Galibiyetten başka çaremiz yok’tur, kazananlar haklıdır çünkü. Tarih mağlup olanları unutur. Oysa hayatın kalbi, ‘en güzel yenilenler’in göğüs kafeslerinde saklıdır her zaman, daha güzel ve daha iyi yenilenlerin, daha sıkı ve daha çok yenilenlerin! Mücadelenin ruhu; başarmanın şehvetinde değil, mağlubiyetlerden usanmayanların yüreğindedir, unutma.
Daha iyi yenilmenin bir yolu her zaman bulunur, daha büyük ve daha görkemli yenilmenin de mutlaka. Yenilgi, tarihin ortasında yapayalanız kalmış adamların nişanıdır.
( Güven Adıgüzel)
Yeni modeli çıkan her şey bize kendimizi otomatikman eskimiş hissettiriyorsa,
bilelim ki yuttuğumuz zoka büyük!
( Gökhan Özcan )
-----------------------
Gerçek ihtiyaçlar ile sahte ihtiyaçlar arasındaki ayrımın ortadan kalktığı tüketim toplumunda birey, tüketim mallarını satın almanın ve bunları sergilemenin toplumsal bir ayrıcalık ve prestij getirdiğine inanır. İnsan bu süreçte bir yandan kendini toplumsal olarak diğerlerinden ayırt ettiğine inanırken, bir yandan da tüketim toplumuyla bütünleşir. Dolayısıyla tüketmek birey için bir zorunluluğa dönüşür. İnsani ilişkiler yerini maddelerle ilişkiye bırakır. Artık geçerli ahlâk, tüketim etkinliğinin ta kendisidir.
Jean Baudrillard
"Mağlubiyet" bir başka mağlubiyetin galibiyeti değilmidir ki zaten
Devran işte hep galibiyet/te insan
/anlatabildim mi acep?)
:gul: