Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Kalb-i Mecruh

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Tem 2011
Mesajlar
152
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Istanbul
Takım
Beşiktaş
ALLAH TEALA’NIN ULU SAYDIKLARINA HÜRMET ET

İsmail Hakkı Hazretleri şöyle nasihat eder: “Cahillik zamanını ve işlediğin günahları anma. Yalancı şahitlik yapma. Gammazlık etme, alaycı olma. Cemaatle namaz kılmana engel yoksa asla terk etme.

Tanıdığına, tanımadığına selam ver. Hediye ver, bu muhabbeti artırır. Sır olan şeyi açığa çıkarma. Allah Teala’nın ulu saydıklarına hürmet et. Alışverişte hıyanet etme, malının ayıbı varsa söyle. Müminlere bıçak ve silah çekme. Hastanın halini sor.

Müslümanların yolundan eziyet veren taş, diken gibi şeyleri uzaklaştır. Bozuk yeri düzelt, onar. Allah ve Rasulü’nü herkesten fazla sev, onları dost tut.”
(İsmail Hakkı (k.s), Tuhfe-i İsmailiyye)
 

Kalb-i Mecruh

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Tem 2011
Mesajlar
152
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Istanbul
Takım
Beşiktaş
GENÇLİĞE DAİR

• “Gençliğin tehlikelerinden sakınınız.”
(Kenzu’l Ummal)
• “Allah, gençliğini Allah’a itaat yolunda zenginleştiren genci sever.” (Deylemi)
• “Allah, gayri meşru şehvet peşinde olmayan genci pek beğenir.” (Müsned)
• “Gençlerinizin en hayırlısı ihtiyarlarınıza benzeyendir. İhtiyarlarınızın en şerlisi, gençlerinize benzeyendir.” (Feyzu’l Kadir)
• “Kaza ve hükmüme inanan, Kur’an’ın hüküm ve tavsiyelerine boyun eğen, verdiğim rızıkla kanaat eden, şehvani arzularını benim rızam için terk eden genç bir mü’min, katımda bir kısım meleklerim derecesindedir.” (Deylemi)
• “Gençliğinde ilim öğrenen taştaki damga gibi, yaşlılığında öğrenen ise su üzerine yazı yazan gibidir.” (Keşfü’l Hafa)
• “Bir genç ilim ve ibadet içinde yetişir, olgunlaşırsa Allah kıyamet günü ona yetmiş iki sıddıkın sevabı kadar sevap verir.” (Taberani)
• “Allah kötülüğe iltifat etmeyen genci, emsallerine üstün tutar.” (Feyzul Kadir)
 

Kalb-i Mecruh

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Tem 2011
Mesajlar
152
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Istanbul
Takım
Beşiktaş
MUHABBETİN KAYNAĞI

Gavs-ı Sani Hazretleri’ne soruldu: “Efendim, uzun zamandır ziyaretinize gelip gidiyoruz. Yanınızdayken halimizde bir düzelme oluyor. Sizden ayrıldıktan sonra, memlekete döndüğümüzde bu hal bir süre daha devam ediyor. Daha sonra halimizi muhafaza edemiyoruz. Bize ne buyurursunuz?”

Gavs-ı Sani Hazretleri elini yumruk haline getirerek şöyle buyurur: “İnsanın kalbi bu yumruk kadardır. Bunun içinde Allah muhabbeti olması lazımdır.”

Sonra orada yanan ışığı göstererek sözlerine şöyle devam eder: “Şu anda ışık yanıyor, etraf aydınlık. Bu ışık sönerse etraf karanlık olacak. Aynı anda hem ışık, hem karanlık olmaz. Kalbin durumu da böyledir. Onun içinde Allah muhabbeti olması lazımdır. Allah muhabbeti yoksa başka şeyler vardır. Başka şeyler olunca kalbe Allah muhabbeti girmez. Allah muhabbetini elde etmek için de şu dört şeye devam etmek gerekir: Mürşidi ziyaret, mürşid sohbeti, rabıta, vird.” (S. M Saki Haşimi, Arifler Yolunun Edebleri)
 

Kalb-i Mecruh

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Tem 2011
Mesajlar
152
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Istanbul
Takım
Beşiktaş
ZEKAT, SADAKA VE BAĞIŞ VERMENİN EN GÜZEL ŞEKLİ

