Orjinal Yazarı hayrunisa

can kardesim
Müminler ancak kardeştirler; kardeşlerinizin arasını ıslâh ediniz.1, Kötülü e iyili in en güzeliyle karşılık ver. Bir de bakarsın ki, aranızda düşmanlık bulunan kimse candan bir dost oluvermiştir2 ve Onlar bollukta ve darlıkta ba ışta bulunurlar, öfkelerini yutarlar ve insanların kusurlarını affederler. Allah iyilik yapanları sever3 âyetlerini uhuvvet ana başlı ı altında tefsîr eden Saîd Nursî Hazretleri, müminin mümine üç günden fazla küsmesini yasaklayan hadîse de atıfta bulunarak, mümine hatâlarından, kusurlarından ve kötülüklerinden dolayı kesinlikle adâvet duyulmaması gerekti ini, bilakis acınması ve affedilmesi gerekti ini kaydeder.
bunu yapmak çok zor ama..
Bismillâhirrahmânirrahîm
1. Elif. Lâm. MÎm.
2. O kitap (Kur'an); onda asla şüphe yoktur. O, müttakîler (sakınanlar ve arınmak isteyenler) için bir yol göstericidir.
3. Onlar gayba inanırlar, namaz kılarlar, kendilerine verdi imiz mallardan Allah yolunda harcarlar.
4. Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesinkes inanırlar.
5. İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de ancak onlardır.
6. Gerçek şu ki, kâfir olanları (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; iman etmezler.
7. Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine de bir çeşit perde gerilmiştir ve onlar için (dünya ve ahirette) büyük bir azap vardır.
8. İnsanlardan bazıları da vardır ki, inanmadıkları halde "Allah'a ve ahiret gününe inandık" derler.
9. Onlar (kendi akıllarınca) güya Allah'ı ve müminleri aldatırlar. Halbuki onlar ancak kendilerini aldatırlar ve bunun farkında de illerdir.
10. Onların kalblerinde bir hastalık vardır. Allah da onların hastalı ını ço altmıştır. Söylemekte oldukları yalanlar sebebiyle de onlar için elîm bir azap vardır.
11. Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildi i zaman, "Biz ancak ıslah edicileriz" derler.
12. Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lâkin anlamazlar.
13. Onlara: İnsanların iman etti i gibi siz de iman edin, denildi i vakit "Biz hiç, sefihlerin (akılsız ve ahmak kişilerin) iman ettikleri gibi iman eder miyiz!" derler. Biliniz ki, sefihler ancak kendileridir, fakat bunu bilmezler (veya bilmezlikten gelirler).
14. (Bu münafıklar) müminlerle karşılaştıkları vakit "(Biz de) iman ettik" derler. (Kendilerini saptıran) şeytanları ile başbaşa kaldıklarında ise: Biz sizinle beraberiz, biz onlarla (müminlerle) sadece alay ediyoruz, derler.
15. Gerçekte, Allah onlarla istihza (alay) eder de azgınlıklarında onlara fırsat verir, bu yüzden onlar bir müddet başıboş dolaşırlar.
16. İşte onlar, hidayete karşılık dalâleti satın alanlardır. Ancak onların bu ticareti kazançlı olmamış ve kendileri de do ru yola girememişlerdir.
17. Onların (münafıkların) durumu, (karanlık gecede) bir ateş yakan kimse misalidir. O ateş yanıp da etrafını aydınlattı ı anda Allah, hemen onların aydınlı ını giderir ve onları karanlıklar içinde bırakır; (artık hiçbir şeyi) görmezler.
18. Onlar sa ırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple onlar geri dönemezler.
19. Yahut (onların durumu), gökten sa anak halinde boşanan, içinde yo un karanlıklar, gürültü ve yıldırımlar bulunan ya mur(a tutulmuş kimselerin durumu) gibidir. O münafıklar yıldırımlardan gelecek ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Halbuki Allah, kâfirleri çepeçevre kuşatmıştır.
20. (O esnada) şimşek sanki gözlerini çıkaracakmış gibi çakar, onlar için etrafı aydınlatınca orada birazcık yürürler, karanlık üzerlerine çökünce de oldukları yerde kalırlar. Allah dileseydi elbette onların kulaklarını sa ır, gözlerini kör ederdi. Allah şüphesiz her şeye kadirdir.
21. Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk ediniz. Umulur ki, böylece korunmuş (Allah'ın azabından kendinizi kurtarmış) olursunuz
YARABBİM BİZLERİ BU 3 ZÜMREDEN İLKİ OLARAK HUZURUNA AL VE SENİN KULLARİNİN ARASİN DA BİZLEREDE YER VER
AMİN
CAN U CAN KARDESİM RAHMAN SİZDEN RAZİ OLSUN İNSAALLAH