Aziz Mahmud Hüdâî hazretleri, Celvetiyye tarikatının mürşidi idi. Ama vaktiyle şeyhi Muhyiddin Üftâde hazretlerinin yanında tasavvuf terbiyesi gördü. Daha sonra icazet alınca müslümanları irşad etmeye başladı.
Muhyiddin Üftâde hazretleri'nin tekkesi Bursa'da idi. Bursa'nın Çekirge semti, o dönem ba lık bahçelik, çok güzel mesirelik bir yerdi.
Bir kış günü kar ya mış, ortalı ı bembeyaz yapmıştı. Üftâde hazretleri sohbet ederken, "Keşke, Çekirge'nin güzel üzümlerinden olsa da yesek!" dedi.
Müridi Aziz Mahmud Hüdâi hazretleri "Hâşâ, velîden yalan meydana gelmez" diye düşündü.
Sohbet bitince sepetini eline aldı, tekkenin Çekirge'deki ba ına gitti.
Asmalardaki karları silkeledi, üzüm salkımlarını sepetine doldurdu ve şeyhine getirdi.
Şeyhi ona sordu:
"Mahmud! Bu mevsimde üzüm olur mu?"
"Sultanım! Mürşid yalan söylemez. Madem ki sen olsa da yesek dedin, Allah üzümü yaratmaya kadirdir, diye iman ettim. Ba a gittim, bu üzümleri buldum ve size getirdim."
Aziz Mahmud Hüdâî hazretleri'nin bu kerameti üzerine, mürşidi Muhyiddin Üftâde hazretleri ona şöyle dedi:
"Bir meşelikte iki aslan olmaz! Artık sen İstanbul'a git, oradaki müslümanları irşad etmeye başla!.."
Muhyiddin Üftâde hazretleri'nin tekkesi Bursa'da idi. Bursa'nın Çekirge semti, o dönem ba lık bahçelik, çok güzel mesirelik bir yerdi.
Bir kış günü kar ya mış, ortalı ı bembeyaz yapmıştı. Üftâde hazretleri sohbet ederken, "Keşke, Çekirge'nin güzel üzümlerinden olsa da yesek!" dedi.
Müridi Aziz Mahmud Hüdâi hazretleri "Hâşâ, velîden yalan meydana gelmez" diye düşündü.
Sohbet bitince sepetini eline aldı, tekkenin Çekirge'deki ba ına gitti.
Asmalardaki karları silkeledi, üzüm salkımlarını sepetine doldurdu ve şeyhine getirdi.
Şeyhi ona sordu:
"Mahmud! Bu mevsimde üzüm olur mu?"
"Sultanım! Mürşid yalan söylemez. Madem ki sen olsa da yesek dedin, Allah üzümü yaratmaya kadirdir, diye iman ettim. Ba a gittim, bu üzümleri buldum ve size getirdim."
Aziz Mahmud Hüdâî hazretleri'nin bu kerameti üzerine, mürşidi Muhyiddin Üftâde hazretleri ona şöyle dedi:
"Bir meşelikte iki aslan olmaz! Artık sen İstanbul'a git, oradaki müslümanları irşad etmeye başla!.."
