- Üyelik Tarihi
- 7 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,242
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Galatasaray
Allah için
alçakgönüllülük yaparsa
Büyüklerden birine: "Kıskanılmayan bir nimet ve sahibine acındırmayan bir belâ biliyor musun?" dediklerinde, şöyle cevap verir:
"Evet, biliyorum. Kıskanılmayan nimet, tevâzu; sahibine acındırmayan belâ ise kibirdir." dedi.(1)
Tevâzu: kıskanılmayan tek nimet&
Tevâzu kıskanılmayan bir nimet olarak görülüyor. Gerçekten de hiç kimse yoktur ki tevâzu için kıskançlık duysun. Kim bize tevâzu ile yaklaşsa, her kimi mütevazı bir hayat içerisinde görsek ona ancak imreniriz. Onun gibi olmaya çalışsak da olamayız. Neden olamayız? Çünkü tevâzu o kişinin asâletinde vardır. Bu nedenle de herkese nasip olmaz. Rabbimiz o kullarını seçmiştir. Bizlere de o kullarından olmayı nasip etsin.
"O çok merhametli Allah'ın has kulları onlardır ki, yeryüzünde tevâzu ile yürürler ve cahil kimseler kendilerine laf attığı zaman incitmeksizin "selâm" derler, geçerler."(2)
Allahu Teâlâ âyetinde belirttiği gibi tevâzu sahibi kimseler her hâlleriyle kendilerinin ne güzel olduklarını ortaya koyarlar; tevâzu ile yürürler, tevâzu ile konuşurlar, tevâzu ile gülümserler ve mütevazı bir hayat yaşarlar. Kendisine yapılan olumsuz davranışlar karşısında ise yine tevâzu haliyle karşı tarafı incitmeksizin selâmetle deyip geçerler. Çünkü onlar Rablerine gerçekten inanmış ve O'nun âyetlerine sıkı sıkıya bağlanmış kimselerdir.
Güzel dinimiz her ne kadar tevâzu sahibi olmayı ve mütevazı bir hayatı tavsiye etse de tevâzulu olacağım, tevâzu göstereceğim diyerek aşırısına kaçtığımızda da hiç hoş olmaz, bu yaptığımız tevâzudan öte riya ve gösterişe kaçar ki buda kibri ve gururu getirir.
Bu konuda Peygamber Efendimiz de şöyle buyurmuştur; "Muhakkak Allah Teâlâ, bana, sizin mütevazı olmanızı vahyetti"(3).
"Her kim Allah için alçakgönüllülük yaparsa, Allah muhakkak onun derecesini yükseltir".(4)
Bir iftar sofrasında, Hz. Ebû Bekir'e bir bardak soğuk su ikram edilir. Suyu dudağına götürünce, hıçkırıkları, boğazında düğümlenir. Yanındakiler ne olduğunu sorarlar. Cevap verir:
Bir gün Allah Resûlü, kendisine getirilen böyle bir bardak soğuk suyu içmiş, sonra da ağlamış ve:
"O gün nimetlerden hesaba çekileceksiniz." âyetini okuyarak, işte bu nimetten de hesaba çekileceğiz, buyurmuştu. Bunu hatırladım ve onun için ağladım...
Halbuki Hz. Ebû Bekir gayet sâde ve fakirâne bir hayat yaşıyordu. Vereceği hesap gayet hafifti.
güler tiryaki/beyan-2005
alçakgönüllülük yaparsa
Büyüklerden birine: "Kıskanılmayan bir nimet ve sahibine acındırmayan bir belâ biliyor musun?" dediklerinde, şöyle cevap verir:
"Evet, biliyorum. Kıskanılmayan nimet, tevâzu; sahibine acındırmayan belâ ise kibirdir." dedi.(1)
Tevâzu: kıskanılmayan tek nimet&
Tevâzu kıskanılmayan bir nimet olarak görülüyor. Gerçekten de hiç kimse yoktur ki tevâzu için kıskançlık duysun. Kim bize tevâzu ile yaklaşsa, her kimi mütevazı bir hayat içerisinde görsek ona ancak imreniriz. Onun gibi olmaya çalışsak da olamayız. Neden olamayız? Çünkü tevâzu o kişinin asâletinde vardır. Bu nedenle de herkese nasip olmaz. Rabbimiz o kullarını seçmiştir. Bizlere de o kullarından olmayı nasip etsin.
"O çok merhametli Allah'ın has kulları onlardır ki, yeryüzünde tevâzu ile yürürler ve cahil kimseler kendilerine laf attığı zaman incitmeksizin "selâm" derler, geçerler."(2)
Allahu Teâlâ âyetinde belirttiği gibi tevâzu sahibi kimseler her hâlleriyle kendilerinin ne güzel olduklarını ortaya koyarlar; tevâzu ile yürürler, tevâzu ile konuşurlar, tevâzu ile gülümserler ve mütevazı bir hayat yaşarlar. Kendisine yapılan olumsuz davranışlar karşısında ise yine tevâzu haliyle karşı tarafı incitmeksizin selâmetle deyip geçerler. Çünkü onlar Rablerine gerçekten inanmış ve O'nun âyetlerine sıkı sıkıya bağlanmış kimselerdir.
Güzel dinimiz her ne kadar tevâzu sahibi olmayı ve mütevazı bir hayatı tavsiye etse de tevâzulu olacağım, tevâzu göstereceğim diyerek aşırısına kaçtığımızda da hiç hoş olmaz, bu yaptığımız tevâzudan öte riya ve gösterişe kaçar ki buda kibri ve gururu getirir.
Bu konuda Peygamber Efendimiz de şöyle buyurmuştur; "Muhakkak Allah Teâlâ, bana, sizin mütevazı olmanızı vahyetti"(3).
"Her kim Allah için alçakgönüllülük yaparsa, Allah muhakkak onun derecesini yükseltir".(4)
Bir iftar sofrasında, Hz. Ebû Bekir'e bir bardak soğuk su ikram edilir. Suyu dudağına götürünce, hıçkırıkları, boğazında düğümlenir. Yanındakiler ne olduğunu sorarlar. Cevap verir:
Bir gün Allah Resûlü, kendisine getirilen böyle bir bardak soğuk suyu içmiş, sonra da ağlamış ve:
"O gün nimetlerden hesaba çekileceksiniz." âyetini okuyarak, işte bu nimetten de hesaba çekileceğiz, buyurmuştu. Bunu hatırladım ve onun için ağladım...
Halbuki Hz. Ebû Bekir gayet sâde ve fakirâne bir hayat yaşıyordu. Vereceği hesap gayet hafifti.
güler tiryaki/beyan-2005