Fakirlerin gönlünü kırmayan ve mallarını Allah yolunda harcayıp da arkasından başa kakmayan kimselerin Allah katında mükafatları olduğu müjdesi verilir Kur’an-ı Kerim’de: “Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab’leri katında mükafatları vardır. Onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de. Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir). Ey iman edenler! Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın…” (Bakara, 262-264)

Mevlana Hazretleri de “Sen varlığını, malını ve mülkünü güzelce infak et de, bir gönül al! Ki o gönlün duası, mezarda, o kapkara gecede sana ışık versin, nur olsun” sözleriyle nezaketle, yumuşak bir hal ve tebessümle sadece Allah rızası için yapılan bir hayrın nasıl yolumuza ışık olacağını anlatır.
 

Kalb-i Mecruh

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Tem 2011
Mesajlar
152
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Istanbul
Takım
Beşiktaş
ZANDAN, SEBEPSİZ İTHAMDA BULUNMAKTAN SAKINMALIYIZ

Peygamber Efendimiz (s.a.v), sözlerin en yalanının zan (sanmak, tahmin etmek) olduğunu ve sebepsiz ithamda (suçlamak) bulunmaktan sakınmamız gerektiğini anlatan sözlerine şöyle devam eder: “Birbirlerinizin ayıplarını görmeye ve duymaya çalışmayınız. Karşılıklı çekişmeyiniz. Birbirinize haset etmeyiniz. Buğz etmeyiniz, birbirinize sırt çevirmeyiniz. Allah kullarına nasıl emretmişse öyle kardeş olunuz. Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu yardımsız bırakmaz, onu hor görmez.

Takva işte buradadır (kalbine işaret ederek). Takva işte buradadır. Kişiye şer olarak Müslüman kardeşini hor görmesi yeter.

Her Müslüman’ın diğer Müslüman’a karşı ırzı ve malı haramdır. Muhakkak Allah sizin şeklinize ve bedenlerinize bakmaz. Bilakis kalplerinize ve amellerinize bakar.” (Buhari, Müslim)
 

Kalb-i Mecruh

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Tem 2011
Mesajlar
152
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Istanbul
Takım
Beşiktaş
EZAN, NAMAZ VE CEMAATİN FAZİLETLERİ

Allah Rasulü (s.a.v) ezan okumanın ve namazı ilk safta kılmanın önemini şu sözlerle bildirirler: “İnsanlar ezan okumanın ve namazda birinci safta bulunmanın ne kadar faziletli olduğunu bilselerdi, sonra bunları yapabilmek için kura çekmek zorunda kalsalardı kura çekerlerdi. Şayet camide cemaate erken yetişmenin ne kadar faziletli olduğunu bilselerdi, birbirleriyle yarışa girerlerdi. Eğer yatsı namazı ile sabah namazındaki fazileti bilselerdi, emekleyerek ve sürünerek de olsa bu iki namaza gelirlerdi.” (Buhari, Müslim)
 

Kalb-i Mecruh

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Tem 2011
Mesajlar
152
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Istanbul
Takım
Beşiktaş
DUA VE HİMMET…

Neslinin devamı için dua ve himmet isteyen Akka valisi Abdullah Paşa’ya büyük veli Mevlana Halid Bağdadi Hazretleri (k.s) şu cevabı verir: “Biz kendimizi himmet ehli görmüyoruz. Ancak, öyle olsa bile, istenilen şeyin kaza-i muallak (meydana gelmesi sebeplere bağlanan bir kader) olduğu anlaşılmadan himmet kullanılmaz. Kesin olan kaderi (kaza-i mübrem), değil veliler, peygamberlerin himmeti bile değiştiremez. Sonucuna rıza gösterip Allah Teala’ya teslim olmak gerekir.

