- Üyelik Tarihi
- 3 Eyl 2005
- Mesajlar
- 3,446
- Aldığı Beğeniler
- 13
Kadınlar arasında yapılması istenen adalet, mutlak adalet değildir. Yerine getirilmesi istenen adalet, kadınlar arasında evlilikle ilgili hususlarda beşeri güç oranında adaletli davranmaktır. Çünkü, Allah (c.c.) insanı ancak gücünün yettiği ile mükellef kılar. Nitekim şöyle buyurmaktadır:
"Allah (c.c.), hiçbir kimseye gücünden fazlasını teklif etmemiştir." Evet, ayette geçen "adalet" kelimesi umumi bir anlam taşımaktadır. Zira; "Eğer adalet yapamayacağınızdan korkarsanız" ayetindeki "adalet" kelimesi her adaleti kapsar. Ancak bu umumilik, başka bir ayette insanın gücü ile tahsis edilmiştir. Nitekim Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:
"Ne kadar da isteseniz kadınlar arasında adalet yapmaya güç yetiremezsiniz. O halde büsbütün meyledip, onu duvara asılı bir meta gibi kullanmayın." Cenabı Allah bu ayette, kadınlar arasında adalet yapmamızın ve onları eşit tutmanın imkansız olduğunu beyan etmekte, bu nedenle de büsbütün bir tarafa meyletmememiz için bizleri uyarmaktadır. Onlara karşı yapacağımız muamelede eksik veya fazlalık yapmadan yapılması gerekeni yapmamızı bizden istemektedir. Bundan dolayı Allah (c.c.), bu hususta adaletin tamamını ve son sınırını kullanmak şartıyla mükellef kılındığınızın dışında, sizi muahaze etmeyecektir. Çünkü, gücün yetmeyeceği şeyi teklif etmek, zulmün kapsamına girer. Oysa Allah (c.c.) aşağıdaki ayette şöyle buyurmaktadır:
"Rabbin hiçbir kimseye zulmedici değildir."
"Büsbütün bir tarafa meyletmeyin" ayeti, "Adalet yapmaya gücünüz yetmez" mealindeki kısma bağlıdır. Bunun manası ise: "Sevgi konusunda, adalet yapmaya hiçbir zaman gücünüz yetmez" demektir. Sevginin dışında kalan hususlarda adalet yapmaya gücün yetebileceği, ayetin mefhumundan anlaşılmaktadır. Bu da daha önce geçen ayette vacib olan husustur. Dolayısıyla "adalet" sevginin dışındaki hususlarla sınırlandırılmış, sevgi ve cinsel ilişki "adalet" kavramından istisna edilmiştir. Bu hususlarda adalet vacib olmaz. Çünkü insan, bu hususta adalet yapmaya güç yetiremez.
"Allah (c.c.), hiçbir kimseye gücünden fazlasını teklif etmemiştir." Evet, ayette geçen "adalet" kelimesi umumi bir anlam taşımaktadır. Zira; "Eğer adalet yapamayacağınızdan korkarsanız" ayetindeki "adalet" kelimesi her adaleti kapsar. Ancak bu umumilik, başka bir ayette insanın gücü ile tahsis edilmiştir. Nitekim Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:
"Ne kadar da isteseniz kadınlar arasında adalet yapmaya güç yetiremezsiniz. O halde büsbütün meyledip, onu duvara asılı bir meta gibi kullanmayın." Cenabı Allah bu ayette, kadınlar arasında adalet yapmamızın ve onları eşit tutmanın imkansız olduğunu beyan etmekte, bu nedenle de büsbütün bir tarafa meyletmememiz için bizleri uyarmaktadır. Onlara karşı yapacağımız muamelede eksik veya fazlalık yapmadan yapılması gerekeni yapmamızı bizden istemektedir. Bundan dolayı Allah (c.c.), bu hususta adaletin tamamını ve son sınırını kullanmak şartıyla mükellef kılındığınızın dışında, sizi muahaze etmeyecektir. Çünkü, gücün yetmeyeceği şeyi teklif etmek, zulmün kapsamına girer. Oysa Allah (c.c.) aşağıdaki ayette şöyle buyurmaktadır:
"Rabbin hiçbir kimseye zulmedici değildir."
"Büsbütün bir tarafa meyletmeyin" ayeti, "Adalet yapmaya gücünüz yetmez" mealindeki kısma bağlıdır. Bunun manası ise: "Sevgi konusunda, adalet yapmaya hiçbir zaman gücünüz yetmez" demektir. Sevginin dışında kalan hususlarda adalet yapmaya gücün yetebileceği, ayetin mefhumundan anlaşılmaktadır. Bu da daha önce geçen ayette vacib olan husustur. Dolayısıyla "adalet" sevginin dışındaki hususlarla sınırlandırılmış, sevgi ve cinsel ilişki "adalet" kavramından istisna edilmiştir. Bu hususlarda adalet vacib olmaz. Çünkü insan, bu hususta adalet yapmaya güç yetiremez.
![Freude :] :]](https://www.yenidendogus.net/images/smilies/pleased.gif)

