İki farklı yürüme biçiminden söz ediyoruz. Bazıları, ellerinden tutulan çocuklar gibidir. Babasının elinden, annesinin elinden tuttuğu çocuklar gibidir. Bazıları da bizim gibi koskoca bir çarşamba pazarı, salı pazarı gibi bir yerde annesini kaybetmiş küçük bir çocuk gibidir. Buna Heidegger, "geworfenheit" diyor: dünyaya fırlatılmışlık. Dünyada gözümüzü bir açıyoruz, neredeyiz? Bu olup bitenlere anlam vermekte zorlanıyoruz.
Hâlâ Hakk'ın elimi tutmasını beklemekten başka bir şey yapmıyorum. Düşünüyorum. Korunmadığım için kendimi korumaya çalışıyorum. Düşe kalka.
Dücane Cündioğlu
Paragrafın ilki/ne tamam eyvAllah.Hepsini yaşayabiliriz.Her türlü aşamalardan geçebiliriz/de.
Yeter ki yetter ki Rabbimizin Kudret Elini daim hissedelim inanalım.
Aksini yaşatmasın Rabbim.O inanç dahi öyle büyük lütuf kii...
.
.
.
:gul: