Iki arkadaş varmış. Çok samimi ve aralarından su sızmaz denecek kadar yakınlarmış. Birisi Ahmet diğeri cemil.
bir gün Ahmet cemile demiş ki "-iki tane evin olsa birini bana verir misin?" cemilde kendinden emin bir edayla "- tabi canım aramızda lafımı olur?" demiş.
Ardından cemil Ahmet’e senin iki tane tarlan olsa birini bana verirmisin " demis.
Ahmet’e elbette canına kurban olsun aramızda lafımı olur? demiş. bu muhabbet değişik şeyler üzerine sürmüş her biri sahip olduğu ev, araba, tarla, bahçe vs . Rahatlıkla yarısını arkadaşıyla paylaşabileceğini iddia ediyormuş.
Derken cemil Ahmet’e sormuş? Senin iki tavuğun olsa birini bana verirmisin? diye.
Ahmet duraklamış ve cevap vermiş"-hayır vermem"
tabi cemil şaşırmış. Daha önce evi arabayı tarlayı gözü kapalı vermeye razı olan Ahmet neden bir tavuk için hayır demişti. Sebebini sordugunda Ahmet’in cevabı manidarmış "- çünkü benim iki tavugum var!"
evet peki biz nerede yer alıyoruz soralım kendimize, hep şöyle şöyle olsa şu şu iyiliği yaparım mı diyoruz, yoksa sahip olduklarımızla yapabileceğimizin en iyisini mi yapıyoruz.?
yoksa sahip değilken ben şunu şunu yaparım deyip, cenabı Hak o imkanları bahşettiğinde hayır hasenat yolunda zerre harcamıyor muyuz.?