Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

zeyno

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
1,699
Aldığı Beğeniler
6
Konum
Gümüşhane
Takım
Galatasaray
Dilenciler...Her şehir de ve her sokakta mutlaka vardırlar.Bazen sokağın başında bazen dükkanınızda beliriverirler."Allah rızası için bir sadaka" cümlesini her daim sarfederler.Kimimiz içimiz sızlayarak bakarız,kimimiz "onlar bizden zengin" deyip yardım etmeyiz.

Bu konuyu açtım çünkü dün öyle bir şey ile karşılaştım.Peki sizin bakış açınız ne yönde,yaklaşımınız nasıl.Ben bazen yardım ediyorum bazen değil.Bazılarına içim sızlıyor.Peki onların yaptıkları doğru mu?...

Aşağıya dilencilike alakalı bazı sözler,hadisler çıkardım.Selam ve dua ile...

DİLENCİ

-Allah'ın buğzettiği kimseler, mescidlerde dilenenlerdir. Onlar, allah'ın evlerinde, Allah'tan değil de başkalrından dilenirler. Bir de istediklerini vermeyenlerin günahına girmiş olurlar. (Muaz bin Cebal r.a.)

-Çölün kumları incede olsa, tasavvur edilmez ki dilencilerin gözleri doysun. (Sadi)

-Dilencinin gururu olmaz. (Dostoyevski)

-Dilenmek, insanoğlunun yüzünde siyah bir lekedir. Verileni rededen kimse, verenin gözünde büyür ve ona karşı makamını korur. (Selman-i Farisi r.a.)

-El kapılarında dilenci değilsin, bunun şükranesi olarak kapından dilenciyi kovma. (Sadi)

-Fazla sadaka dilencileri artırır. (Goethe)

-Yoksulların bazısı yalan söylememiş olsaydı, onu boş olarak çeviren iflah olmazdı. (Hadis-i Şerif)
 

iLkay*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
28 Eyl 2005
Mesajlar
1,210
Aldığı Beğeniler
1
Konum
Şehr-i İstanbul
Takım
Galatasaray
ben sokakta tam anlamıyla ihtiyacı olduğunu
hissettiğim dilencilere para veriyorum
sakat,yaşlı vs.

çok dikkat edilmesi gereken bir mesele
bildiğimiz gibi bu işi, haline getirenler var.. :(
bunlara yardım etmekde etken olmayalım..

saol yazı için zeyno kardeş..
 

zeyno

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
1,699
Aldığı Beğeniler
6
Konum
Gümüşhane
Takım
Galatasaray
Yaşadığım olay şu;

Dün marketimize geçiçi olarak bakıyordum.Baya dilenci geldi gitti.En son bir tane yaşlı bir bayan geldi.Giyimi güzeldi.Halinden çokta düşkün olmadığı anlaşılıyordu,ya da ben öyle hissettim.Bana:

-Kızım biraz bana para verde pazardan domates alayım.

dedi.Bende burası emanet deyip bayanı gönderdim.Böyle olunca insan yardım etmek istemiyor açıkcası.Bu sadece bir örnek.Bu konuyu açmama vesile oldu.
 

peri

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Ara 2005
Mesajlar
950
Aldığı Beğeniler
5
-El kapılarında dilenci değilsin, bunun şükranesi olarak kapından dilenciyi kovma. (Sadi)

-Fazla sadaka dilencileri artırır. (Goethe)

-Yoksulların bazısı yalan söylememiş olsaydı, onu boş olarak çeviren iflah olmazdı. (Hadis-i Şerif)



Zeyno bacım sana katılıyorum.Şu zamanda hem ihtiyaçı olan,hem olmayan dileniyor.Türk milletinin acıma duygusu fazla biliyor ve bunu kullanıyor.
Kimi dilenciler zaten çok yüzsüz ekmek verirsin almaz,para ver der.Beğenmiyorlar bile.Kimisi zaten meslek edinmiş.
Allah'tan korkun olmayacak hiçbirine acımayacaksın.Yardım etmeyeceksin.Ya da gerçekten ihtiyaçı olduğunu anlayıp öyle yardım edeceksin.
Ama insanın vicdanı bırakmıyor ki,rahat.Üzülüyor.
 

