Devir cahiliye devri. İnsanlık tarihi saadet çağının doğum sancısını çekmekte, Hira'daki kutlu müjdeye iki yıl var. Kabe civarında her sene kurulan Ukaz panayırının en hareketli günleri.
Kalabalıkların herc ü merc olduğu, sesin sesi böldüğü bir anda, bir ses yankılanıyor kulaklarda; ve hayat duruyor, yığınlar hep o sese kulak veriyor. Kuss b. Saide'dir konuşan; hani şu yaşlı şair... Yüksekçe bir eyvandan hüzünlü bir ses:
"İnsanlar!.. Geliniz, dinleyiniz, belleyiniz, ibret alınız: Yaşayan ölür, ölen fena bulur. Olacak neyse olur.
Yağmur yağar, otlar biter, çocuklar doğar, annelerinin ve babalarının yerlerini alır. Derken hepsi ölür gider; hadiselerin ardı arası kesilmez; hepsi birbirini kovalar.
Kulak tutunuz, dikkat kesiliniz:
Gökte haber, yerde ibret alınacak şeyler var. Yeryüzü bir büyük divan; gökyüzü bir yüksek tavan. Yıldızlar yürür, denizler durur. Gelen kalmaz; giden gelmez. Acaba vardıkları yerden hoşnud olup da mı kalmadalar; yoksa orada kalıp uykuya mı dalıveriyorlar?!..
Yemin ederim, yemin ederim, Allah katında bir din vardır ki, şimdi içinde bulunduğumuz dinden daha sevgilidir. Ve Allah'ın gelecek bir peygamberi vardır ki, gelmesi pek yakındır; hatta gölgesi başımızın üstüne geldi bile...
İnsanlar!
Hani ya babalar, dedeler, atalar!.. Nerede soy sop!.. Hani o süslü saraylar ve mermer binalar yükselten Ad ve Semud kavimleri?!.. Hani ya dünya varlığıyla gururlanıp da kavmine "Ben sizin en büyük ilahınız değil miyim?" diyen Firavun ile Nemrut!.. Onlar ki zenginlikçe, kuvvet ve kudretçe sizden çok daha üstün idiler. Ne oldular?!.. Kara toprak onları değirmeninde öğüttü, toz edip savurdu. Kemikleri bile çürüyüp dağıldı; evleri yıkılıp ıssız kaldı, yurtlarını şimdi avare köpekler şenlendiriyor. Sakın onlar gibi gaflete düşmeyin; onların yolundan gitmeyin..
İnsanlar!..
Her şey fanidir; bakî olan ancak Allah'tır, ki O birdir, ortağı ve benzeri yoktur. İbadet edilecek ancak O'dur. Evvel geçip gidenlerde ibret alınacak çok şeyler var. Ölüm bir ırmaktır; girecek yerleri çok ama çıkacak yeri yoktur.
Büyük küçük hep göçüp gidiyor, giden geri gelmiyor. Kesinlikle biliyorum ki herkese olan size de, bana da olacaktır."
iskender pala
Kalabalıkların herc ü merc olduğu, sesin sesi böldüğü bir anda, bir ses yankılanıyor kulaklarda; ve hayat duruyor, yığınlar hep o sese kulak veriyor. Kuss b. Saide'dir konuşan; hani şu yaşlı şair... Yüksekçe bir eyvandan hüzünlü bir ses:
"İnsanlar!.. Geliniz, dinleyiniz, belleyiniz, ibret alınız: Yaşayan ölür, ölen fena bulur. Olacak neyse olur.
Yağmur yağar, otlar biter, çocuklar doğar, annelerinin ve babalarının yerlerini alır. Derken hepsi ölür gider; hadiselerin ardı arası kesilmez; hepsi birbirini kovalar.
Kulak tutunuz, dikkat kesiliniz:
Gökte haber, yerde ibret alınacak şeyler var. Yeryüzü bir büyük divan; gökyüzü bir yüksek tavan. Yıldızlar yürür, denizler durur. Gelen kalmaz; giden gelmez. Acaba vardıkları yerden hoşnud olup da mı kalmadalar; yoksa orada kalıp uykuya mı dalıveriyorlar?!..
Yemin ederim, yemin ederim, Allah katında bir din vardır ki, şimdi içinde bulunduğumuz dinden daha sevgilidir. Ve Allah'ın gelecek bir peygamberi vardır ki, gelmesi pek yakındır; hatta gölgesi başımızın üstüne geldi bile...
İnsanlar!
Hani ya babalar, dedeler, atalar!.. Nerede soy sop!.. Hani o süslü saraylar ve mermer binalar yükselten Ad ve Semud kavimleri?!.. Hani ya dünya varlığıyla gururlanıp da kavmine "Ben sizin en büyük ilahınız değil miyim?" diyen Firavun ile Nemrut!.. Onlar ki zenginlikçe, kuvvet ve kudretçe sizden çok daha üstün idiler. Ne oldular?!.. Kara toprak onları değirmeninde öğüttü, toz edip savurdu. Kemikleri bile çürüyüp dağıldı; evleri yıkılıp ıssız kaldı, yurtlarını şimdi avare köpekler şenlendiriyor. Sakın onlar gibi gaflete düşmeyin; onların yolundan gitmeyin..
İnsanlar!..
Her şey fanidir; bakî olan ancak Allah'tır, ki O birdir, ortağı ve benzeri yoktur. İbadet edilecek ancak O'dur. Evvel geçip gidenlerde ibret alınacak çok şeyler var. Ölüm bir ırmaktır; girecek yerleri çok ama çıkacak yeri yoktur.
Büyük küçük hep göçüp gidiyor, giden geri gelmiyor. Kesinlikle biliyorum ki herkese olan size de, bana da olacaktır."
iskender pala