Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
"Alenî sade gıybet: Sevgili Peygamber (a.s.m.) gıybeti Birinizin, kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmasıdır! şeklinde tanımlamış; İftiralı gıybet: Peygamber (a.s.m.) devam eder: Eğer söylediğin onda varsa gıybetini yapmış oldun; eğer yoksa bir de iftirada bulundun. (3) İftira, kusurların en çirkinidir. Eğer gıybet ederken kullandığımız bilgi bizzat kendi gözlemimize ait değilse, başkasından duymuşsak, dilden dile kesinlikle değişime uğramıştır ve tam olarak doğru değildir. Din kardeşinin yüzüne karşı söylemediğin şeyi ardından söylemen gıybettir demiştir. Bir kişinin gıyabında ondan hoşlanmayacağı şekilde, hakkında doğru olan birşeyi söylemek, alenî gıybetin ta kendisidir. Eğer hakkında konuştuğunuz kişi huzurda olsaydı, cümlelerinizi, hatta o andaki duruşunuzu değiştirme ihtiyacı duyar mıydınız? Eğer öyleysedoğruları söylemeniz şartıylayaptığınızın adı gıybettir ve bu, gıybetin en sade formudur.
Gizli gıybet: Çoğu zaman yaptığımız, kalbimizden geçirmek, yani zannetmek suretiyle gıybete girmektir. Gıybetin ne kadar kötü olduğunun vurgulandığı âyette, Kurân şöyle der: Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın. Bütün zanlar ve tahminler değil; ama kimi zanlar, gıybet hâlini almaktan kendini kurtaramaz. Hazret-i Gazalî, bunu kalp ile gıybet şeklinde tanımlamış; bir kimsenin ayıbını insanın kendi kendine söylemesini bile reddetmiş; kalp ile gıybeti, gözü ile kötü birşeyi görmeden, kulağı ile duymadan, bir kimseye suizanda bulunmak şeklinde tarif etmiştir.Peygamber (a.s.m.) der ki, Bir kimse kardeşini bir kusur ile ayıplarsa, o kimse ölmeden o kusuru işler. Başkalarının hoşlanmadığımız özelliklerinin hangi şartlardan kaynaklandığını nereden biliyoruz? Kimlerin hangi zorluklar yoluyla kaderleri tarafından eğitildiklerini bilmeksizin, kimi kusurlu gözüken yönlerinin gizli bile olsa gıybetini yapmaya ne hakkımız var!
 

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
Münafıkâne/ikiyüzlü gıybet: Gıybetin en utanç verici biçimidir ki, İmam Gazalî buna münafıkâne gıybet demiştir. Gıybeti yapan şöyle der: Allah affetsin, o da bizim gibi bazen karıştırıyor, İnşaallah düzelir, daha iyi olur. Bu gibi sözlerle görünürde hakkında konuştuğu kişiyi sevdiğini, iyiliğini dilediğini demeye çalışmakta; ama gizliden gizliye de o kişinin bozulmuş olduğunu, yanlışlar yaptığını ima etmektedir. Dinleyenin ikiyüzlülüğü de şu şekildedir: Boşver gitsin, gıybet oluyor. Bunlara benzer sözleri söylerken, aslında gıybeti gerçekten engellemek istemiyor; görünürde aksini savunsa da, içten içe o kişi hakkında gıybet yapılmasından hoşlanıyor
"Söz taşımalı gıybet: İnsanların sözlerini muhataplarına ara bozmaya yol açacak şekilde taşımak biçimindeki gıybettir. Şöyle der Peygamber(a.s.m.): (Arabozucu) söz taşıyan cennete giremeyecektir. Kurân bizi uyarır: Ey inananlar, eğer bir fasık size bir haber getirirse onu araştırın. Yoksa bilmeyerek bir kavme sataşırsınız da yaptığınıza pişman olursunuz.
Hasan-ı Basrî şöyle der: Başkalarının sözünü sana ileten, getiren, muhakkak senin sözünü de başkalarına iletir. ... Zira onun yaptığı hem gıybet, hem zulüm ve hıyanet, hem de aldatma ve haset, hem nifak, fitne ve hiledir. Elbette başkalarının sözlerini nakletme hakkımız var. Ama, Sevgili arkadaşım veya aziz hocam şöyle demişti... gibi bir dostluk ifadesiyle başlayacak isim zikrini, ancak sözün sahibinin güzel ve duyduğunda hoşuna gidecek olumlu sözleri takip edebilir. Yoksa, Adam senin veya filancanınhakkında dedi ki... şeklinde başlayıp, sözün sahibini üzecek bir cümle söyleyen, kendisini felaketler arasından felaket beğenmeye hazırlansın.
 

