Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
Burada Resulullah (s.a.v.) Efendimizin'in hadislerinde hususiyle kamil velilerin hal ve özelliklerinin nazara veren beyanlarını nakledeceğiz.

1-MÜRŞİD-İ KAMİL (EHLULLAH-VELİ-EVLİYA-ALLAH DOSTU) ALLAHU TEALA'NIN DOSTUDUR.

Allah Teala şöyle buyurmaktadır:

Her kim benim veli kullarımdan birisine düşmanlık ederse, muhakkak ben ona harp açar (dostumun intikamını alır) ım.Bir kulum, kendisine farz kıldığım şeylerden daha sevgili bir şeyle bana yaklaşmamıştır.Kulum bana nafile ibadetleriyle de durmadan yaklaşır; nihayetonu severim.Bir kere de onu sevdim mi artık ben o kulumun (özel ihsan edeceğim nurum ile) işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum.Benden herhangi birşey isterse, onu verir, bana sığınırsa muhakkak onu himaye ederim. (Buhari,rikak 38; ibnul mace fiten 16)

Bu Kutsi hadiste Mürşid-i kamil (Allah dostları) ait birçok özellikler anlatılmaktadır. Hadisi biraz düşünerek okursak şu öemli neticeleri elde ederiz.

1-Allah dostları (hususiyle Mürşid-i kamil) ilahi korma altındadır.onlara eziyet Cenab-ı Hakk'ı gayrete getirir.

2-Onlara sataşan ilahi azaba uğrar.

3-Kamil imandan sonra herkez için en önemli amel farzları yerine getirmektir.İlahi hudud ve hukuka dikkat etmeyen kimse veli olamaz.

4-Farzlardan sonra nafileler, kulun ilahi huzura yakınlığını ve derecesini artırır.

5-Allah (c.c.) sevdiği kuluna diğer kullardan ayrı hususiyetler ve hasletler verir.Başkalarının göremediği hikmet ve tecellileri o görür İşitemediğini o işitir.Güç yetiremediğine o güç yetirir.Çünkü ona ayrı bir nur ve yetki verilmiştir.

6-Ehlullah (Kamil mürşid) naz makamındadır.Duaları müstecab ve makbuldür.

7-Allahu teala'nın bu şekilde sevdiği ve övdüğü bir kimseyi "Ben Allah'a iman ettim, ben rabbimi severim." diyen her mü'minin sevmesi ve saygı göstermesi vacip, ona yanaşıp nurani atmosferine girerek istifade etmesi lazımdır.

Şimdi Ehlullahın (Kamil mürşidler'in) hadislerde anlatılan diğer özelliklerine geçelim.
 

ilminur

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Ara 2007
Mesajlar
8,908
Aldığı Beğeniler
128
Takım
Fenerbahçe
Rabbim razı olsun kardeş ömrüne bereket..
 

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
Her Devirde Bulunurlar:


Onlar her devirde bulunur ve kıyamete kadar dini ihya ve ikame ederler.


Resulullah (s.a.) buyurmuştur ki:


Ümmetimden bir topluluk (kıyamete kadar) Allah'ın emrini ayakta tutmaya devam ederler.Onları terkedenler ve muhalif davranalara kendilerine bir zarar veremez.Bu, Allah'ın (kıyamet) emri gelinceye kadar devame der.Onlar insanlara devamlı üstün gelirler. (Buhari İ'tisam 10;Müslim İmamet,53;Tirmizi fiten 27...)


Ümmetimden Her devirde sabikun (hayırlarda önderlik eden ehlullah) bulunur. (Ebu nuaym,Hilyetül evliya;Süyuti,el camiul sağir 2.No 7327)


Şüphesiz Allahu teala bu ümmet için heryüz senenin başında onları dinleri yenileyecek (kalpleri nifak ve gafletten, halleri bid'at ve ma'siyetten temizleyip kulları Allah'a sevkedecek ) kimseler gönderir. (ebu davud,melahim;....)
 

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
3-Hz.peygamber (s.a.v.)'in varisi Ve Halifeleridir.

Onlar, Resulullah (a.s.)'ın varisi ve halifeleridir.Muhammedi nuru yayar.Sünneti ihya, kulları ıslah ederler.Onlara hürmet Allah ve resulune hürmet olur.

