ESHÂB-I KİRÂMIN ÜSTÜNLÜKLERİ-5
Zekâsı şaşılacak kadar çoktu. Birgün Resûl aleyhisselâm, (Allahü teâlâ, bir kuluna, dünya ile âhiretten hangisini istersin dedi. O kul, Rabbimin yanında olan nîmetleri isterim dedi) buyurunca, Resûlullahın vefât edeceğini hemen anlayıp çok ağladı. Eshâb-ı kirâm, Hz. Ebû Bekrin bu çabuk anlayışına şaşıp kaldılar. Resûl aleyhisselâm, (Kur'an-ı kerimi en çok bilen, imam olur) buyurmuştu. Vefât edeceği zaman, Hz. Ebû Bekrin imam olmasını emredince, Eshâb-ı kirâm arasında, Kur'an-ı kerimi en çok anlıyanın kendisi olduğu haber verilmiş oldu. Hadis-i şerifleri ve Resûlullahın edeblerini en çok bilen o idi. Eshâb-ı kirâm, sıkıştıkları şeyleri ondan sorar, öğrenirlerdi. Kendisinden bizlere az sayıda hadis-i şerif ulaşmasının sebebi, Resûlullahdan sonra az yaşadığı ve bu kısa zamanı, mürtedlerle ve âsîlerle savaşta geçirdiği içindir. Rü'yâ tabîrinde, Eshâb-ı kirâmın en üstünü idi. Tâbiînin büyüklerinden olan ve rü'yâ tabîri ile meşhûr olan İbni Sîrîn, (Resûlullahdan sonra, rü'yâ tabîrinde en üstün olan Ebû Bekrdir) demiştir. Arab kabîlelerinin ve hele Kureyş kabîlesinde olanların soylarını saymakta en bilgili idi. İleriyi görüşü, buluşu, tedbîr alışı da, herkesten üstün idi. Resûl aleyhisselâm dünya işlerinin hepsini ona danışırdı. Bir hadis-i şerifte, (Cebrâîl bana dedi ki: Allahü teâlâ Ebû Bekr ile danışmayı sana emrediyor) buyuruldu. İmrân sûresi yüzellidokuzuncu âyetinde, (İşlerinde onlara danış!) emri, Hz. Ebû Bekr ve Hz. Ömer ile müşâvere etmek için geldi. Eshâb-ı kirâm arasında, Kur'an-ı kerimin hepsini ezberliyen birkaç kişiden biri, Hz. Ebû Bekrdir.
Hz. Ebû Bekrin, Peygamberlerden sonra insanların en üstünü olduğunu gösteren âyet-i kerimeler ve pek çok hadis-i şerif vardır. Bunlardan birkaçını bildirelim:
Tevbe sûresinin kırkbirinci âyetinin meâl-i âlîsi, (Mağaradaki iki kişinin ikincisi)dir. Bu âyet-i kerime, Hz. Ebû Bekri medh etmektedir. Velleyl sûresinin beşinci âyeti, Hz. Ebû Bekrin şânını bildirmekte olduğu, söz birliği ile haber verilmiştir. Yine bu sûrenin onyedinci âyeti, Hz. Ebû Bekr için nâzil oldu. Bekara sûresinin 274. âyeti, Ebû Bekr hakkında nâzil olduğu da bildirilmektedir. Çünkü, sadaka vermenin çeşidli sevaplarına kavuşmak için, geceleri onbin altunu gizli olarak, onbin altunu da, gözönünde olarak ve gündüzleri de böyle onarbin altunu sadaka vermiştir.
Deylemînin bildirdiği ve Münâvîde yazılı olan hadis-i şerifte, (Ebû Bekr-i Sıddîk, insanların en iyisi ve en üstünüdür. Yalnız Peygamber değildir) buyuruldu. Yine Deylemînin bildirdiği ve Münâvîde yazılı hadis-i şerifte, (Ebû Bekrin ismi, gök ehli arasında atîktir. Yeryüzünde de atîktir) buyuruldu.
Ebû Nu'aymın bildirdiği ve Münâvîde yazılı hadis-i şerifte, (Ebû Bekr, Allahü teâlânın ateşten âzâd ettiği kimsedir) buyuruldu.
Bir hadis-i şerifte, (Peygamberlerden başka Ebû Bekrden daha üstün bir kimse üzerine güneş doğmadı) buyuruldu.
Bir hadis-i şerifte, (Hiçbir kimse, bana sohbeti ile ve malı ile Ebû Bekr kadar faydalı olmadı. Eğer Rabbimden başka dost edinseydim, Ebû Bekri dost edinirdim) buyuruldu.
Bir hadis-i şerifte, (Ümmetimden en önce Cennete girecek olan, Ebû Bekrdir) buyuruldu.
Deylemînin bildirdiği ve Münâvîde yazılı bir hadis-i şerifte, (Ebû Bekri sevmek ve ona Şükretmek, ümmetimin hepsi üzerine vâcibdir) buyuruldu.
Hatîb-i Bağdâdînin bildirdiği ve Münâvîde yazılı hadis-i şerifte, (Kıyâmet günü, insanların hepsi hesap olunur. Yalnız Ebû Bekr olunmaz) buyuruldu.
Bir hadis-i şerifte, (İyi huylar üçyüzaltmış dânedir. Allahü teâlâ dilerse, bir kuluna bu huylardan birini verir. Bu huyundan dolayı, onu Cennete sokar) buyuruldukta, Hz. Ebû Bekr, (Yâ Resûlallah! O huylardan birisi bende var mıdır?) dedikte, (Evet, sende o huyların hepsi vardır) buyuruldu.
Birgün, (Ey mutmainne olan nefis!..) âyet-i kerimesi sonuna kadar okundu. Hz. Ebû Bekr, (Yâ Resûlallah! Bu ne güzel şeydir) dedikte, (Sen ölürken, melek, sana böyle söyliyecektir) buyurdu.