HEP NEFİS ÇIKAR KARŞIMA
ÖLÜP ÖLÜP DİRİLSEM
NEFSİMDEN KAÇMAK KOLAY
KENDİMDEN KAÇABİLSEM
Herkez nefsinden kaçmaya çalışır.Peki gerçekten nefsin ne olduğunu bilen varmıdır?Nefis nefis dedikleri şeyin aynada kendi yüzlerini görmekten başka birşey olmadığını nezaman anlayacağız?Biliyorum hiçbirzaman..................
Kafasını kaldırıp ağacı,bulutu,güneşi,ayı,yıldızlarıve gözün gördüğü aklın aldığı herşeyin oluşunu tesadüflere bırak insanmı anlayacak nefsin kendinden ibaret olduğunu.Yoksa tüm varlığı doğa yarattı deyip peki doğayı kim yarattı denildiğinde verecek bir cevabı olmayanlar mı?Yada nüfus cüzdanında dini "İSLAM"yazan evet inanıyorum deyip inandığı yaratıcının ne gibi kudretlere sahip olduğunun farkında olmayan gafillermi?
YA YA haksızlık ediyorum galiba.....................
geceler boyu şefaat ya Resulullah diye inleyenleri, rabbim emretti diye örtünenve çarşafa bürünen nur yüzlülere ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapıldığı halde vazgeçmeyen kadınları, saadet asrında "ANAM BABAM SANA FEDA OLSUN YA RESULULLAH" diyen sahabeleri.her ALLAH deyişimde içimde filizlenen duyguları görmezden gelmek haksızlık olurdu.Gece,akşamdan kurulmuş olan saat haydi teheccüt vakti dediğinde nefis başlıyor iş başı yapmaya "offff nede güzel uyuyordum hadi bu gece kalkmayayım yarın gece kalkarım bu gece çok yorgunum yarın gece dinlenmiş olurum o zaman kalkarım"diye başlar vesveseye ama bir hamle yapar doğrulursun yataktan bir kamçı yer nefis,abdest alırsın birkamçı daha "ALLAHU EKBER"deyip namaza durduğundada büyük bir darbe daha yer.Ve en nihayetinde hakk'ın davetine kulak veren kul ellerini semaya açar.Affedilmek için Peygamber Efendimizin şefaatini almak için yalvarır ki işte o an nefsimin katili olduğum andır.Zaten nefis kaybetmeye mahkum edilmiş bir mahkumdur.Onun dünyadaki zaferi bile ahirette cehennem çukurlarının en ücra köşelerinde kaybolup gidecek basit bir hevestir.Ne var ki kötü olan iyi ile kötünün aydınlık ile karanlığın bu savaşında topladığı yandaşlarınıda aynı cehennem zindanlarına sürükleyecek oluşudur.
ALLAH uğrunda cihad edenlerin kılıcındadır nefsin ölümü.Yakası yırtılmamış duygularında Allah sevgisini saklayan kardeşimin kalbinde,ilmi öğreten hocamın duduklarında,Çanakkale geçilmez diyen Seyit Onbaşının sırtındaki mermide, "Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak"yazan Mehmet Akifin kaleminde Necip Fazılın "Tel tel ve iplik iplik dikselerde ağzımı / tek ses duyacaklar Allahu ekber yoklasalar nabzımı"diye haykıran mısralarındadır nefsin ölümü.
Ey nefsim,Ey aynadaki ben görüyor musun?Sana karşı olan zaferimi duyuyor musun?Bak kulak ver ne diye inliyor kalbim "ALLAHU EKBER"
VE ŞİMDİ ÖL...
ÖLÜP ÖLÜP DİRİLSEM
NEFSİMDEN KAÇMAK KOLAY
KENDİMDEN KAÇABİLSEM
Herkez nefsinden kaçmaya çalışır.Peki gerçekten nefsin ne olduğunu bilen varmıdır?Nefis nefis dedikleri şeyin aynada kendi yüzlerini görmekten başka birşey olmadığını nezaman anlayacağız?Biliyorum hiçbirzaman..................
Kafasını kaldırıp ağacı,bulutu,güneşi,ayı,yıldızlarıve gözün gördüğü aklın aldığı herşeyin oluşunu tesadüflere bırak insanmı anlayacak nefsin kendinden ibaret olduğunu.Yoksa tüm varlığı doğa yarattı deyip peki doğayı kim yarattı denildiğinde verecek bir cevabı olmayanlar mı?Yada nüfus cüzdanında dini "İSLAM"yazan evet inanıyorum deyip inandığı yaratıcının ne gibi kudretlere sahip olduğunun farkında olmayan gafillermi?
YA YA haksızlık ediyorum galiba.....................
geceler boyu şefaat ya Resulullah diye inleyenleri, rabbim emretti diye örtünenve çarşafa bürünen nur yüzlülere ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapıldığı halde vazgeçmeyen kadınları, saadet asrında "ANAM BABAM SANA FEDA OLSUN YA RESULULLAH" diyen sahabeleri.her ALLAH deyişimde içimde filizlenen duyguları görmezden gelmek haksızlık olurdu.Gece,akşamdan kurulmuş olan saat haydi teheccüt vakti dediğinde nefis başlıyor iş başı yapmaya "offff nede güzel uyuyordum hadi bu gece kalkmayayım yarın gece kalkarım bu gece çok yorgunum yarın gece dinlenmiş olurum o zaman kalkarım"diye başlar vesveseye ama bir hamle yapar doğrulursun yataktan bir kamçı yer nefis,abdest alırsın birkamçı daha "ALLAHU EKBER"deyip namaza durduğundada büyük bir darbe daha yer.Ve en nihayetinde hakk'ın davetine kulak veren kul ellerini semaya açar.Affedilmek için Peygamber Efendimizin şefaatini almak için yalvarır ki işte o an nefsimin katili olduğum andır.Zaten nefis kaybetmeye mahkum edilmiş bir mahkumdur.Onun dünyadaki zaferi bile ahirette cehennem çukurlarının en ücra köşelerinde kaybolup gidecek basit bir hevestir.Ne var ki kötü olan iyi ile kötünün aydınlık ile karanlığın bu savaşında topladığı yandaşlarınıda aynı cehennem zindanlarına sürükleyecek oluşudur.
ALLAH uğrunda cihad edenlerin kılıcındadır nefsin ölümü.Yakası yırtılmamış duygularında Allah sevgisini saklayan kardeşimin kalbinde,ilmi öğreten hocamın duduklarında,Çanakkale geçilmez diyen Seyit Onbaşının sırtındaki mermide, "Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak"yazan Mehmet Akifin kaleminde Necip Fazılın "Tel tel ve iplik iplik dikselerde ağzımı / tek ses duyacaklar Allahu ekber yoklasalar nabzımı"diye haykıran mısralarındadır nefsin ölümü.
Ey nefsim,Ey aynadaki ben görüyor musun?Sana karşı olan zaferimi duyuyor musun?Bak kulak ver ne diye inliyor kalbim "ALLAHU EKBER"
VE ŞİMDİ ÖL...
