GELİR KAYNAKLARI
İslâm'ın meşru kabul ettiği gelir kaynakları bazı kasıtlı çevrelerce sadece ganimet ve zekâta inhisar ediyor gibi gösterilmektedir. Gerçi bu iki kaynağın küçümsenecek hiçbir yanı yoktur ama, İslâm'ın meşru kabul ettiği gelir kaynakları sadece bu iki kaynaktan ibaret de değildir.
Biz, hem bu kasıtlı çevrelere cevap olması hem de İslâm'ın ekonomik yapısının bir yanının daha vuzuha kavuşturulması düşüncesiyle bu konu üzerinde bir miktar daha durmak istiyoruz.
Her fert, içinde yaşadığı topluluğun bir başka topluluk karşısında âciz duruma düşmemesi için gayret gösterir. Hele bu fert Müslüman ve hele bu topluluk da İslâm topluluğu ise. Zira her Müslüman, her şeyden evvel şöyle düşünür:
Ben gerektiğinde milletim için canımı feda etmeye hazır olmalıyım. İktiza ettiği hâl ve durumlarda bütün malımı ve bütün servetimi o yolda seve seve harcamalıyım.
Hatta milletimin hep aziz kalabilmesi için nefsim adına bazı zorluklara katlanmasını da bilmeliyim. Zira millet hâlinde mesut yaşayabilmek için, milletin bir ferdi olarak benim böyle davranmam şarttır.
Çünkü saadet milletçe paylaşıldığı ölçüde saadettir. Yoksa bir kısım azınlığın mesut olması, millet mutluluğu sayılamayacağı gibi, bazen değişik felâketlere de sebebiyet verebilir.
Bir toplum en az yüzde doksanıyla huzurlu olmalıdır ki, millet de huzurlu sayılabilsin. Geri kalan kesim için de el ele verilmeli ve onların da en kısa zamanda aynı seviyeye ulaştırılmasına çalışılmalıdır.
Aç bir komşum varsa ben nasıl tok uyuyabilirim ki.. kalbî hayatı yıkılmış bir yakınım varsa, ben nasıl mesut olmaktan söz edebilirim ki.. ben, hayatımı da, saadetimi de milletimin mutluluğunda görüyorum.
Çarşı ve pazar menfî durumunu koruduğu müddetçe ben nasıl yumuşak bir döşekte yatabilirim. Yediğim şeyler nasıl olur da diken gibi boğazıma takılmaz. Madem ben hayatımı içinde bulunduğum milletten alıyorum, öyle ise ben de, Cenâb-ı Hakk'ın bana verdiği her şeyi sarf ederek, milletin şu mâkus tali'ine yeni bir veche kazandırmaya çalışmalıyım.
Eğer bir gün tükenir, biter ve ayaklar altında çiğnenir gidersem, işte o zaman yapacağım bir şey kalmadığı için Rabbimin huzuruna alnım açık olarak çıkabilirim. Aksine, zerre miktar dermanım oldukça hayatımın en son hamle ve çırpınışlarını tahakkuk ettirmeye çalışmazsam, işte o zaman da kendi akıbetimden endişe ederim.
İslâm, ferdî planda insana bu şuuru verdiği için her fert, sadece kendi hayatını yaşama gibi bir basitliğe düşmez. Onun hayatında bütün bir milletin nabzı atar. Fakat bu, hiçbir zaman şuyûîlik (sosyalizm) mânâsına da gelmez.
İslâm'da herkesin ortak olduğu sadece üç madde vardır: Su, ateş (enerji kaynakları) ve bir de otlak.[1]
Bunların dışında her fert meşru dairede kazanma ve mülk edinme hakkına sahiptir. Her ne kadar bazı fakihler, bu üç maddeye bir dördüncüsü olarak madenleri de ilave etmişler ise de, fukahânın büyük bir ekseriyeti, madenleri hususî mülkiyete dahil ederler. Yani fertler madenleri işletir ve devlete belli bir vergi verdikten sonra arta kalanını kendi mülkiyetlerine geçirebilirler.[2]
Mevzuun başında, İslâm'ın meşru saydığı gelir kaynaklarını sıralayacağımızı söylemiştik. Bizim bu kaynaklara bakışımız da yine tevhid esasına göredir.
Bununla bir kere daha şu disiplini hatırlatmak istiyorum: Mülk Allah'ındır. Allah (celle celâluhu), bizler için hangi malı helâl kıldı ve meşru kabul ettiyse, İslâm'ın gelir kaynakları bu sınırlarla tahdit edilmiştir.
Yani İslâm iktisadında para getiren her şey meşru ve mubah değildir. İslâm bu yönüyle de diğer sistemlerden ayrılır. Şu kadar ki, İslâm'ın meşru kabul ettiği gelir kaynakları, bütün insanların ekonomik hayatını ayakta tutacak kadar da yeterlidir.
Binaenaleyh, Allah (celle celâluhu), iktisadî hayatta bütün gayri meşru yolları yasaklamıştır. İslâm'da faiz, ihtikâr, karaborsa, rüşvet ve daha değişik spekülasyonun her çeşidi yasaktır. Allah (celle celâluhu) Kur'ân'da daima insanları meşru çalışmaya ve meşru kazanca teşvik eder.
[1] Ebû Dâvûd, büyû 60; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 5/364.
[2] Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî ve edilletuhû, 6/4646-4649.
http://tr.fgulen.com/content/view/17136/3/