peri

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Ara 2005
Mesajlar
950
Aldığı Beğeniler
5
Eğer insanlar gerçekleri açık ve cesur bir ortamda eşit şartlar altında paylaşabilselerdi; yüzlerinden başka, gıyaplarında başka olmasalardı, savaşlar çıkmayacaktı; kavgalara, üzüntülere yer kalmayacaktı. Tüm kötülükler, gıybeti de beraberlerinde taşırlar.

ALLAH BİZİ GIYBET EDEN İNSANLARDAN KORUSUN.
 

VeRDa

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
13 Eyl 2005
Mesajlar
254
Aldığı Beğeniler
0
insan kalbi bir sandıktır,
dudaklar, onun kilidi ,dil ise anahtarıdır.
insana o anahtarı iyi muhafaza etmek düşer..

Rabbim dilimizi giybet etmekten korusun..

saol canim paylasim icin.. ;)
 

mabed

Bir_Katre
 
Üyelik Tarihi
24 Eki 2005
Mesajlar
2,864
Aldığı Beğeniler
20
sizde saolun eklemeler için de tşkler. ;)
 

eslem

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
1,072
Aldığı Beğeniler
2
Rabbim dilimizi giybet etmekten korusun..

Amin inşaallah .. Yanlız şuan biz bayanlar arasın da gıybet adeta su gibi ihtiyaç olmuş. Gıybet olmazsa hayatımızın tadı tuzumu var diye düşünülüyor çok yazık gerçekden halımıze. X(
 

*HaBiBimSiN*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 May 2006
Mesajlar
28
Aldığı Beğeniler
0
Her türlü boş , faydasız ve mesnetsiz söz, görüş ve davranıştan ancak ve ancak Rabbime sığınırımm
 

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
ORiJiNAL YAZARI : mabed
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. Hucurat,12

Dedikodu dinleyen dedikodu yapan kadar hatalıdır. James Randall

Sevdiğimiz kişilerle konuşurken öyle konuşmalıyız ki, yarın onlarla dost olduğumuzda söylediklerimizden utanmayalım.
Gıybetin ne olduğunu biliyor musunuz? Kardeşinizin hoşlanmayacağı şeyler ile onu anmanızdır. Hadis-i Şerif

Gıybet eden ve dinleyen, günahta ortaktırlar. Hadis-i Şerif
Kişiyi iyi tanırsan kimseyi inandıramazsın. Ama kötülersen herkesi inandırırsın. John Draper


cok dogru cok onemlı bır konuya degınmıssın bıdanemm...ben gundeme getırıorum eskı bı konuda olsa..emege saglık
 

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
Gıybeti Yüce Allah Kuran da kardeşinin etini yemeye benzetmiştir. Bir Kuran ayetinde şöyle bildirilmektedir: Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin.) Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan tiksindiniz. Allah'tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir. (Hucurat Suresi, 12)

Müslümanların birbirleri hakkında gıybet yapması inananları birbirlerinden tümüyle uzaklaştırıp fırkalara böler. Bu da Yüce Rabbimizin; Hepiniz Allahın ipine sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın... (Al-i İmran Suresi, 103) emrine ters bir durum oluşturur.

Her ne yönden bakılırsa bakılsın gıybet insanlara zarar veren, toplumu içten içe kemiren toplumsal bir hastalıktır. Bu hastalığa karşı mücadele, ancak insanların birbirlerine karşı samimi ve yapıcı düşünüp davranmalarıyla olur. Yapılması gereken, bir kişide bir hata gördüğünde, arkasından çekiştirmek yerine yapıcı eleştirilerde bulunarak kendince gördüğü hatayı düzeltmeye çalışmaktır. Bu tarz olumlu bir yaklaşım insanların karşılıklı güvenini, saygısını ve sevgisini arttıracaktır

Samimi bir niyetle gıybetin terk edilmesi sadece insan ilişkilerini düzeltmekle kalmaz. Bu, insanın ahiret yaşamı için de yapabileceği en doğru davranıştır. Hümeze Suresi'ndeki bir Kuran ayetinde Allah insanları arkasından çekiştirenleri şöyle uyarmaktadır: Arkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin vay haline. (Hümeze Suresi, 1)
 
Üst Alt