Pir Abdulkadir-i Geylani (KSA) Hz.leri ders ve vaazına başladı ve medresesinde otuz üç sene talebe ve dervişlere ders verdi. Allame İbn-i Neccar Cübbai, Hz. Pirin (KSA) şöyle buyurdu unu bildirmiştir: Bütün amelleri inceledim, yemek yedirmek ve güzel ahlaktan daha iyi bir şey bulamadım. Bütün dünya bana verilse, hiçbir aç ve fakir bırakmam, hepsini doyururum. Şu anda bana bin altın verilse, bir gece bile bekletmeden tasadduk ederim.
..........................................
Pir Gavsul Azam Abdulkadir-i Geylani (KSA) Hz.lerinin her gün gizli ve açık çeşitli kerametleri görülürdü. Harikulade ve keramet, ancak bir hayır ve hikmet için gösterilir. Kerametini gizlemeyen dünyaya düşkündür. Bana mürid olan, yahut evladımdan ve halifelerimden hilafet alıp, keramet derecesine ulaşıp, maksatsız keramet izhar edenin yüzü iki dünyada kara olur. buyururdu.
..........................................
Müerric bin Benhan şöyle anlatmıştır: İlimdeki şöhreti, keşf ve kerameti her tarafa yayıldı, sonra yüz kişilik bir grup alim, onu imtihan etmek ve tecrübe etmek istemişlerdi. Her biri ayrı ayrı sual hazırlayıp sormak üzere Pir Abdülkadir-i Geylani (KSA) Hz.lerinin huzuruna gelince, Pir Abdülkadir-i Geylani (KSA) Hz.leri öyle bir galeyana geldi ki, gö sünden nurdan şimşekler ve kılıç gibi gö sünden nurlar saçılmaya başladı. Sual sormaya gelenler hayret ve ızdırap içerisinde feryat etmeye başladılar. Sonra Pir Abdülkadir-i Geylani (KSA) Hz.leri sual sormaya hazırlananların her birinin gö süne basarak, Senin sualin şudur cevabı da şudur. buyurarak hepsinin suallerini cevaplandırdı. Daha sonra ben o alimlerin her birine: Bu hadisede size neler oldu? dedim. O anda bildi imiz her şeyi unutmuştuk. Gö sümüze Pir Abdülkadir-i Geylani (KSA) Hz.leri basınca hatırladık. Bilmedi imiz birçok şeyi de ö rendik. dediler.
..........................................
Pir Abdulkadir-i Geylani (KSA) Hz.leri ilimde çok yüksek derecede idi. İmam-ı Rabbani (RA) Hz.leri buyuruyor ki: Abdulkadir-i Geylani (KSA) Hz.leri, Velayet-i Muhammediyyenin son noktasına ulaşmıştır. Bu ümmette en çok keramet ondan görülmüştür. Bir gün Hızır'ın (AS) hutbe okurken kapının önünden geçmekte oldu unu görmüş ve: Ey İsrail o lu! Gel de Hz. Muhammed'in (SAV) mübarek sözlerini dinle. buyurmuştur.
..........................................
Pir (KSA) Hz.leri buyurdu ki: Yirmibeş sene sahralarda dolaşıp yerden biten otları yemeden, derelerdeki sulardan içmeden ve bir yıl veya daha fazla susuz durmadan, insanlar içinde oturup, onları irşada başlamadım. Ben sahralarda dolaşırken Ol! sözü ile ihsan olundum. Ondan sonra çok yiyecek maddeleri buldum, istedi imi yerdim. Kuma tuzlu su dökerdim, tatlı su olurdu, içerdim. Da dan bir parça koparınca elimde helva olurdu. Sonra Allah-ü Teala (CC) Hz.lerine karşı edebi gözeterek bunları terkettim. Maşukluk makamında, gök kubbe altında, Gavs-ül A'zam (KSA) Hz.leri gibi bir kimse gelmemiştir ve gelmez.
..........................................
Şeyh Ebu Midyen Ma ribi (RA) Hz.leri buyurdu ki: Hızır'a (AS) rastladım. Asrımızdaki do u ve batıda bulunan meşayihi sordum. Cevabında: O (KSA) sıddıkların, İmam-ı Ariflerin hücceti, Marifetin ruhudur. Evliya arasında şanı büyüktür. buyurdu.
..........................................
İmam-ı Hasen-i Askeri (RA) Hz.leri, seccadesini yarenlerinden birine emanet bırakıp, Gavsul Azam (KSA) Hz.lerine ulaştırmasını vasiyyet etti. Onu muhafaza edip ömrünün sonunda, güvenilir birine emanet edip, aynı vasiyyeti yapmasını böylece elden ele, Hicri beşinci asrın ortalarında, Seyyid Abdulkadir-i Geylani (KSA) Hz.leri İsmi ile meşhur Gavsul Azam (KSA) Hz.leri zuhur edince, Ona (KSA) verilmesini ve kendisinden Ona (KSA) selam söylemesini tavsiye etti.
..........................................