Resulullah (s.a.v.) buyurmuştur ki:

"(Gerçek Rabbani) alimler ikram (ve hürmet ediniz.Onlar Peygamber varisleridir.Kim onlara ikram (ve hürmette) bulunursa Allah ve Resulune hürmette bulunmuş olur. (Suyuti, El camiusağir 1. 212;hatimb Tarih 4)


Resulullah (s.a.v.) üç defa "Allahım halifelerime rahmet etsin!" diye dua etti.Ashab:Halifeleriniz kimlerdir,Ya Resulullah?" diye sorunca, Efendimiz (a.s.) "Onlar sünnetimi ihya eden ve onu Allah'ın kularına öğreten" buyurdu." (İbnu abdilberr,camiu beyan.1. 46)

(Gerçek Rabbani) Alimler peygamberlerin varisleridir.Şüphesiz Peygamberler altın ve gümüş (cinsi maddi şeyler) miras bırakmazlar.Onlar sadece ilim bıraktılar.kim o ilmi alır (ve hakkı ile amel edip yayar) sa (dünya ve ahiret) büyük bir nasib ( ve derece) elde etmiş olur. (Ebu davud,1;Tirmizi,ilim 19;İbnu mace mukaddime 17..)
 

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
Resulullah (a.s.)'ın Ali'dirler

Onlar, Resulullah (a.s.)'ın ali ve en yakınlarıdır.Bu hale ve yakınlığa takvalarıyla ulaşmişlardır.İman ve takva bağı neseb bağından daha kuvvetli ve daha geçerlidir.

Resulullah (a.s.) buyurmuştur ki:

Bütün muttakiler Muhammed'in Alidir (Ali el muttaki kenzul umman3.89;Taberani evsat2da rivayet)

Ehl'i beytimden şunlar kendilerinin bana insanların en evlası (en sevgilisi) olduğunu düşünüyorlar.halbuki durum öyle değildir.Şüphesiz benim içinizdeki dostlarım,muttakilerdir.Onlar (neseb ve yer olarak) kim olursa olsun, nerede bulunursa bulunsun, değişmez. (Ali el muttaki kenzul umman 3.94;...)

Resulullah (a.s.)Muaz bin cebel'i Yemen'e gönderirken onunla birlikte uğurlamaya çıktı.Kendisine tavsiyelerde bulunuyordu. Muaz (r.a.) binekte, Resulullah (a.s.) ise yerde yaya yürüyordu.Uğurlama yerine geldiğinde efendimiz (a.s.):

"Ya muaz!Belki bu seneden sonra benimle burada karşılaşıp görüşemeyeceksin!"buyurdu.resulullah (a.s.)'ın ayrıldığında (ve işaret yollu vefat haberinden ) dolayı Muaz (ra.) ağladı.Sonra Resulullah (a.s.) geri dönüp,Medine 'ye yönelerek:

"Benim için insanların en evlası (en yakını):her kim olursa olsun,nerede bulunursa bulunsun, muttaki olanlardır."buyurdu. (ahmed,müsned 5.235;....)
 

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
5-Allahu Teala'nın eminidirler:


Gerçek rabbani alimler yeryüzünde Allah'ın emini ve emiridirler.Onlara çatan ve çarpan helak olur.


Resulullah (a.s.) buyurmuştur ki:


(Rabbani bir) alim yeryüzünde Allah'ın eminidir. (deylemi,müsned 3,101;suyuti el camiulsağir 5655..)

"(Gerçekten ahirete yönelmiş bir) alim, yeryüzünde Allah'ın sultanı (en büyük delili)dir.kim ona çatarsa helak olur. (Deylemi,müsned 3.103;suyuti camiıl sağir 2. 5658)
 

Sevgi_Cicegi

ResuL SewDaLisi..
 
Üyelik Tarihi
25 Kas 2008
Mesajlar
199
Aldığı Beğeniler
8
Konum
Asr-ı Saadet
Takım
Galatasaray
Allah razı olsun Mürşid-i Kamiller bizim çoraklaşmış gönlümüzün Bahcıvanıdırlar Rabbim onların yolunda kadim ve mukaddim eylesin inşlh...Bende bu yazınıza müsadenizle severek okudugum bu alıntıyı eklemek istedim.

ALLAH’IM NE İSTİYORSAN BENDEN ONU İSTİYORUM SENDEN”

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla


Rahmeti hudutsuz, inayeti sınırsız, merhameti sonsuz bizlere hidayet ve saadet bahşeden, Cennet ve Cemâlini ikram ve ihsan eden bilcümle alemin haliki, rezzakı ve mürebbisi olan yevm-i kıyametin Mâliki ve Meliki Allah-u Zül Celal vel Kemal Hazretlerine hamd ve sena ederiz. Herkesin gözü O’nun lütuf ve keremindedir.

Kitabı kâinata bak, meâli kibriyayı gör
Bedâyı-i cihana bak, Cemâli kibriyayı gör
Şevahiki cibâle bak, Celâlı kibriyayı gör

Zemine bak, semâya bak kemali kibriyayı gör.