mabed

Bir_Katre
 
Üyelik Tarihi
24 Eki 2005
Mesajlar
2,864
Aldığı Beğeniler
20
ya dedikleriniz çok dogru ama insan dayanamıyor ben mesela önüme gelen dilencilere elimden geldiğince vermeye çalışırım ha gerçekten ihtiyaç sahiplerimi onu bilemem ama allah razı olsun demeleri yetiyor bana belki yaptığım iyi değil her dilenceye vermeye çalışmam ama elimde değil bu konuda fazlasıyla hassasım ve beni tanıyan bir çok kişide bilir dilenciler için cüzdanımda daima ayrı bir yer vardır...
ALLAH ıslah etsin dilenmeyi meslek haline getirenleri...
 

eslem

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
1,072
Aldığı Beğeniler
2
Zeyno abla Teşekkürler böyle bir konu açdığın için ..
Açıkcasını söylemek gerekirse Dilencilerden bıktım hatda yaka silkeliyoruz..

Rabbim bizi o durumlara düşürmesin, ama insan artık kimseye inanamıyor biz çarşıda oturduğumuz için evmizin tam kapısında bile dilenci duruyor ..bizim kapıdakine versem hiç abartmıyorum 50 m ilerisindekine ne vericem ..birde Özellikle bu duruma çocuklarıda alet ediyorlar köylerden çocukları aileleri kiraya verip şehir merkezlerinde dilendiriyorlar ..
Bu ailelere yazık diyorum ...

Bir de geçen gün yolda yürürken arkadaşlarla yanımıza bir teyze geldi ..bize diyorki kızlarım beni yanlış anlamayın bir oğlum var çocuğu olmuyor bize de hoca dediki 500 kişiden 1 ytl toplarsanız çocuğu olucak ..
Bizde teyze sana kim demişse batıl bu deyip ayrıldık vermedik para ..
Zannına girmek istemiyorum ama kesin dilenciydi ..Böyle batıl birşeye bu zaman da insanların inanması çok zor ..

Ey yüce Allahım ne günlere kaldık ..
 

TebessüM

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,558
Aldığı Beğeniler
9
Konuyu daha yeni gördüm
benim naçizane fikrim verilmemesinden yana bende genel olarak vermesemde bazen içim acımıyor değil
ama şunuda unutmamak gerekir ki verenin de o kişiyi teşvik etmesinden dolayı sorumluluğu yokmudur?

yani toplumumuzda sanki vermezsen Allah (c.c) senden razı olmıyacakmış kapına gelen boş çevrilmez ben gelen hızır (a.s) olabilir belki Allahın evliya kuludur vs.. şeyler mevcut amenna tamam ama bence bu durum komşun yada çok ihtiyaçlı olduğu zaman ortaya çıkıyor yani işi ticarete dökenlere değil...
Asıl olan şudur bence yolda gidiyorsun çok ihtiyaçlı birisini gördün durdur ve deki buyrun Allah rızası için size veriyorum beni sevaptan mahrum bırakmayın.
veya bir kişinin bazı şeylere ihtiyacı olduğunu biliyorsanız kimse demeden alın ve kapısına bırakın yada buyrun ben buradayım her ihtiyacın olduğunda bana gelin elimden geldiği kadar yardım ederim diyebiliriz.

bence bunları çok iyi ayırmalı ve gerçekten ihtiyaçlı kişileri bulmalıyız
vicdan ticareti yapanlara pabuç bırkalımamalı kurunun yanında yaş da yanmamalıdır

En dogrususnu Allah(c.c) bilir wesselam
 

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
Dinimiz, çalışmayı emir ve tavsiye ettiği gibi, bunu üstün bir fazilet olarak görmüş, tembelliği ve buna bağlı olarak dilenciliği de o ölçüde kötülemiş ve yasaklamıştır.

