Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Bir_Katre

RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Üyelik Tarihi
4 Ağu 2006
Mesajlar
5,632
Aldığı Beğeniler
50
Konum
Ağrı
Takım
Galatasaray
Bediüzzaman Hazretleri 1910 senelerinde ver­diği müjdeli bir ihbarında âlem-i İslâm'da "üç nur", âlem-i kü­fürde "üç zulmet" geleceğini bil­dirir.
Şöyle ki: Bediüzza­man Hazretleri o sene­lerde:

«Van'a gitmek üzere İstan­bul'dan ayrılır, Batum yoluyla Van'a gider­ken Tiflis'e uğrar. Tiflis'te, Şeyh San'an Tepesi'ne çı­kar. Dikkatle etrafı temaşa ederken yanına bir Rus po­lisi gelir ve sorar: "Niye böyle dikkat ediyorsun?"

Bediüzzaman der: "Medresemin plânını yapıyo­rum."

O der: "Nerelisin?"

Bediüzzaman: "Bitlisliyim."

Rus polisi: "Bu Tiflis'tir!"

Bediüzzaman: "Bitlis, Tiflis birbirinin kar­deşi­dir."

Rus polisi: "Ne demek?"

Bediüzzaman: "Asya'da âlem-i İslâm'da üç nur birbiri arkasında inkişafa başlıyor. Sizde bir­biri üs­tünde üç zul­met inkişafa başlayacaktır. Şu perde-i müstebidane yırtılacak, takallüs edecek, ben de gelip burada medresemi ya­pa­cağım."

Rus polisi: "Heyhat!.. Şaşarım senin ümidine?"

Bediüzzaman: "Ben de şaşarım senin aklına! Bu kışın devamına ihtimal verebilir misin? Her kışın bir baharı, her gecenin bir neharı vardır."

Rus polisi: "İslâm parça parça olmuş?"

Bediüzzaman: "Tahsile gitmişler.

İşte Hindis­tan, İslâmın müstaid bir veledidir; İngiliz mek­teb-i idadî­sinde ça­lışıyor.

Mısır, İslâmın zeki bir mahdu­mudur; İngiliz mekteb-i mülkiyesin­den ders alıyor.

Kafkas ve Türkistan, İslâmın iki bahadır oğullarıdır; Rus mek­teb-i harbiye­sinde talim ediyorlar. İlâ âhir"

Yahu, şu asilzade evlâd, şehadetnamelerini al­dık­tan sonra, herbiri bir kıt'a başına geçecek, muhteşem âdil pe­derleri olan İslâmiyet'in bayra­ğını âfâk-ı kema­lâtta temevvüç ettirmekle, ka­der-i ezelînin nazarında feleğin inadına, nev-i beşerdeki hikmet-i ezeliyenin sırrını ilân ede­cek­tir."» (Tarihçe-i Hayat sh: 78

Yukarıda zikredilen "üç nur", "üç zulmet" ten mak­sadın ne olduğuna "İhbarat-ı istikbaliyeyi zaman tefsir eder" ka­idesiyle bakılmalıdır. Ancak bu arada Risale-i Nur'da izah edilen ve iman, hayat ve şeriatı ifade eden üç mes'ele ve üç devre; hem Nur'un iman hizmeti ve ittihad-ı İslâm ve İslâm-İsevî ittifakı olarak üç ehemmi­yetli inkişafatın tebşir-i istik­baliyesi düşünüle­bilir.

"Üç zulmet" ise, Risale-i Nur'dan "Şualar" adlı eserinde Beşinci Şua2ın 12. Mes'elesinin ikinci te'vilinde beyan olu­nan, her iki Deccal'ın üç devre-i istibdadlarına ve o istibdad­lara karşı çı­kan feveranlarla çökmelerine işaret olabilir. Meselâ, az yukarıda kaydedildiği gibi, Hindistan'ın İngilizlerin ta­hakkümü ile inti­baha gelmesi; Mısır'ın, o istib­dada karşı, mül­kiyede (siyasî ve idarî sahada) hâkimiyet ve is­tiklâliye­tine kavuşacağı; Kafkas ve Türkistan, Rus istib­dadına karşı askerî ve maddî cihad sa­hasında fe­veranla hürriyetine sahib olacağı müjdelerinin tezahürleri gö­rüldü ve daha da görülecek .. İnşaAllah.....
 
Üst Alt