Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

YaRêN

GüIefşaN
 
Üyelik Tarihi
16 May 2012
Mesajlar
5,191
Aldığı Beğeniler
11,197
Konum
Olduğum Yerden
Takım
Galatasaray
Rabbimiz yüce Kelamında hardal tanesi de olsa
hesap günü kişiden sorulacağını ifade eder.

Ebussuûd hazretleri şöyle der:
"Yani son derece az ve değersizde her ameli getiririz.
Çünkü hardal tanesi, küçüklüğü ifade etmekte bir misaldir."

Kulların amellerini sayıcı ve onların mükâfatını verici olarak
Rabbi yeter.

Hâzin tefsirinde denir ki:
"Bu ifadeden maksat sakındırmadır.
Çünkü hesaba çeken, hiçbir şeyi karıştırmayacak derecede
bilgili ve hiçbir şeyi yapmaktan âciz olmayacak derecede
güçlü ise akıllı kimsenin ondan daha çok korkması gerekir."


Ayeti kerimede geçen hardal tanesi ifadesini
Hazreti Allahın kendi gücünü ispat için söylediği anlaşılsa da
asıl gaye
kişinin bu büyük güç karşısında daha dikkatli olması,
korku da en son noktada bulunması,
iyi kötü hiçbir amelini küçümsememesi
Amellerindeki titizlikte aşırıya gitmesidir.


besmele3yp1vj2ks9.jpg

"Biz kıyamet günü, amellerin tartılacağı doğru terazileri koyarız,
İyilik yapanın iyiliğinden hiçbir şey eksiltilmez;
kötülük yapanın kötülüğüne de hiçbir şey ilave edilmez.
Kişinin yaptığı iş, hardal tanesi ağırlığında da olsa
onu getirir ve hazır bulundururuz. "
Enbiya sure-i Celilesi 47. ayeti kerime
85seniiiiiiiiokseviyoruiq2.gif
 

YaRêN

GüIefşaN
 
Üyelik Tarihi
16 May 2012
Mesajlar
5,191
Aldığı Beğeniler
11,197
Konum
Olduğum Yerden
Takım
Galatasaray
Ebû Cehil,
bir gece Velid b. Muğîra ile birlikte Beytullah'ı tavaf etti.
Peygamberimiz
sav1im2.gif
hakkında konuştular.
Ebu Cehil şöyle dedi:
Vallahi, ben onun doğru söylediğini kesin olarak biliyorum.
Velid dedi ki:
"Sus, bunu nerden anladın?"
Ebû Cehil:
Ey, Abd-i Şems'in babası!
Biz ona, çocukken "Sâdık ve emin" diyorduk.
Aklı olgunlaşıp rüşdü kemale erince,
ona "yalancı ve hâin" demeye başladık.
Vallahi, ben onun doğru söylediğini kesinlikle biliyorum" dedi.
Velid,
"O halde, onu tasdik edip iman etmekten seni alıkoyan nedir?.."
dedi.
Ebû Cehil dedi ki:
"Kureyş kızları benden, "yenildiği için Ebû Tâlib'in yetimine tâbi oldu" diye söz ederler.
Lât ve Uzzâ'ya yemin olsun, asla onun peşinden gitmem."
Bunun üzerine,
besmele3yp1vj2ks9.jpg

"Hevâsınıı ilah edinen ve Allah'ın, hakkı bildiği halde saptırdığı,
kulağını ve kalbini mühürlediği kimseyi gördün mü?"
Casiye Suresi 23.ayeti kerime
mealindeki âyet indi.
85seniiiiiiiiokseviyoruiq2.gif


 

