- Üyelik Tarihi
- 7 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,242
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Galatasaray
Her koyun kendi
baca ından asılır
Behlûl Dânâ tebli ve davet yapar, halkı uyarır, onlara vaaz ederdi. Bir gün halka do ru yolu göstermek için söyledi i sözlerden rahatsız olanlar, Harun Reşid'e gidip şikayette bulundular.
"Ey Mü'minlerin Emiri! Behlûl bizim yakamızı bırakmıyor. "Yok, öyle yapmayın, yok böyle etmeyin." diye her gördü ü yerde bize mutlaka bir şeyler anlatıyor. Artık bıktık, hem her koyun kendi baca ından asılır. Bundan böyle bizi kendi hâlimize bıraksın."
Bunun üzerine Harun Reşid, Behlûl Dânâ'yı ça ırtıp
"Halk seni bana şikâyete geldi. Onların hata ve kusurlarını olur olmaz her yerde söyleyip, onları uyarman halkı rahatsız etmiş. "Her koyun kendi baca ından asılır, bizi rahat bıraksın." diyorlar." şeklinde halkın şikâyetini kendisine iletti. Bunun üzerine Behlûl Dânâ hiç sesini çıkarmadan derhal oradan ayrıldı. Sonra do ru mezbahaya gitti, oradan bir koyun alıp kesti. Derisini soydu ve öylece bacaklarından evinin tavanına astı.
Tabiî bir gün, iki gün, üç gün derken tavana asılı olan koyun yavaş yavaş kokmaya başladı. Bir zaman sonra koku öylesine şiddetlendi ki, mahallenin her tarafına sirayet etti. Öyle ki, halk kokudan mahalleye giremeyecek hâle geldi. Havaların da sıcak olması, bir de üstüne bu a ır berbat koku eklenince millet iyice bunaldı. Araştırıp baktılar ki, mahalleyi saran bu koku me er Behlûl'ün evinden geliyor... Yine Harun Reşid'e şikâyete koştular.
"Efendim senin Behlûl'ün yaptı ını gördün mü? Mahalleyi kokudan geçilmez hâle getirdi. Koyunu kesmiş evin tavanına asmış, kaç gündür öyle asılı duruyor. Onun kokusu sebebiyle kaç gündür mahallede dolaşamaz olduk."
Bu şikâyet üzerine Harun Reşid yine Behlûl Dânâ'yı ça ırttı ve ona:
"Ey Behlûl ne yapmışsın? Millet senden yine şikâyetçi!"
"Efendim onlar her koyun kendi baca ından asılır dememişler miydi? Öyleyse onlara ne!"
"İyi de bütün mahalleyi kokutmuşsun, mahalle kokudan geçilmez hâle gelmiş."
Bunun üzerine Behlûl Dânâ şu cevabı verdi:
"Efendim, onlar "Her koyun kendi baca ından asılır." demişlerdi. Öyle ama bütün mahalleye de zararı oluyormuş demek ki. Ben, bunu onları rahatsız etmek için yapmadım. Benim derdim, bir kötünün herkese zararı oldu unu onlara anlatmaktı. Sanırım anlamışlardır."
baca ından asılır
Behlûl Dânâ tebli ve davet yapar, halkı uyarır, onlara vaaz ederdi. Bir gün halka do ru yolu göstermek için söyledi i sözlerden rahatsız olanlar, Harun Reşid'e gidip şikayette bulundular.
"Ey Mü'minlerin Emiri! Behlûl bizim yakamızı bırakmıyor. "Yok, öyle yapmayın, yok böyle etmeyin." diye her gördü ü yerde bize mutlaka bir şeyler anlatıyor. Artık bıktık, hem her koyun kendi baca ından asılır. Bundan böyle bizi kendi hâlimize bıraksın."
Bunun üzerine Harun Reşid, Behlûl Dânâ'yı ça ırtıp
"Halk seni bana şikâyete geldi. Onların hata ve kusurlarını olur olmaz her yerde söyleyip, onları uyarman halkı rahatsız etmiş. "Her koyun kendi baca ından asılır, bizi rahat bıraksın." diyorlar." şeklinde halkın şikâyetini kendisine iletti. Bunun üzerine Behlûl Dânâ hiç sesini çıkarmadan derhal oradan ayrıldı. Sonra do ru mezbahaya gitti, oradan bir koyun alıp kesti. Derisini soydu ve öylece bacaklarından evinin tavanına astı.
Tabiî bir gün, iki gün, üç gün derken tavana asılı olan koyun yavaş yavaş kokmaya başladı. Bir zaman sonra koku öylesine şiddetlendi ki, mahallenin her tarafına sirayet etti. Öyle ki, halk kokudan mahalleye giremeyecek hâle geldi. Havaların da sıcak olması, bir de üstüne bu a ır berbat koku eklenince millet iyice bunaldı. Araştırıp baktılar ki, mahalleyi saran bu koku me er Behlûl'ün evinden geliyor... Yine Harun Reşid'e şikâyete koştular.
"Efendim senin Behlûl'ün yaptı ını gördün mü? Mahalleyi kokudan geçilmez hâle getirdi. Koyunu kesmiş evin tavanına asmış, kaç gündür öyle asılı duruyor. Onun kokusu sebebiyle kaç gündür mahallede dolaşamaz olduk."
Bu şikâyet üzerine Harun Reşid yine Behlûl Dânâ'yı ça ırttı ve ona:
"Ey Behlûl ne yapmışsın? Millet senden yine şikâyetçi!"
"Efendim onlar her koyun kendi baca ından asılır dememişler miydi? Öyleyse onlara ne!"
"İyi de bütün mahalleyi kokutmuşsun, mahalle kokudan geçilmez hâle gelmiş."
Bunun üzerine Behlûl Dânâ şu cevabı verdi:
"Efendim, onlar "Her koyun kendi baca ından asılır." demişlerdi. Öyle ama bütün mahalleye de zararı oluyormuş demek ki. Ben, bunu onları rahatsız etmek için yapmadım. Benim derdim, bir kötünün herkese zararı oldu unu onlara anlatmaktı. Sanırım anlamışlardır."