- Üyelik Tarihi
- 14 Eki 2005
- Mesajlar
- 7,463
- Aldığı Beğeniler
- 64
Gölgeler I
Yusuf
döndün biliyorum
gözlerimde gözlerini görüyorum
ben buldum seni Yusuf
ben buldum seni
çık kuyulardan...
mâdem gel diyen ses senindi
sırtımda zindan yükü ölüm
ve parmaklarımda arsız çıplaklığımla
bak işte döndüm...
Kerbelâda yüzüne kan değmiş gün
son istasyonda yoksul bir düş;
kırılan bir hayâl öylesine,
öylesine bir yol türküsü Yemende
hani yitirmişken Kenanda kendimi
hani hiçbir şeyin çıkmazındayken
ya da hiçbir şeyken,tanımlanamazken
aralandı karanlık ve göründü
yağmur kokan masallarda
çöl büyüsü gözlerin
ve şiirler ve zindan
ve paslı demir tortusu uykularda
kâbuslarımın yüz örtüsü gözlerin
bakışlarım kör-düğüm
bıçaklara gelsin ki ellerin
yine aşka dolandı ömrüm...
Gölgeler II
bir yolcuyum zamanın terkisinde
kendime delişmen;
Sendimin içinde göçebe
bir nedeni yok!
kaç vakittir susuyorum
ne olur ilişme(yin) dilime..!
aklı başında sözler edemem artık
ne akıl erdirebilirim deliliğime
ne de ulaşabilirim bir delinin
bayram sevincine...
Gölgeler III
sözcükler kül,susmalar yangın..
şiirler yas/lanır mezar taşlarına
ve dolanır yollara gitmelerim
hayra yorulacak düş kalmadı bende
anlatacak mavi,yazılacak duvar&
evet, farkındayım serçe tedirginliğinin
incir ağacı ve gölgenin
fakat anlamış değilim
her şiirde bir kadının saçlarına
neden benzetildiğini gecenin..
yalan yok:
parmaklarımı sızlatan kalemler şahit
ben en çok kendime benzettim
ve şahit olsun ki suretime tan düşüren
bir sevmelik kelebek gülüşlerin
sokakları seninle dolu hâlâ
bu yağmur yüzlü çıplak kentin
ve ne yana yürüsem gözlerin
ben hep karşısındayım gölgemin
sen karşımda düş peçeli güzel
bir yanım Yusuf benim
çok oldu sürüldüm kavmimden
kuyumdan kovuldum
adına susadım baş harfimin yamacında
bir adım kala saçlarına,
bir adın kala aşka...