Yoksulu doyurmak, isteyene vermek müslümanın görevidir. Fakat, insan şeref ve haysiyetini zedeleyen, kişiliğini yok eden, yardımsever insanların temiz duygularının istismarına yol açan dilencilik, çirkin bir iş olarak görülmüştür.

Peygamberimiz (s.a.s.) yalnız üç sınıf insan için istemenin helâl olduğunu bildirmiştir. Bunlar da; bir şahıs veya topluluğa kefil olup borçlanan ve borcunu ödeyemeyen, bütün malı bir felâketle yok olan, fakir düşen ve fakirliği onu tanıyanlarca kabûl edilen kişilerdir. Bunların dışında kalan ve bir günlük yiyeceği bulunup, çalışıp kazanabilecek güce sahip birisinin dilenmesi ise caiz görülmemiştir. (Müslim, Zekât, 109).

Peygamber Efendimiz, (s.a.s.) meslek hâline getirilen dilenciliği şerefsizlik saymış ve şöyle buyurmuştur:

"Sizden bazıları dilenmekten asla vazgeçmez. En sonunda kıyamet gününde bu ******** kişi, yüzünde bir et parçası kalmaksızın Allah'a kavuşur" (Müslim, Zekât, 103).

"Her kim çok mal toplamak için, insanlardan onların mallarını dilenir durursa, muhakkak bir ateş parçası istemektedir... " (Müslim, Zekât, 105).

"Sizden birinizin bir kucak odun toplaması, sonra o odun demetini sırtına yüklenip satması, kendisi için verecek, yalnız vermeyecek bir kişiye gidip istemesinden elbette çok daha hayırlıdır. " (Müslim, Zekât, 107).

(osman çetin)
 

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
İslâm; çalışmayan, tembel tembel oturan, bir lokma ile bir hırkaya rıza gösteren, başkalarına yük olan müslümanları iyi bir müslüman saymamıştır. Yukarıdaki hadis-i şeriflerden anlaşılacağı gibi, dilenmek ve dilenciliği bir meslek hâline getirmek şiddetle yasaklanmıştır.

Dilencilik; tembellik ve halkın yardım duygularını istismardan başka birşey değildir. Böyleleri İslâmiyetin tevekkül anlayışını da kendi düşünceleri açısından değerlendirmekten çekinmezler. Onlar, çalışmadan oturup başkalarından bir şeyler beklemeyi tevekkül sayarlar.

İslâm dini kadar insana benliğini, izzet-i nefsini ve şerefini korumanın yollarını öğreten hiçbir din, hiçbir ahlâkî sistem yoktur. İslâm'a göre ümmetin geleceği, toplumun şeref ve namusu ne kadar önemli ise, kişinin izzet-i nefsi de o kadar önemlidir ve mutlaka korunması gereken birşeydir. Her müslüman bu değerli emâneti korumakla mükelleftir. İşte bu emaneti koruyabilmek için insanlara bütün fazilet yolları gösterilmiş, kötülüklerden sakınmaları emredilmiştir.

Her kötülük insanın benliğinden ve şerefinden bir şeyler alıp götürür. Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde el açıp dilenenlerin durumu ise daha kötüdür. Çünkü onlar, dilenmekle, şeref ve itibarlarının kökünden yok olmasına ve âdeta manevî müflis durumuna düşmelerine sebep olurlar. Bunun için fakirlere, acizlere yardımı kuvvetle emreden İslâm, fakir olmayanların, ihtiyaç içinde bulunmayanların dilenmelerini de aynı şiddetle yasaklamıştır.

Hz. Peygamber (s.a.s.), bir taraftan dilencilik gibi bir kötülükten müslümanları uzak tutmaya çalışırken, diğer taraftan onlara çalışmayı tavsiye buyurmuş ve hiçbir müslümanın, çalışıp kazanmanın şerefini, dilenmenin zilleti ile değiştirmemesini istemiştir.

Osman ÇETİN
 
Üst Alt