Bir medresede iki talebe varmış. Medreseyi bitirdikten sonra kalb ilimlerinide öğrenmek için bir mürşid-i kamil bulmaya karar vermişler. Yola çıkıp, diyar diyar dolaşalım, kendimize bir mürşid-i kamil bulalım demişler. İlim tamam, tasavvuftan da nasibimizi alalım demişler. Birgün bir yere geliyorlar, esmer bir zat, ayakları çıplak, dikenler üzerinde yürüyor, ona soralım demişler. Diyorlar ki biz bir mürşidi kamil arıyoruz, buralarda varmıdır diyorlar. Hayırlı olsun diyor. etrafı koklayayım, nerde varsa söylerim diyor.
Şarka dönüyor kokuluyor, garba dönüyor kokluyor, cenuba dönüyor kokluyor& Diyor ki, evlatlarım maalesef bulamadım. Sizi irşad edecek kendimden başka kimseyi bulamadım diyor. bu iki arkadaş şaşırmışlar, bu esmer adama, bu sırtında çalı çırpı olan adamamı tabi olacağız diyorlar.. biri içinden peki diyor, diğeri olmaz diyor. Fakat ikisi de tamam kabul diyorlar. Ama biri içinden, biri dışından kabul& Dergaha geliyorlar, içinden tamam diyen inanılmaz derece de bir terakkiye varıyor.
Ötekide yerinde sayıyor. Birgün arkadaşına diyorki, ya kardeşim ne oldu, sen çok ilerledin, ben olduğum yerde sayıyorum. Oda içini temizle diyor. Ben içimden teslim oldum, sende öyle yap. Tövbe-istiğfar ediyor. İlk sohbette, yanındaki arkadaşından on kat daha fazla ilerliyor. Zaten kabiliyeti var, her şeyi mükemmel yalnız her şey peki demsine bağlı. Ama ağız ile değil, kalp ile peki demek lazım. işte bu zat Zengi Ata hazretleri. Çok büyük zatlar yetiştirmiş. göz insanı işte böyle yanıltır.
Şarka dönüyor kokuluyor, garba dönüyor kokluyor, cenuba dönüyor kokluyor& Diyor ki, evlatlarım maalesef bulamadım. Sizi irşad edecek kendimden başka kimseyi bulamadım diyor. bu iki arkadaş şaşırmışlar, bu esmer adama, bu sırtında çalı çırpı olan adamamı tabi olacağız diyorlar.. biri içinden peki diyor, diğeri olmaz diyor. Fakat ikisi de tamam kabul diyorlar. Ama biri içinden, biri dışından kabul& Dergaha geliyorlar, içinden tamam diyen inanılmaz derece de bir terakkiye varıyor.
Ötekide yerinde sayıyor. Birgün arkadaşına diyorki, ya kardeşim ne oldu, sen çok ilerledin, ben olduğum yerde sayıyorum. Oda içini temizle diyor. Ben içimden teslim oldum, sende öyle yap. Tövbe-istiğfar ediyor. İlk sohbette, yanındaki arkadaşından on kat daha fazla ilerliyor. Zaten kabiliyeti var, her şeyi mükemmel yalnız her şey peki demsine bağlı. Ama ağız ile değil, kalp ile peki demek lazım. işte bu zat Zengi Ata hazretleri. Çok büyük zatlar yetiştirmiş. göz insanı işte böyle yanıltır.