- Üyelik Tarihi
- 17 Tem 2013
- Mesajlar
- 1,421
- Aldığı Beğeniler
- 716
Anlatılması en güç olan yüce Sultan Hz. Fâtıma (r.anha)'yı hiç değilse bir zerre konuşabilme fırsatı ver YARABBİ!.
Gerçekten Hz. Fâtıma'yı anlatmak fevkalade güç bir olaydır. İslam'ın Nurdan Annelerini anlatmaya niyet ettiğimiz günden beri bunun sıkıntısı içindeyim. Çünkü bir kimseyi tanıtma, anlatmak için onun on tane özelliğinden bir tane*sini anlatsanız kafidir. Aşağı yukarı onu tanıtmış olursunuz. Yüz tane özelliğinden hiç değilse on tane anlatırsanız yine o şahsı tanıtmış olursunuz. Ama bir kişi düşününüz ki, otuz trilyon özelliği var nasıl anlatabilirsiniz? Mümkün değil. Ne kadar anlattım sansanız, ancak milyarda birini anlatabilirsiniz. Milyarda birini anlattığınız 'zaman da hakikat ışığı gerçekleşmemiş olur. Çünkü, Hz. Fatıma bu zaman dilimine düştüğü zaman, yani mana aleminden beşeri zaman dilimine . düştüğü zaman bunun esrarını çözmek ne bir alime, ne bir . veliye ne de her hangi bir kimseye nasip olmamıştır.
VAHDETLE KESRET ARASINDAKİ AHENK
Çünkü Hz. Fâtıma'da yaratılışın çok çetin bir esrarı gizlidir. Bu yüzden Hz. Fatıma'nın sıradan bir insan gibi anlayabilmemiz, anlatabilmemiz mümkün değildir. Onu anlamaya kalkmak, alem-i vahdetle, alem-i kesret arasındaki o gizli ahengi hissedebilmek sırrına sahip. olabilmekle mümkündür. Çünkü Hz. Fatıma'nın varlığı, aşk-ı İlahi olan Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellemin gönül nurunun anlaşılması anlamına gelir.
O, KENDİSİNİ ANLATIR
Ama fevkalade ilginç bir kolaylığımız var. 0, rahmetin zirvesi olduğu için kendi kendisini anlatır. Göreceksiniz ben ne kadar eksik anlatırsam anlatayım, gönlünüzde Hz. Fâtıma’ya ait bir takım güzellikleri fark edeceksiniz. Hz. Fâtıma bütün mü'min ve mü'minelere şefkat etmeye, merhamet etmeye, şefaat etmeye söz vermiş. Onun için 'kadir gecesi Fâtıma annemizce çok önemlidir.
Mahkeme-i Kübra'nın, yani kıyametteki ilahi mahkemenin, bütün insanların, ebedi saadetin peşinde koşarak cennette bir adımlık mesafe kapabilmek için yarıştıkları o müthiş imtihan gününün perdesinde bir zat vardır: Hz. Fâtıma. Kesinlikle herkesin evrakı Hz. Fâtıma'nın önüne gidecek.
Gerçekten Hz. Fâtıma'yı anlatmak fevkalade güç bir olaydır. İslam'ın Nurdan Annelerini anlatmaya niyet ettiğimiz günden beri bunun sıkıntısı içindeyim. Çünkü bir kimseyi tanıtma, anlatmak için onun on tane özelliğinden bir tane*sini anlatsanız kafidir. Aşağı yukarı onu tanıtmış olursunuz. Yüz tane özelliğinden hiç değilse on tane anlatırsanız yine o şahsı tanıtmış olursunuz. Ama bir kişi düşününüz ki, otuz trilyon özelliği var nasıl anlatabilirsiniz? Mümkün değil. Ne kadar anlattım sansanız, ancak milyarda birini anlatabilirsiniz. Milyarda birini anlattığınız 'zaman da hakikat ışığı gerçekleşmemiş olur. Çünkü, Hz. Fatıma bu zaman dilimine düştüğü zaman, yani mana aleminden beşeri zaman dilimine . düştüğü zaman bunun esrarını çözmek ne bir alime, ne bir . veliye ne de her hangi bir kimseye nasip olmamıştır.
VAHDETLE KESRET ARASINDAKİ AHENK
Çünkü Hz. Fâtıma'da yaratılışın çok çetin bir esrarı gizlidir. Bu yüzden Hz. Fatıma'nın sıradan bir insan gibi anlayabilmemiz, anlatabilmemiz mümkün değildir. Onu anlamaya kalkmak, alem-i vahdetle, alem-i kesret arasındaki o gizli ahengi hissedebilmek sırrına sahip. olabilmekle mümkündür. Çünkü Hz. Fatıma'nın varlığı, aşk-ı İlahi olan Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellemin gönül nurunun anlaşılması anlamına gelir.
O, KENDİSİNİ ANLATIR
Ama fevkalade ilginç bir kolaylığımız var. 0, rahmetin zirvesi olduğu için kendi kendisini anlatır. Göreceksiniz ben ne kadar eksik anlatırsam anlatayım, gönlünüzde Hz. Fâtıma’ya ait bir takım güzellikleri fark edeceksiniz. Hz. Fâtıma bütün mü'min ve mü'minelere şefkat etmeye, merhamet etmeye, şefaat etmeye söz vermiş. Onun için 'kadir gecesi Fâtıma annemizce çok önemlidir.
Mahkeme-i Kübra'nın, yani kıyametteki ilahi mahkemenin, bütün insanların, ebedi saadetin peşinde koşarak cennette bir adımlık mesafe kapabilmek için yarıştıkları o müthiş imtihan gününün perdesinde bir zat vardır: Hz. Fâtıma. Kesinlikle herkesin evrakı Hz. Fâtıma'nın önüne gidecek.