Orjinal Yazarı HayalMavisi
Sadi Şirazininn aşkı çok güzel bir tarifi var:
"aşk, ateşten bir denizi mumdan kayıkla geçmeye benzer" der
gelelim benim nacizane görüşüme.
şartlanmışlıklarımızdanmıdır nedir nedense aşkı kendisine helal olmayan birine duyulan his olarak algılayıp ona göre yanıtlar yazarız. peki insan eşine aşık olamaz mı?
"olamaz" diyenleri duyar gibiyimgenelde evlilikler aşk yada abartılmış sevgi ile başlayıp sonunda hüsran ile neticelendiğinden olsa gerek.
fakat ben bunun olumlu örneklerini de gördüm. anti parantez bunu da belirtmek isterim. (birbirine zamanla aşık olan çiftleri yani)
aşık olduğu şeyde yok olur insan, sürekli onu düşünür, onu hayal eder, onun hoşuna giden davranışlar yapmak ister, ne yana baksa onu görür. bu sebeple Allah aşkı aşkların en güzelidir. sonunda vuslat olan tek aşk allah aşkıdır. kula duyulan aşkta firak vardır. üzüntü vardır.
kusurlarla bezeli birine aşık olduğunuz zaman onun hep iyi yanlarını görürsünüz. gün gelir gözdeki perde yavaş yavaş kalktığında ızdırap duyarsınız, hayal kırıklığı yaşarsınız.
fakat insan evvela sever ise ardından o kişi helali olur ise ve aşkların en güzeline ermede el ele yürür ise birbirlerini de aşka yakın şekilde severler..
ve bana göre evlenecek çiftlerin birbirini sevme sebeplerinin başında da imani ve ahlaki yönden güzellikleri geliyor. ardından o güzel aşk geliyor.
sır burada gizli
düşüncenize katılıyorum ......