YaRêN

GüIefşaN
 
Üyelik Tarihi
16 May 2012
Mesajlar
5,191
Aldığı Beğeniler
11,197
Konum
Olduğum Yerden
Takım
Galatasaray
İnsanlar, cinlerin gelecekte olacak gâib şeyleri bildiklerini söylerler.
Süleyman peygamber cinleri emrinde çalıştırırdı.
çok yaşlıydı...
Bir gün mihrabında namaz kılmak üzere âsâsına yaslanmış olarak durmuştu.
Ecel geldi ve öldü..
O hal üzere ayakta bir sene kaldı.
Cinler, onu gördükleri halde ayakta olmasından
onun öldüğünden habersiz, bina inşasına devam ettiler.
Nihayet Güve, Süleyman A.s.'ın asasını yedi de Süleyman (a.s) yere düştü.
Bunun üzerine öldüğünü anladılar.
Anladışıldı ki, Cinler Allah bildirmedikçe önündekini bile bilmiyorlar.
Hele ki gaybı asla bilemezler
Eğer Cinler gaybı bilselerdi, uzun süre bu meşakkatli işi yapmazlardı.
Hz. Süleyman (a.s) öldüğü halde,
onlar onun sağ olduğunu sanmazlardı.
Cinlerin gaybı bildiği bilgisi yalan yanlış bir bilgidir.

besmele3yp1vj2ks9.jpg

"Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun öldüğünü, ancak değneğini yiyen güve gösterdi. Yıkılınca anlaşıldı ki Cinler gaybı bilselerdi, o küçük düşürücü azap içinde kalmazlardı."
Sebe Sure-i Celilesi 14. Ayeti kerime
85seniiiiiiiiokseviyoruiq2.gif

 

YaRêN

GüIefşaN
 
Üyelik Tarihi
16 May 2012
Mesajlar
5,191
Aldığı Beğeniler
11,197
Konum
Olduğum Yerden
Takım
Galatasaray
Rabbimiz kitabında Cennetlik kulların vasıflarını anlatırken,
şu tarifi yapar...
besmele3yp1vj2ks9.jpg

" Rablerine ortak tanımayanlar"
Müminün sure-i celilesi 59.ayeti kerime

Fahreddin Râzî hazretleri konu hakkında şöyle der:
"Bundan maksat,
Allah'ın birliğine iman etmek ve ona ortak koşmamak değildir.
Çünkü bu mana daha önceki âyette zaten vardır.
Bilakis bundan maksat gizli şirkte bulunmamaktır.
gizli şirkten kaçmak
İbadeti,
Sadece Allahın rızasını kazanmak ve Allahı hoşnut etmek için yapmakla olur."
85seniiiiiiiiokseviyoruiq2.gif
 

YaRêN

GüIefşaN
 
Üyelik Tarihi
16 May 2012
Mesajlar
5,191
Aldığı Beğeniler
11,197
Konum
Olduğum Yerden
Takım
Galatasaray
Mü'minlerle Ehl-i kitap, karşılıklı olarak kendilerini Övdüler.

Ehl-i kitap:
"Bizim peygamberimiz sizin peygamberinizden önce geldi,
kitabımız da sizin kitabınızdan önce indi.
Dolayısıyle biz Allah'a sizden daha yakınız"
dediler.

Mü'minler de:
"Bizim peygamberimiz, peygamberlerin sonuncusudur,
kitabımız da
diğer kitapların hükümlerini kaldırmıştır"
dediler.

Bunun üzerine
besmele3yp1vj2ks9.jpg

" Ne sizin kuruntularınız ne de ehl-i kitabın kuruntuları gerçektir;
kim bir kötülük yaparsa onun cezasını görür ve
kendisi için Allah'tan başka dost da, yardımcı da bulamaz.

Erkek olsun, kadın olsun,
her kim de mü'min olarak iyi işler yaparsa,
işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.

İşlerinde doğru olarak kendini
Allah'a veren ve İbrahim'in, Allah'ı bir tanıyan dinine
tabi olan kimseden dince daha güzel kim vardır ?"
nisa suresi 123-124-125.
ayeti kerimeleri nazil oldu
85seniiiiiiiiokseviyoruiq2.gif
 

YaRêN

GüIefşaN
 
Üyelik Tarihi
16 May 2012
Mesajlar
5,191
Aldığı Beğeniler
11,197
Konum
Olduğum Yerden
Takım
Galatasaray
besmele3yp1vj2ks9.jpg

"İffetli kadınlara zina isnadında bulunup,
sonra dört şahit getiremeyenlere seksener sopa vurun ve
artık onların şahitliğini hiçbir zaman kabul etmeyin.
Onlar fâsıkların ta kendileridir."
Nur suresi 4. Ayeti kerime..


