- Üyelik Tarihi
- 25 May 2011
- Mesajlar
- 638
- Aldığı Beğeniler
- 13
Yıl 2002’ye muhabbetle kucak açmışken ; açlıktan değilse de susuzluktan, yorgunluktan ziyade sigarasızlıktan gözlerim kaymış, etrafımda bulunan canlı – cansız bütün mahlukat kızıl renge bürünmüştü.
Tansiyona hiç sevgi göstermediğim halde; O, sadık bir dost gibi, her ramazanda ayrılmamacasına yapışırdı yakama…
Karşılıksız sevgi bu olsa gerek diye, başım yer çekimine eşlik edercesine düşünürken ben; ayaklarım apartman merdivenlerinde, “Ha gayret, az kaldı.” diye destek oluyordu bana.
Ziline bastığım kapıyı, gülümseyen yüzüyle komşumuz açmış ve “Hoş geldin.” demişti, hiç sorgusuzca.
“Hoş bulduk, sizlerde hoş gelmişsiniz.” diyerek, içeri dalmış ve hızla ayakkabılarımdan kurtulma mücadelesine girişmişken, “-Aaa!!! Annem, hangi arada mobilyaları değiştirmiş?” sorusunun şaşkınlığına düşmüş, buna rağmen de, ilk hamlede mutfağa yönelip, tencerenin kapağını açmıştım, “Ne pişirilmiş?” diye…
Ya Rabbim!...
Ben, evim diye bir alt kata girmiş olduğumu; komşumun “Bu günkü ramazan misafirimiz, Zeliha.” dediğinde anlamış; yüzüm, etrafımdaki kızıllığa baskın çıkarcasına kırmızıya dönüşmüştü…
(2002 Yılı, Ramaznında yaşadığım hatıratlarımdandır.)
Muhabbetle kalın kardeşlerim…
Mükemmel bir Ramazan anısı
Anlatımınızda çok hoş olmuş ayrıca ..

hayal edebiliyorum .. Zavallı komşuların ..