustos susuzluğu ile içen
Cesur otobüs pencerelerinden
Bilinçsiz bir baş kayması ile görülen
Evrensel kadınların iki büklüm çapa yaptıkları tarla kenarlarında
Çıplak ayakları yumuşak topraklara batmış ırgat çocuklarının
Bir ellerinde bayat bir ekmeği kemirirken
Diğer ellerinde sarkan yemyeşil bir soğanla gelen.

Yazlar bilirim memleketime özgü
Yiğit köy delikanlılarının
İncir çekirdeği meselelerle birbirlerini kurşunladıkları
Birinin ölü dudaklarından sızan kan daha kurumadan
Üstüne cehennem güneşlerde göğermiş mor sinekler konup kalkan
Diğeri kan ter içinde yayla yollarında
Mavzerinin demirini alnına dayamış
Yüreği susuzluktan bunalan
İçinden mahpushane çeşmeleri akan
Ansızın parlayan keklikleri jandarma baskını sanıp
Apansız silahına davranan
Nice delikanlıların figüranlık yaptığı
Yazlar bilirim memleketime özgü

Güzler bilirim ülkeme dair
Karşılıksız kalmış bir sevda gibi gelir
Kalakalmış bir kıyıda melül ve tenha
Kalbim gibi
Kaybolmuş daracık ceplerinde elleri
Titreyen kenar mahalle çocukları
Bir sıcak somun için, yalın kat bir don için
Dökülürler bulvarlara yapraklar gibi.

Kadınlar bilirim ülkeme ait
Yürekleri Akdeniz gibi geniş, soluğu Afrika gibi sıcak
Göğüsleri Çukurova gibi münbit
Dağ gibi otururlar evlerinde
Limanlar gemileri nasıl beklerse
Öyle beklerler erkeklerini
Yaslandın mı çınar gibidir onlar sardın mı umut gibi.

İsyan şiirleri bilirim sonra
Kelimeler ki tank gibi geçer adamın yüreğinden
Harfler harp düzeni almıştır mısralarında
Kimi bir vurguncuyu gece rüyasında yakalamıştır
Kimi bir soygun sofrasında ışıklı sofralarda
Hırsızın gırtlağına tıkanmıştır.

Müslüman yürekler bilirim daha
Kızdı mı cehennem kesilir sevdi mi cennet
Eller bilirim haşin hoyrat mert
Alınlar görmüşüm ki vatanımın coğrafyasıdır
Her kırışığı sorulacak bir hesabı
Her çizgisi tarihten bir yaprağı anlatır.

Bütün bunların üstüne
Hepsinin üstüne sevda sözleri söylemeliyim
Vatanım milletim tüm insanlar kardeşlerim
Sonra sen gelmelisin dilimin ucuna adın gelmeli
Adın kurtuluştur ama söylememeliyim
Can kuşum, umudum, canım sevgilim.


Erdem Beyazit
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
Çökse kurşun gibi küfrün sıkleti,
Müslüman’a ne gam verir ne fütur.
Amelinde halis ise niyeti,
Gündüzü, gecesi nurun âla nur.


Allah’a güvenen meyus olur mu,?
İman et ki kalksın zulmet aradan.
Kale mi dayanır mümine, sur mu,?
Eğer yardım eder ise Yaradan.


Hilkati tertemiz yükü mukaddes,
Bir sonsuz davanın muhatabıdır.
Ahsen’i takvimde yaratmış Akdes,
Ruh denen cevherin etten kabıdır.


Zaman aynasında bir sönük hâyal,
Ebedi mekâna davetiyeli.
Mahlûkata sultan etmiş Zül Celal
Elest meclisinde bela diyeli,



İbrahim SAĞIR
 

-Hira-

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
27 Tem 2010
Mesajlar
1,584
Aldığı Beğeniler
2,698
Düşünce özgürlüğünün olmaması,insanların düşüncelerini söyleyememesi değildir.

Düşünce özgürlüğünün olmaması insanların düşünememesidir.
 

KanDamLaSi

Ubeyd
 
Üyelik Tarihi
14 Eki 2005
Mesajlar
7,463
Aldığı Beğeniler
64
"Rüzgarın yönünü diLediğin gibi değiştiremezsin;
ama yeLkenLeri rüzgara göre ayarLayarak, istediğin Limana uLaşabiLirsin..."
 
Üst Alt