Ayeti kerime de dikkat çeken "İffetli kadınlara zina isnat edenler "
cümlesindeki ifade de yer alan "iffet" kelimesidir.
Buradan çıkan sonuç;
iffetli erkek veya kadına iftira atmanın,
iftira cezası gerektirdiğine ince bir işaret vardır.

Fakat kendisine bu suçun isnat edildiği şahıs,
ahlâksızlığı ile bilinen veya lâubalîlik,
hayasızlık ve sorumsuzca davranışlarıyla şöhret bulmuş birisi ise,
ona bu suçu isnat eden kimseye ceza uygulanmaz.
Çünkü ahlâksız, fâsık kimsenin şerefi yoktur.
Onlar ceza kapsamına girmez...
85seniiiiiiiiokseviyoruiq2.gif
 

YaRêN

GüIefşaN
 
Üyelik Tarihi
16 May 2012
Mesajlar
5,191
Aldığı Beğeniler
11,197
Konum
Olduğum Yerden
Takım
Galatasaray
Rasülüllah
sav1im2.gif
efendimiz niçin mekkeden medineye göç etmiş ve orada kalmıştır ?

besmele3yp1vj2ks9.jpg

"Suç işlemede bu kafirlerin adeti yani adet haline getirdikleri işleri ve
tuttukları yol, Firavun hanedanının ve onlardan önce gelen
Nûh, Ad ve Semûd kavimlerinin iş ve yolları gibidir ki
bunlar inat, yalanlama, inkar ve suç işlemede birbirlerine benzerler.
Onlar, peygamberlerin Allah katından getirdiklerini inkar ettiler de,
Allah, inkarları ve yalanlamaları yüzünden onları helak etti.
Şüphesiz Allah kuvvetle yakalar ve şiddetle azap eder.
Hiçbir kimse onu mağlup edemez.
Hiçkimse ondan kaçıp kurtulamaz.

Onların başına gelen bu azap, Allah'ın, hükmünde adil oluşu sebebiyledir.
O, herhangi bir kimseye verdiği nimeti,
ancak işlediği günah sebebiyle değiştirir.
İnsanlar, Allah'ın verdiği nimeti inkar ve isyanla değiştirmedikçe,
Allah nimeti azapla değiştirmez."
enfal suresi 53_54. Ayeti kerimeler

İşte Kureyş kafirlerinin Allah'ın verdiği zenginlik, bolluk,
emniyet ve afiyet nimetini, inkar,
Allah yolunda alıkoyma ve müminlere karşı savaşma gibi şeylerle
değiştirmeleri bu hükme en güzel örnektir.

Süddi hazretleri şöyle der:
Allah'ın
allah23rjno7.jpg
Kureyş'e verdiği nimet Muhammed
sav1im2.gif
'dir.
Onlar onu yalanladılar ve inkar ettiler.
Allah da onu Medine'ye nakletti ve müşriklere azap indi.

Yüce Allah, onların söylediklerini işitici, yaptıklarını da bilicidir.
85seniiiiiiiiokseviyoruiq2.gif


 

YaRêN

GüIefşaN
 
Üyelik Tarihi
16 May 2012
Mesajlar
5,191
Aldığı Beğeniler
11,197
Konum
Olduğum Yerden
Takım
Galatasaray
İbrahim aleyhisselam Rabbine şu şekilde dua etti
besmele3yp1vj2ks9.jpg

"Ey Rabbimiz!
Ben, aile efradımdan oğlum ismail ile eşim Hâceri,
Senin Beyt-i Hareminin yanında ekin bitmeyen bir vadiye yerleştirdim.
Burası, Allah'ın şereflendirdiği Mekke vadisîdir.
Ey Rabbimiz! Sana ibadet etsinler ve namaz kılsınlar diye onları bu vadiye yerleştirdim.
Bir kısım insanların kalplerini onlara karşı eğilimli ve şefkatli kıl. "
İbrahim sure-i celilesi 37. ayeti kerime

İbn Abbas
angrybn8.gif
şöyle der:
Eğer Hz.İbrahim (a.s) "insanların kalplerini" deseydi,
İranlılar ve Bizanslılar ve bütün insanlar bu vadiye dolardı.
Fakat o, Bir kısım insanların" dedi ki, bunlar müslümanlardır.