Gavsul Azam (KSA) Hz.leri, Medine-i Münevvereden Ba dadi Darüsselama gelirken, yolda hırsızlardan birine rastladı. Gavsul Azam (KSA) Hz.leri ona: Sen kimsin? buyurdu. Hırsız: Ben çölde yaşayanlardanım. dedi. Gavsul Azam (KSA) Hz.leri ona, isminin masiyet günah mürekkebi ile yazılmış oldu unu açıkladı. Hırsızın kalbinden: Bu heybet ve azamet sahibi kişinin Gavsul Azam (KSA) Hz.leri olması muhtemeldir. düşüncesi geçti. Hırsızın kalbinden geçeni hırsıza söyledi ve: Evet ben Abdulkadirim. buyurdu. Hırsız, derhal düşüp mübarek ayaklarına kapandı ve dilinden: Ey Seyyid Abdulkadir (KSA). Allah (CC) için bana bir ihsanda bulun. sözleri çıktı. Gavsul Azam (KSA) Hz.leri, haline acıdı ve kalbinin düzeltilmesi için Allah-ü Teala (CC) Hz.lerine dua etti. Hitab geldi: Ey Gavsul Azam, hırsızı do ru yola götür. Onu sevgililer hidayetine irşad eyle. Onu kutublardan biri eyle. Hırsız, eşsiz teveccühleri ile kutublardan oldu.
..........................................
Gavsul Azam (KSA) Hz.leri leri bir gün İmam-ı Ahmed bin Hanbelin kabrini ziyaret etti. Yanında evliyadan bir cemaat da vardı. Kabrin başında okudular. İmam-ı Ahmed bin Hanbel (KSA) Hz.leri kabirden çıktı, elinde gömlek vardı. Gömle i verdi ve birbirlerinin boynuna sarıldılar. Sonra İmam-ı Ahmed: Ey Seyyid Abdulkadir (KSA)! Fıkıh, Tasavvuf (Tarikat) helalin, haramın ilmi sana muhtaçtır. buyurdu.
..........................................
Abdulkadir-i Geylani (KSA) Hz.leri buyurdu ki: Hicri 521 senesi Şevval ayının 16 olan Salı günü ö leden önce, Resulüllah'ı (SAV) rüyamda gördüm. Ey o lum, niçin konuş muyorsun? buyurdu. Babacı ım ben yabancıyım, Ba dat fasihlerinin yanında nasıl konuşurum? dedim. A zını aç buyurdu. A zımı açtım. Yedi defa mübarek a zının suyundan a zıma saçtı ve: İnsanlara konuş, onları güzel hikmet ve vaazlar ile Rabbinin yoluna ça ır. buyurdu. Ö le namazını kıldım. Yanımda kalabalık insanlar gördüm. Nutkum tutuldu. İmam-ı Ali bin Ebu Talib (KV) Hz.lerini lerini gördüm. Mecliste benim karşımda ayakta duruyor ve bana: Ey o lum niçin konuşmuyorsun? diyordu. Babacı ım, nutkum tutuldu, konuşamıyorum. dedim. A zını aç. buyurdu. Açtım. A zımın içine mübarek a zının suyundan altı defa saçtı. Niçin yediye tamamlamadınız? dedim. Resulüllah'a (SAV) karşı olan edebimden. buyurdu. Ve gözden kayboldu. Bundan sonra en fasih bir dille konuşmaya başladım. ..........................................
Gavsul Azam (KSA) Hz.leri bir mahalleden geçerken bir müslümanla bir hıristiyanın münakaşa ettiklerini gördü. Sebebini sordu. Müslüman: Bu hıristiyan, Bizim peygamberimiz sizin peygamberinizden üstündür. diyor, ben ise bizim peygamberimizin üstün oldu unu söylüyorum. dedi. Gavsul Azam (KSA) Hz.leri hıristiyana: İsa (AS)'ın, Hz. Muhammed (SAV) Efendimizden üstün oldu unu hangi delille isbat ediyorsun? buyurdu. Hıristiyan: Bizim peygamberimiz ölüyü diriltirdi. dedi. Gavsul Azam (KSA) Hz.leri: Ben peygamber de ilim, sadece peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)'a uyan bir müslümanım. E er ölüyü diriltirsem, peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (SAV)'e inanır mısın? buyurdu. Hıristiyan: İnanırım. dedi. Gavsul Azam (KSA) Hz.leri: Bana harab olmuş, eski bir kabir göster ve peygamberimizin üstünlü ünü gör. buyurdu. Eski bir kabir gösterdi. Gavsul Azam (KSA) Hz.leri hıristiyana: Sizin peygamberiniz ölüyü diriltmek istedi i zaman hangi sözleri söylerdi? buyurdu. Hıristiyan: Kum Bi İznillah- Allah'ın izni ile kalk, diril derdi. dedi. Gavsul Azam (KSA) Hz.leri leri ona: Bu gösterdi in kabirde yatan kişi, dünyada şarkıcı idi. İstersen onu şarkı söyler halde dirilteyim. buyurdu. Hıristiyan: Peki, öyle olsun. dedi. Gavsul Azam (KSA) Hz.leri kabre döndü ve: Allah'ın (CC) izni ile kalk. buyurdu. Kabir açıldı ve ölü şarkı söyler halde kalktı. Hıristiyan bu kerameti görünce, Peygamberimizin (SAV) üstünlü ünü ikrar edip, Gavsul Azam (KSA) Hz.lerinin elinde müslüman oldu.