Beyazıd Bistami k.s.Rivayetle;
Birgün dicle nehrinden karşı tarafa geçecektim yanına varınca diclenin 2 yakası bana yol vermek için birleşti.Dehal kendimi toparladım ve Dicleye şöyle dedim;
_And olsun ki ben buna kanmam zira sandalcılar bir adamı yarım akçeye geçiriyorlar.Ama sen 30 senelik amelimi istiyorsun!O halde mahşer için hazırladığım ameli salihlerimi asla burada yarım akçeye verip ziyan edemem bana Kerim lazım keramet değil !!
Nefse boş gelen bir fiil olarak keramet gerçek Hak dostlarının büyük bir hassasiyetle üzerinde durdukları bir meseledir zira kerameti bir kenara koyup bir anlık zorluğa katlanmanın bedeli ya geçici bir yorgunluk yada 3 5 kuruş masraf veya kullarının gözüne meçhul kalmaktır ancak keramete sarılmanın bedeli ise bazen o ana kadar yapılan ameli salihlerin tamamıdırki bu insanı yüceliklere eli boş götüren bir gönül iflasıdır onun için bütün arifler Hakkın murad etmesi müstesna halkın rızasını ve takdirini kazanmak demek olan keramete asla meyletmemişler daima Kerim Olan Mevlanın rızasını ve tahsile gayret etmişlerdir.Bu meyanda Evliyaullahın büyüklerinden Sehl bin Abdullah et_Tüsreri ne güzel buyurur;
_Kerametlerin en büyüğü kötü huyları iyi huylarla değişmektir.Üstelik bazı kerametler ağlayan çocuklara oyalansınlar diye verilen bir oyuncak gibidir.Bunu veliler değil ancak gaflet erbabı arzu eder.Onlar bununla oyalanır ve nicelerini de oyalarlar.Onun için her daim en mühim mesele Cenabı Hakkın "Emrolunduğun gibi her daim dosdoğru ol!(Hud 112)buyruğunu ifadır.
Birgün dicle nehrinden karşı tarafa geçecektim yanına varınca diclenin 2 yakası bana yol vermek için birleşti.Dehal kendimi toparladım ve Dicleye şöyle dedim;
_And olsun ki ben buna kanmam zira sandalcılar bir adamı yarım akçeye geçiriyorlar.Ama sen 30 senelik amelimi istiyorsun!O halde mahşer için hazırladığım ameli salihlerimi asla burada yarım akçeye verip ziyan edemem bana Kerim lazım keramet değil !!
Nefse boş gelen bir fiil olarak keramet gerçek Hak dostlarının büyük bir hassasiyetle üzerinde durdukları bir meseledir zira kerameti bir kenara koyup bir anlık zorluğa katlanmanın bedeli ya geçici bir yorgunluk yada 3 5 kuruş masraf veya kullarının gözüne meçhul kalmaktır ancak keramete sarılmanın bedeli ise bazen o ana kadar yapılan ameli salihlerin tamamıdırki bu insanı yüceliklere eli boş götüren bir gönül iflasıdır onun için bütün arifler Hakkın murad etmesi müstesna halkın rızasını ve takdirini kazanmak demek olan keramete asla meyletmemişler daima Kerim Olan Mevlanın rızasını ve tahsile gayret etmişlerdir.Bu meyanda Evliyaullahın büyüklerinden Sehl bin Abdullah et_Tüsreri ne güzel buyurur;
_Kerametlerin en büyüğü kötü huyları iyi huylarla değişmektir.Üstelik bazı kerametler ağlayan çocuklara oyalansınlar diye verilen bir oyuncak gibidir.Bunu veliler değil ancak gaflet erbabı arzu eder.Onlar bununla oyalanır ve nicelerini de oyalarlar.Onun için her daim en mühim mesele Cenabı Hakkın "Emrolunduğun gibi her daim dosdoğru ol!(Hud 112)buyruğunu ifadır.