Şunu belirtelim ki, velileri inkardan sakınmak vacip olduğu gibi; onlar hakkında, imanı bozacak kabullenişlerden sakınmak da vaciptir. Bu aşırı ve tehlikeli inanışlar, daha çok velilere güzel zan ve aşırı muhabbet besleyen kimselerde oluyor. Unutmayın ki, şeytan hile ve düzen sahibidir; insanı helake götürecek her yolu dener.”
(Mektubat-ı Mevlana Halid, 7. Mektup)
 

Kalb-i Mecruh

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Tem 2011
Mesajlar
152
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Istanbul
Takım
Beşiktaş
HEPSİ SADECE VE YALNIZ ALLAH RIZASI İÇİN

Cemal Kutay, insana insanlığı sevdiren, insan olmanın hazzını ve saadetini yaşatan masala benzer menkıbelerin bir benzerini de Ebu’l Ula Mardin Hoca’dan dinlediğini söyler, “Ramazan günlerinde çoğunlukla kılık kıyafet değiştirmiş, yani eski söyleyişle tebdil-i kıyafet giyinmiş zenginler, hiç tanımadıkları mıntıkalara giderler; bakkal, manav dükkanlarına girerler, tenha zamanları seçerek sorarlarmış: ‘Zimem defteriniz var mı?’

Zimem defteri, o esnaftan borcuna yani veresiye mal alan mahalle sakinlerine ait hesap defteridir; borçlu ile borcunun miktarı yazılı olan defter… Umumiyetle, o günlerde de bugünkü gibi veresiye alan varmış. Esnaf bu defteri çıkarınca, gelen şöyle dermiş: ‘Lütfen baştan, sondan veya ortadan, söyleyenin tercihine göre, şu kadar sahifenin yekununu yapar mısın?’ Esnaf hesabı yapar, söyler, gelen de kesesini çıkarır, ardından da ‘Silin borçlarını… Allah kabul etsin’ der, çeker gidermiş. Borcu ödenen borcunu ödeyenin kim olduğunu, borcu sildiren, kimi borçtan kurtardığını bilmezmiş. Çünkü hepsi sadece ve yalnız Allah rızası içinmiş.” (Allah Dostlarının Ramazan Hatıraları, Abdulkadir Süphandağı)
 

Kalb-i Mecruh

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Tem 2011
Mesajlar
152
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Istanbul
Takım
Beşiktaş
PEYGAMBERLER MİRAS OLARAK İLİM BIRAKIRLAR

Bir gün Şam mescidinde talebeleriyle birlikte oturan Ebu’d-Derda’nın (r.a) yanına bir adam gelir ve şöyle der: “Ey Ebu’d-Derda! Peygamber (s.a.v) şehri olan Medine’den buraya, senin Rasulullah Efendimiz’den (s.a.v) işittiğini duyduğum bir hadisi senden bizzat dinlemek için geldim.” Ebu’d-Derda (r.a) adama, “Burada başka bir hacetin yok mu? Ticaret için de mi gelmedin?” diye sorunca adam niyetinin sadece o hadisi ondan dinlemek olduğunu belirtir.

Bunun üzerine adama, o hadisi söyler: “Kim ilim talebiyle bir yola girerse, Allah bu sebeple onu cennet yollarından bir yola sevk eder. Melekler kanatlarını ilim yolunda olan kimseye hoşnutlukla sererler. Göklerde ve yerde bulunanlar, (hatta) sudaki balıklar alim için dua ve istiğfar ederler. Alimin abide üstünlüğü, ayın on dördündeki dolunayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Alimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler miras olarak dinar ve dirhem (mal ve servet) bırakmazlar; ilim bırakırlar. Kim o ilmi elde ederse, çok büyük bir nasip elde etmiş olur.” (Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mace, Ahmed b. Hanbel)
 

Kalb-i Mecruh

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Tem 2011
Mesajlar
152
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Istanbul
Takım
Beşiktaş
EFENDİM FERMAN SENİNDİR

“Ey vefa bağının gülü, şunu bil ki cevir, cefa dikeni yüzünden gömleğini elden bırakmam. Ölmek var ayrılmak yok; eteğini öyle tuttum senin. Gizlesem de açıklasam da benim canımsın sen…

Yazıktır, gülüp duran gül yaprağın ayrılık kokusu vermesin; yazıktır, ağlayan aşıkların feryat etmesinler. Elini öpmeye imkan yoksa, bari eteğini esirgeme. Güzellik şehrinin padişahısın; ferman senindir…”
(Şeyh Galip Divanından Seçmeler, MEB Yayınları)
 
Üst Alt