Çocuklar benlik kavramiyla dogmazlar. Benlik kavramini anne-baba ve çevrelerinden ögrenirler. Eger siz dogru ve güzel olani ögretirseniz, çocugunuz da iyi bir "benlik"e sahip olmus olur.
Çocugun temel kisilik yapisini belirleyen tek etken, onda belirecek benlik kavrami, yani kendi kendini nasil gördügüdür. Onun, okulda ve daha sonraki hayatinda elde edecegi basari, kendi benligi ve kendi varlik kavramidir. Kisiligin distan degil, içten görünüsü veya öznel yanidir.
Benlik kavraminin anlasilmasi ve yapisini olusturan unsurlarin çözümlenmesi, diger bir deyisle, insanin kendisini taniyabilmesi için, asagidaki sorularin sorulmasi ve cevaplarinin verilmesi gerekir.
Çocuk, kendisi ile ilgili çevresindeki ilk izlenimleri hissetmeye baslamasiyla benligi olusmaya baslar. Benlik, kisinin kendisini algilama biçimidir. Diger bir deyisle, benlik, bireyin kendi içine bakisi ve çevresinin ona baktigi seklin birlikte algilanmasidir. Çocugun karakterinin olusmasindaki en önemli etken "benlik kavrami" dır. Benlik kavraminin en önemli bölümü ise bebeklikte olusur. Benlik kavrami, çocugun kendisiyle ilgili olarak kafasinda çizdigi görüntüdür. Bu görüntü, çocugun kendine güvenip güvenmeyecegini, içe ya da disa dönük olacagini, atak ya da çekingen olacagini belirler. Çocugun benlik kavrami, onunla dünyayi seyrettigi bir gözlük gibidir.
Çocuklar, benlik kavramina sahip olarak dogmazlar. Bunu anne-babalarindan ve az da olsa kardeslerinden ögrenirler. Bunu ögrenmeye de bebekken hem de dogar dogmaz baslarlar. Bebeklik döneminde, çocugun hayat hakkindaki temel görüsü olusur. Çocuk bu dönemde, bebek gözüyle dünyaya bakis açisini, hayat felsefesini kurmaktadir. Yine bu dönemde ya temel bir güven ve mutluluk ya da güvensizlik ve mutsuzluk duymaya baslar. Çocugunuzun kendine ve çevresine karsi güven duymasina yardimci olmalisiniz. Bunu da esinizle birlikte olusturacaginiz güzel ortamla saglayabilirsiniz. Çocugun dünyaya bakmakta kullandigi gözlügün cami bu ortamdir. Temel ihtiyaclari karsilanan çocukta güven, iyimserlik duygularinin temeli atilacak ve çocugunuz potansiyel yeteneklerini mümkün olan en üst düzeyde gelistirecektir.
Çocuk, kendi gücü ile ilgili ilk izlenimleri elde etmeye basladiginda, anne-babanin o izlenime yaptigi olumlu veya olumsuz katkilarla benlik gelisir. Pek becerikli olmadigina dair düsüncelerle büyüyen bir çocuk, anne-babasinin kendisine sik sik beceriksiz oldugunu söylemesi yüzünden kendisinin "beceriksiz" olduguna inanir ve becerikli olmaktan vazgeçer. Bunun tersi bir sekilde, kendisine sürekli "dürüst" oldugu telkin edilen çocuk da dürüst olmaya gayret eder. Her sey ona nasil davranacaginiza baglidir. Yanlis davranislariniz, çocugun kendine duydugu güveni yok edebilecegi gibi, kendine güven verici sözlerle hitap edilen çocuk da iyi bir benlik kazanabilir.
Bazi çocuklar, kendileri için,
"Ben iyi bir çocugum. Beni herkes sever. Ben her seyi becerebilirim. Yeni seyler dener ve basaririm." düsüncesindedirler. Bu görüsteki çocuklar, okulda da okul disinda da kimseyi tedirgin etmezler ve en çok, en çabuk bu tip çocuklar ögrenir. Oysa "Ben, iyi bir çocuk degilim. Beni kimse sevmiyor. Ben hiçbir sey beceremem. Nasil olsa basaramayacagima göre, hiç denememek daha iyi" diyen çocuklar da vardir. Bunlar, hem kendileri için, hem çevrelerindekiler için çesitli sorunlara yol açarlar. Ögrenmekte en çok güçlük çekenler, böyle çocuklardir.