Kainatın efendisi Hz.Muhammed (s.a.v) alemin ebedi hükümdarı manevisi kevneynin şeyhin şâhı daimisi, hayrü’l beşer, imam sakeleyn, hâtemünnebiyyin ve seyyidül mürselindir. Hak ve tevhid akidesinde en açık beyanda bulunan, örnek hayatıyla insan oğluna İslâm yolunu, hidayet ve sermedi saadeti gösteren iki cihan serveri Hz. Muhammed ve onun ezvacı tahiratına, ehl-i beytine, ashabına ve etbaına salatü selam olsun.

Âlem diler senden medet
Ey mahremi sırrı Ahmed
Hem mazhar-ı ferdü’s samed

Bâbındadır bu derd-i mend

Allah-u Teala Hazretleri, ilk olarak Peygamberimizin nurunu kendi nurundan halk etmiştir. Ne kadar ilahi fazilet, kutsi meziyet ve mümtaz vasıflar var ise insanı kamil olarak en güzel hasletler onda toplanmıştır. O yüce yaratan, Habibini insanlık âlemine rehnümâ, hidayet mürşidi ve hayrü’l enam olarak göndermiştir.

Evet bütün ehli kemal, kemali ve feyziO’ndan almışlardır. O’nun nurunun girmediği gönüller gafil, O’nun sevgisinden mahrum kalan kalpler karanlık, O’nun şefkatinden mahrum kalmış insanlar da bedbahttır. Allah (c.c.) Hz. Muhammed (s.a.v.) ve halifelerini (r.a.) insanlık alemine İslâm’ı tebliğ ve irşad için bir hidayet güneşi olarak göndermiştir.

Allah-ü Teala insanı milyonlarca mahluk içerisinde mümtaz, mükemmel ve mükerrem olarak yaratmıştır. Mü’minler bu güzel vasfı idrak ederek Allah’ın kelamına ve Resulünün beyanlarına kulak verip bunları ihlasla yaparsa muhakkak felaha erer, saadet-i uzmaya nail olur. Cenab-ı Hakkın Meleklere karşı iftihar ettiği mükerrem insanlar zümresine dahil olur.


Yâ Rasûlullah (s.a.v)... Sen kainatın feyz ve bereketi, lütuf ve âtıfeti bütün zerratı cihana şamil bir sahibi nimet ve bir naşiri rahmet Nebiy-yi Zîşansın. Sen, seni seven âşık ve muhibbanın uzaktan, yakından şefaatini dileyerek ravzasına koşuşup geldikleri mürşid-i enam, peygamberi âhir zamansın. Dünya seninle teşerrüf edince zulumat-ı küfrün burçları yıkıldı ve karanlık gönüllerin âfakı hidayet güneşinin nurlarıyla baştan başa aydınlandı.
Gönüllerimizdeki zulumat nurunla silinsin. Derdimizin ilacı ancak sana vasıl olmaktır.


Rabb-ı zül Celalimizin varlıkların efendisi ve mahlukların en şereflisi olarak yarattığı insan için hakkı sevmek, hakka hizmet etmek ve akibette Cemâl-i Hakk’a ermekten daha büyük hazz-ı manevi yoktur.

Zerrelerden kürrelere kadar bütün kainat insanın emrine muti ve musahhar kılınmış, adedi yüz binleri aşan peygamberler insanların hidayeti için gönderilmiş, içindeki irfan desdeleri ile nur kaynağı ilahi kitaplar insanların önüne ve yönüne ışık tutsun diye indirilmiştir. Allah dostları da her devirde insanlara nur saçmışlar, ışık tutmuşlar, kâmil insanlar yetiştirmişlerdir.


Beşeriyyetin saadetini temin için mutlaka din lazımdır. Gerek fertlerin ve gerek cemiyetin huzuru, ahengi, intizam ve terakkisi ancak ilm-i nâfi sayesinde mümkün olur. İlm-i nâfide ancak ilmiyle âmil bir mürşid-i kâmilin irşadıyla mümkündür.
 

Sevgi_Cicegi

ResuL SewDaLisi..
 
Üyelik Tarihi
25 Kas 2008
Mesajlar
199
Aldığı Beğeniler
8
Konum
Asr-ı Saadet
Takım
Galatasaray

Allah-u Teala şöyle buyuruyor:


Kulları içinden ancak âlimler, Allah'tan (gereğince) korkar. Şüphesiz Allah, daima üstündür, çok bağışlayandır.”( Fatır Sûresi, Âyet 28)

Peygamber Efendimiz ise: Kim ki varisi nebi ise ancak âlim odur. (Hadis Buhâri ) buyurarak hak dostları olan alimlerin sıfatlarını açıklıyor.