Günümüzde yapılmaya çalışılan
yahudi, hristiyan ve müslümanların eşitliği konusunu
daha o günlerde bile islam kabul etmemiş,
bu reddi İbrahim aleyhisselam duasıyla seslendirmiştir..
85seniiiiiiiiokseviyoruiq2.gif

 

YaRêN

GüIefşaN
 
Üyelik Tarihi
16 May 2012
Mesajlar
5,191
Aldığı Beğeniler
11,197
Konum
Olduğum Yerden
Takım
Galatasaray
Hazreti Allah,
diğer peygamberlere isimleri ile hitap ederek şöyle buyurdu:
"Ey Nuh! Selâmetimizle in"
"Ey İbrahim! Rüyayı doğruladm"
"Ey Musa! Ben, risâletlerimle ve seninle konuşmamla
seni insanlara üstün kıldım"

Ancak, Rasulullah (s.a.v.)'a, sadece,
nübüvvet ve risâlet lafızlarını kullanarak hitap etti.

"Ey Peygamber! Sana Allah yeter"
"Ey Rasûl! Rabbinden sana indirileni tebliğ et"

Kur'an'm hiçbir yerinde, ona, ismiyle seslenildiğini göremeyiz.
Ona sadece, "Ey Nebî!" ve "Ey Rasûl!" şeklinde hitap edilmiştir.
Bu, onun şanının ve makamının yüce kılındığını ifade eder.
Onun, öncekilerin de sonrakilerin de efendisi nebî ve rasûllerin önderi
olduğunu gösterir.
Aynı zamanda, Rasûlullah'a (s.a.v.) nasıl davranacağımızı bize öğretir.
Dolayısıyle biz Peygamberimizi (s.a.v.), sadece saygı ve hürmetle anar
ve onu sadece en mükemmel sıfatla vasıflandırırız..
besmele3yp1vj2ks9.jpg

"Peygamberi, kendi aranızda birbirinizi çağırır gibi çağırmayın"
"Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar,
şüphesiz Allah'ın, kalplerini takva ile imtihan ettiği kimselerdir."
Nur ve Hucurat Sure-i Celileleri
85seniiiiiiiiokseviyoruiq2.gif

 

YaRêN

GüIefşaN
 
Üyelik Tarihi
16 May 2012
Mesajlar
5,191
Aldığı Beğeniler
11,197
Konum
Olduğum Yerden
Takım
Galatasaray
Hazreti Allah
allah23rjno7.jpg
kullarının hayır dualarına icabet etmede
şer dualarına icabet etmekten daha acelecidir.
Şer duaların kabulunü geciktirmekte insanın menfaati vardır.

yüce kelamda buyurulur ki

besmele3yp1vj2ks9.jpg

"Eğer Allah, insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi,
şerri de acele verseydi,
elbette onların ecelleri bitirilmiş olurdu."
yunus suresi..11.ayet-i kerime

Mücahid şöyle der:
Kişinin istediği şer, kızdığında kendisine veya çocuğuna beddua ederek:
"Ey Allah'ım onu yok et, ey Allah'ım ona bereket verme" demesidir.

Taberî tefsirinde denir ki:
Yani Allah, insanların kendisinden hayır isteklerinde dualarını
hemen kabul ettiği gibi,
kendilerine şer ve zarar gelecek hususlardaki dualarını da
çarçabuk kabul etseydi mutlaka çabucak öldürülürler ve helak olurlardı.
85seniiiiiiiiokseviyoruiq2.gif


 
Üst Alt