Çocugun temel kisilik yapisini belirleyen tek etken, onda belirecek benlik kavrami, yani kendi kendini nasil gördügüdür. Onun, okulda ve daha sonraki hayatinda elde edecegi basari, kendi benligi ve kendi varlik kavramidir. Kisiligin distan degil, içten görünüsü veya öznel yanidir.
Benlik kavraminin anlasilmasi ve yapisini olusturan unsurlarin çözümlenmesi, diger bir deyisle, insanin kendisini taniyabilmesi için, asagidaki sorularin sorulmasi ve cevaplarinin verilmesi gerekir.
Çocuk, kendisi ile ilgili çevresindeki ilk izlenimleri hissetmeye baslamasiyla benligi olusmaya baslar. Benlik, kisinin kendisini algilama biçimidir. Diger bir deyisle, benlik, bireyin kendi içine bakisi ve çevresinin ona baktigi seklin birlikte algilanmasidir. Çocugun karakterinin olusmasindaki en önemli etken "benlik kavrami" dır. Benlik kavraminin en önemli bölümü ise bebeklikte olusur. Benlik kavrami, çocugun kendisiyle ilgili olarak kafasinda çizdigi görüntüdür. Bu görüntü, çocugun kendine güvenip güvenmeyecegini, içe ya da disa dönük olacagini, atak ya da çekingen olacagini belirler. Çocugun benlik kavrami, onunla dünyayi seyrettigi bir gözlük gibidir.
Çocuklar, benlik kavramina sahip olarak dogmazlar. Bunu anne-babalarindan ve az da olsa kardeslerinden ögrenirler. Bunu ögrenmeye de bebekken hem de dogar dogmaz baslarlar. Bebeklik döneminde, çocugun hayat hakkindaki temel görüsü olusur. Çocuk bu dönemde, bebek gözüyle dünyaya bakis açisini, hayat felsefesini kurmaktadir. Yine bu dönemde ya temel bir güven ve mutluluk ya da güvensizlik ve mutsuzluk duymaya baslar. Çocugunuzun kendine ve çevresine karsi güven duymasina yardimci olmalisiniz. Bunu da esinizle birlikte olusturacaginiz güzel ortamla saglayabilirsiniz. Çocugun dünyaya bakmakta kullandigi gözlügün cami bu ortamdir. Temel ihtiyaclari karsilanan çocukta güven, iyimserlik duygularinin temeli atilacak ve çocugunuz potansiyel yeteneklerini mümkün olan en üst düzeyde gelistirecektir.
Çocuk, kendi gücü ile ilgili ilk izlenimleri elde etmeye basladiginda, anne-babanin o izlenime yaptigi olumlu veya olumsuz katkilarla benlik gelisir. Pek becerikli olmadigina dair düsüncelerle büyüyen bir çocuk, anne-babasinin kendisine sik sik beceriksiz oldugunu söylemesi yüzünden kendisinin "beceriksiz" olduguna inanir ve becerikli olmaktan vazgeçer. Bunun tersi bir sekilde, kendisine sürekli "dürüst" oldugu telkin edilen çocuk da dürüst olmaya gayret eder. Her sey ona nasil davranacaginiza baglidir. Yanlis davranislariniz, çocugun kendine duydugu güveni yok edebilecegi gibi, kendine güven verici sözlerle hitap edilen çocuk da iyi bir benlik kazanabilir.
Bazi çocuklar, kendileri için,
"Ben iyi bir çocugum. Beni herkes sever. Ben her seyi becerebilirim. Yeni seyler dener ve basaririm." düsüncesindedirler. Bu görüsteki çocuklar, okulda da okul disinda da kimseyi tedirgin etmezler ve en çok, en çabuk bu tip çocuklar ögrenir. Oysa "Ben, iyi bir çocuk degilim. Beni kimse sevmiyor. Ben hiçbir sey beceremem. Nasil olsa basaramayacagima göre, hiç denememek daha iyi" diyen çocuklar da vardir. Bunlar, hem kendileri için, hem çevrelerindekiler için çesitli sorunlara yol açarlar. Ögrenmekte en çok güçlük çekenler, böyle çocuklardir.