B i s m i l l a h i r r a h m a n i r r a h i m :..
Asr suresi üç ayettir ve Mekki bir suredir. Bu sure kısalı ına ra men, anlamca en yo un ve mesajları bakımından da oldukça önemli bir suredir.
İmam Şafii Hazretleri, "İnsanlar, Asr Suresi'nin manasından gafildirler. Kur'an namına yalnız bu sure nazil olsaydı, bize yeterdi; insanlar yalnız bu sureyi düşünmüş olsalar ve bu sureyi ihata edebilselerdi onlara kafi gelirdi." demiştir.
Andolsun asra ki...( Asr, 1)
Bu ayeti kerimede Cenab-ı Hak, yarattı ı varlıklardan birisi üzerine yemin ediyor. Bu noktada düşünülmesi gereken iki husus vardır.
Bunlardan birincisi, Allah niçin yemin eder?
Yemin genel olarak söylenen bir söze, ortaya atılan bir iddiaya muhatabını inandırabilmek için, saygı duyulan, iki tarafça da kutsal olarak bilinen ve adı anıldı ında, söylenen sözün yalan ve yanlış olmayaca ı kabul edilen bir varlı ın adını zikretmek, böylece karşı tarafa iddianın do ru oldu u mesajını vermektir. Ço u zaman ise yemin için adı verilen varlık, kudretli ve aldatan kimseyi cezalandırması beklenen bir varlıktır. Müslümanların bu manada Allah'tan (c.c.) başkasının adına yemin etmesi haramdır.
Peki Allah (c.c.) neden yemin ediyor? Elbette ki, Allah'ın (c.c.) böyle bir şahit getirmeye, sözünün do rulu unu ispatlamak için bir başka varlı a ihtiyacı yoktur. O'nun bu yemininden kasıt, yemin etti i varlıkla ilgili olarak insanların yanlış düşüncelerini düzeltmek ve insanların dikkatini yeminden sonra gelen ifadenin önemine çekmektir. İnsanlar kimi zaman varlıkların de erlerini oldu undan daha düşük gösterir ve onlara u ursuzluk, kötülük ve çirkinlik sıfatlarını yakıştırırlar. Halbuki onlar Allah'ın (c.c.) yarattı ı di er varlıklar gibi şereflidir ve bu kötü sıfatlara haiz de ildir. İnsanlar bazen de bu varlıklara, kendilerinde bulunmayan sıfatlarla nazar ederler ve onlarda uluhiyet vehmederler. Bu da do ru de ildir. Onlar yalnızca Allah'ın (c.c.) yarattı ı varlıklardır. İşte Allah-u teala (c.c.) bu varlıklara yemin ederek bunların ne insanların su-i zan etti i gibi u ursuz ve de ersiz varlıklar oldu unu, ne de insanların onlarda vehmetti i gibi bir uluhiyet vasıflarının bulundu unu, bunların yalnızca Allah'ın (c.c.) eserlerinden oldu unu vurgulamak için üzerlerine yemin etmiştir.
Düşünülmesi gereken
ikinci husus ise "Asr" ın anlamı ve Allah'ın (c.c.) neden onun üzerine yemin etti idir.
Bir görüşe göre(1) "Asr" zaman (ed-dehr) demektir. Zaman insanların hayatlarını, fiillerini kuşatan bir olgudur. Yaptı ımız iyi veya kötü bütün işler, zaman içerisinde gerçekleşir. Rahatlık, sıkıntı, hastalık, sıhhat, zenginlik, fakirlik hep zamanın içinde meydana gelir. Bu yüzden zaman, insanların dikkatini çeken bir olgudur. Zamana yemin etmekle, insanların dikkatleri daha sonra söylenecek sözlere çekilmiştir.
Ayrıca cahiliye Arapları zarar ve ziyanı, zamanın kötülüklerine ba lardı. Bu gün bile insanlar başlarına bir iş geldi inde günlerin ve rakamların u ursuzlu undan bahsetmekteler. Böylece Cenab-ı Hak, asra yani zamana yemin ederek, insanlara kötülü ün zamanda de il kendilerinde oldu unu belirtmiştir.
Di er bir görüşe göre (Ebu Müslim) "Asr", ikindi vakti demektir. Allah (c.c.) kuşluk vaktine (Duha) yemin etti i gibi, günün di er ucu olan ikindi vaktine de yemin etmiştir. Ayrıca ikindi vaktinin önemini anlatan bir çok hadisi şerif vardır. İkindi, artık günün sonunun yaklaştı ı, insanların işlerini bitirmek için u raştı ı, kazanç veya kayıp hesaplarının yapıldı ı bir vakittir. Ve bu özelli i ile kıyametten önceki, veya ölümden önceki son vakitlere benzemektedir. Artık hüsranda olan veya saadet içerisinde olan insan, hesap vermeye hazırlanmaktadır.
Ayrıca cahiliye Araplarının bu vakitte işlerini bitirerek, Kabe etrafına toplandı ı, burada işsiz güçsüz insanların dedikodu ve di er çeşitli kötü işlere daldı ı, bunun neticesinde çeşitli kavga, dövüş ve çirkin neticelerin hasıl oldu u rivayet edilmiştir. Bunun sonucunda Araplar, ikindi vaktinin u ursuzlu una hükmetmişler ve aslında kendilerinde olan kötülü ü, ikindi vaktine yüklemişlerdi. İşte Allah (c.c.) bu vakte yemin ederek, insanlara onun, Allah'ın (c.c.) yarattı ı şerefli bir varlık oldu unu belirtmiştir.
Üçüncü görüşe göre, "Asr" ikindi namazı demektir. Buna delil olarak Bakara Suresinin 238. ayetinde geçen "ve, ...orta namaza(ikindi namazına) da devam edin." emri gösterilmektedir. Hz. Hafsa'nın (r.a.) Mushaf'ında bu ayetin açıklaması "ikindi namazına (salat il-Asri)" şeklinde geçmektedir. Peygamber Efendimiz(s.a.v) bir hadisinde "İkindi namazını kılmayan kimse, sanki çoluk-çocu unu ve malını-mülkünü kaybetmiştir." buyurmuştur.(2) İkindi namazı, gündüz vakti kılınan en son namaz olması itibari ile de çok kıymetli bir namazdır. İşte bundan dolayı Allah (c.c.) ona yemin etmiştir.
Dördüncü ve son görüşe göre "Asr", Peygamber Efendimizin yaşadı ı zaman dilimidir. Zaman, Hz. Adem'den Hz. Musa'ya kadar ilk asırlar, Hz. Musa'dan Hz. Peygambere kadar orta asırlar, Hz. Peygamberden sonra ise son asırlar (ahir zaman) olarak üçe ayrılmıştır. Hz. Peygamberle birlikte İslam tüm insanlara ve cinlere, onları karanlıklardan aydınlıklara çıkarmak için gönderilmiş, vahiy son defa inmiştir. Ve Allah (c.c.), "Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmet oldunuz." (Âl-i İmran, 3/110) buyurarak, Peygamberimizin ümmetini övmüştür. İşte bu yüzden, Allah (c.c.) Peygamber efendimizin yaşadı ı zamana yemin etmiştir.
Sonuç olarak "Asr" kelimesi, çeşitli manalara gelen müşterek bir lafızdır. Ve bunlardan birine yönelik kesin bir ipucu bulunmamaktadır. O halde "Asr" a bu manaların hepsi verilebilir.
"