Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Kapalı kapılar ardında konuştuklarımızı ve kalbimizin derinliklerinde sakladıklarımızı bilen Yüce Allah’a hamd;

Nebiler Serveri Efendimize, Ehl-i Beytine ve Ashab-ı Kiram’a salât ve selâm…



Merhaba Dostlar;

İnsan, merakın çocuğudur. Etrafında olup bitenleri, başkalarının neler yaptığını; kendisini ilgilendiren ilgilendirmeyen, bir sürü şeyi merak eder…



Oysa ilim irfan erbabı bizi uyarmaktadır; “Seni ilgilendirmeyen şeyin ardına düşme!”



Ayrıca tecessüs, yani, insanların gizli saklısını araştırmak da yasaktır.



Bu, neden böyledir?

Çünkü gizliyi saklıyı araştıran, üzerine vazife olmayan birçok şeyle karşılaşır. Bu bilgiler de onu tahminlere ve zanlara düşürür. Bu zanların da önemli bir kısmı günah kapsamına girer. Sonra da başlar bunları etrafa yaymaya…



Etrafa yayılan bu bilgiler de insanların birbiri hakkında kötü zan beslemelerine, kalplerin karşılıklı bozulmasına sebebiyet verir. Kalpler bozulunca da her hareket, karşılıklı olarak kötüye yorulur. İşte, bu yormalardan da yeni zan’lar meydana gelir. Bunlar da katlana katlana, insanlar birbirinin düşmanı oluverir!



Yüz yüze iken dost; arkasını dönünce düşman!



İşte size, bir dedikodu ve gıybet anatomisi…



Evet kıymetli dostlar, bu işler böyle oluyor. Dikkatli ve tedbirli olmazsanız bir de bakıyorsunuz, öyle bir batağa saplanmışsınız, öyle büyük hatalara sebep olmuşsunuz ki ayıkla pirincin taşını! ...



Öyle büyük bir vebalin altına girersiniz ki -Allah muhafaza- bütün amellerinizi verseniz, yine de kurtaramazsınız kendinizi!



Bunlar, farkında olunmadan düşülen zanlar, gıybetler, laf taşımalar. Bir de bunların kasten, planlanarak yapıldığını düşünün...



Ne büyük bir cürüm!

Sırf nefsini tatmin uğruna veya bir geçici menfaat için, ebedi hayatını tehlikeye atmak!



Başka bir açıdan; canavarlaşan nefsin, enaniyet duygularını tatmin için çirkefleşmesi, adileşmesi…



Değer mi?...



Elbette değmez ama insan bir kere alışkanlık haline getirdi mi artık dayanamıyor dilini tutmaya. Dilini tutsa başı gözü oynuyor… İşaretle, ima ile derken, ne yapıp edip gıybete düşmeyi başarıyor. (!)



Akıllı bir müslüman, kârını zararını düşünebilen insandır. İki dakika boşboğazlık edip nefsinin gıybet şehvetini tatmin edeceğine, mümin kardeşi ile tatlı tatlı sohbet etmesini bilir, bilmelidir.



Malumunuz, Allah-u Teâla Kuran-i Kerim’de gıybeti “ölü eti yeme”ye benzetiyor. Evet sevgili dostlarım, bu manada, ciddi bir gıybet perhizine ihtiyacımız var.



Artık şu “iğrenç işi” bırakalım. Kadını ile erkeği ile, hizmet edeni ve hizmet alanı ile, hangi ortamlarda yaşıyorsak yaşayalım ama bu işi bırakalım…



Kalplerimizi kötü düşüncelerle dolduran,

Bizi karanlık zanlara esir eden,

Kardeş olabileceğimiz insanlarla bizi düşman haline getiren,

Sevaplarımızı yüklenip başkalarına dağıtan,

Amellerimizi, ateşin odunu yediği gibi yiyip bitiren,

Cemaatleri, aileleri ve kavimleri birbirine düşürüp birliklerini dağıtan,

Ve daha birçok rezaleti ve şenaati beraberinde taşıyan, şu gıybet belasına dur demenin vakti ve de geçiyor.



“Gıybet perhizi” deyince öyle basit bir iş gibi de düşünmeyelim. Bu gıybet belası, iki veya daha fazla kişinin bir araya geldiği hemen her ortamda, -af edersiniz- iğrenç bir geviş getirme alışkanlığına dönüştü.



Sohbet muhabbet edelim diye bir araya gelen hemen herkes, farkında olmadan dalıveriyor bu tatlı belaya!



Sevgili dostlarım, birilerinin aniden ortaya çıkıp bizi bu dedikodu, gıybet ve laf taşıma illetlerinden kurtaracağını bekliyorsak çok yanılıyoruz demektir. Boş beklentiler içindeyiz demektir.



Bu marazlardan, ancak tasavvuf ehlinin verdiği reçeteyi uygulayarak kurtulabiliriz. Onların verdiği perhizi uygularsak göreceksiniz, kısa zamanda ailemize, arkadaş ve akraba ortamına huzur hâkim olacaktır.



Bu sayımızda, bu reçetenin bazı ipuçlarını bulacaksınız. Fazlasını ise tasavvuf mütehassısı âlimlerimizin eserlerine havale ediyoruz. Dil afetlerinden selamette kalmanız dualarımızla, Allah-u Teâla’ya emanet olunuz.



SÜLEYMAN KARAKAŞ



 
Son düzenleme:

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak razi olsun insaAllah agbi paylasan yüregine bereket tesekkürler
Selam ve Dualarimla......
 

Beste

Dert etme Duâ et..
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2009
Mesajlar
11,177
Aldığı Beğeniler
18,751
Konum
Sessiz
Takım
Galatasaray
InsAllah :aro: abi
 

seylan_54

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Ocak 2011
Mesajlar
3,957
Aldığı Beğeniler
1,393
Anlamlı ve değerli paylaşımınız için teşekkürler.

Allah razı olsun..
 

loreS

"ALLAH dE KaLBiM"
 
Üyelik Tarihi
18 Ağu 2010
Mesajlar
4,445
Aldığı Beğeniler
51
Konum
09
Takım
Galatasaray
Rabbim dilin afetlerinden korusun inş cümlemizi Allah razı olsun...
 
Üst Alt