İnsanı yoktan var eden Allah-u Teala, onun her türlü ihtiyaç ve saadetini de ne ile ve nasıl temin edileceğinin en iyi bilendir.

İşte ezelî olarak insanlık alemine her kavmin istidadına uygun bir peygamber ve ilahi hükümleri ihtiva eden mukaddes bir kitab göndermesinin hikmeti de budur. İnsanın ve bilhassa müslümanın dünya ve ahiret saadetini elde etmesi için, Allah nizamı olan İslâm dinine ve şeriat-ı garraya uymak, peygamber efendimizin nurlu sünnetine tabi olmaktan daha güzel ne olabilir.

Allah-ü Teala şöyle buyuruyor: “ Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı beğendim...” (Maide Sûresi Âyet, 3)


Bunun içindir ki, mü’minlerin güçlerinin yettiği ölçüde Kur’an ve hadisleri öğrenmeye ve anlamaya cehd ve gayret ettikleri görülür. Yağmur damlaları yeryüzüne indiğinde arzı ihya ettiği gibi Kur’an’ın nur kelimeleri ve onların lâhûtî manaları gönüllere nüfus edince, insana hakiki hayatın manevi zevkini tattırır. Gerçek İslâm kitaba inkiyat, sünnete ittibadır. Saadet asrını haliyle, kaliyle yaşamaktır. Hakiki müslümanlık da budur. Hak ehli olan usûlü va’z eder gayeyi gösterir. Hak aşığı ise evvela usulü bulur, sonra gayeye ulaşır.

Şeriat-ı garra ve sünnet-i seniyyeyi bihakkın yaşamak nefis tezkiyesi ve kalb tasfiyesiyle mümkündür. O da manevi bir yola sülük etmekle elde edilir ve de lazımdır.

On dört asırdan beride böyle olagelmiştir. Günümüzde de buna şiddetle ihtiyaç vardır. Böylece müslümanlar Kur’an-ı Mübinde ve sünnet-i seniyyede tarif edilen izzet ve şereflerine kavuşabileceklerdir. Biiznillah ehlullahın sohbetiyle mürde ve gafil gönüller bahar günleri gibi yeşerir ve hayat bulur. Onun içindir ki Allah’ın velileri ölmez diridirler. Onlar Allah’ın Hayy ismine mazhar olmuşlardır. Bu veli kullar dar-ı dünyadan berzah alemine imanlı olarak geçiverirler. O veli kullar ki dünya zevkini ehline, ahiret zevkini yine ehline bırakıp Allah ile beraberolmuşlardır. Onlar cennet ve cehennemi unutup ancak Allah için ibadet ederler.O’nunla bulundukları an iki cihanda cennet, O’ndan ayrı oldukları an iki cihan da cehennem olur. Ancak O’nu bilirler. Başkalarına gaib olan onlar tarafından bilinmiştir. Vücudları bir yerde iken gönülleri arşta, kürside sohbette bulunurlar. Onlar vücudlarıyla miraç etmezler. Fakat ruhlarıyla miraç ederler. Cenab-ı Hakk’ı gözleriyle görmezler, fakat esrarıyla müşahede ederler. Onlar dinar ve dirhemsiz ağniya, taleb-i ilimsiz ümeradırlar. Onların akvâli, nebevi; ef’ali, melekî; ahlâkı ilâhîdir. Onlar iki cihan nurunun maiyyetinde gönüllü kurbanlardır. Hakiki zakir ve veliyyi kamil,şeriat, tarikat, hakikat ve marifet mertebelerine müstenit İslâm dininin cihan şumul vahdet akidesini bihakkin taşıyan onu bizzat yaşayan ve tatbik eden zattır. Onun için ariflerin sohbeti aynî ibadet ve tevhiddir.

Bu makam velilerin hali olup, kesret aleminde vahdet müşahede eden evliyayı muhakkıkîn bu sermedi zevki söze sığdırmak, tarif etmek için hususi bir lisanla konuşmuşlardır ki onun adına tasavvuf denir. İslâm ve hakikat bilgisi, saadet ve selamet yolu, huzur ve beka duygusudur. Bu kitap buna ermenin usûlünü gösterir. Her işde usûl vüslâtın miftahıdır. Vasıl olamayış usûlü bilmeyiştendir. Yani vüsulsuzlük usûlsüzlüktendir.

Tevfik ve hidayet Allah’tandır.
 
Üst Alt