Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
Bir hizmeti tek şahsa teslim etmek tehlikelidir. Tehlike, hem şahsa hem hizmete ait olur. Hizmetin başında olan kimse, sırf kendi aklına güvenmemelidir. Ayrıca hizmetteki arkadaşlarına kıymet vermeli, onların görüşlerini dinlemeli, ortaya konan görüşleri degerlendirip en isabetlisini tercih etmelidir. Başkan olan kimse kendi tercihine uymasa da dogru görüşü tasdik etmeli, benlik ve kibir ile yanlış görüşünde ısrar etmemelidir.

Bütün hizmet ehli, şu ayetlerdeki edeplere dikkat etmelidir:

Rasulüm sen onlara Allah'tan bir rahmet ile yumuşak davrandın. Eger sen kaba ve katı yürekli olsaydın, etrafında kimse kalmaz hepsi dagılır giderdi. Onlarda gördü ün kusurları affet, onlar için Allah'a istigfar et ve yapılacak işlerde kendileriyle istişare yap.(Al-i İmran, 159.)

İşte bir istişare örnegi: Hendek harbinin yapıldıgı günlerde Müslümanlar ciddi sıkıntılar çekmeye başlamışlardı. Bu durumu gören Hz. Rasululah (s.a.v) Efendimiz, müşriklerle iş birligi yapan ve karşı cephede bulunan Gatafan kabilesinin reisleri Uyeyne b. Hısn ile Haris b. Avf el Mürrî'ye haber göndererek kendileriyle bir anlaşma yapmak istedi. Savaştan vaz geçmelerine karşılık olarak kendilerine Medine'nin senelik hurmalarının üçte birisini vermeyi teklif etti. Onlar da bunu güzel buldular. İki taraf arasında durum konuşuldu ve anlaşma metni yazıldı. Henüz imzalanıp yürürlüge girmeden önce Rasululah (s.a.v) Sad b. Muaz ile Sad b. Ubade'yi huzurlarına çagırıp durumu ve varılan anlaşmayı onlarla da istişare etti. Onlar da:

- Ya Rasulellah! Bu işi siz mi istiyorsunuz. Eger böyle ise biz sizin arzunuza uyarız. Yahut bu mutlaka uymamız gereken ilahi bir emir mi? Yoksa sizin bizi düşünerek yaptıgınız bir anlaşma mı? diye sordular. Rasululah (s.a.v):

- Hayır, bunu sizin için yapıyorum. Görüyorum ki bütün Araplar birleşerek tek vucüt olmuşlar her taraftan size saldırıyorlar. Bu şekilde bir dereceye kadar güçlerini kırmayı düşündüm, buyurdu. Bunun üzerine Sad b. Muaz (r.a):

- Ya Rasulellah! Bizler bir zaman Allah'a şirk koşardık, putlara tapardık, Allah'a ibadet etmez ve Onu tanımazdık. Bu günlerde bile bunlar misafir olarak ikram etti imiz veya parasıyla sattı ımızın dışında zorla bizden bir hurma tanesi yiyemezlerdi. Şimdi Allah bizi İslam'la şereflendirmişken, sizinle ve İslam'la bizi kuvvetlendirmişken nasıl olur da onlara mallarımızı veririz. Onlarla böyle bir anlaşma yapmaya hiç ihtiyacımız yoktur. Allah onlarla bizim aramızda hüküm verinceye kadar onlara kılıçtan başka verecek bir şeyimiz yok, dedi. Resûlullah (s.a.v):

- Evet, dedigin güzel, buyurdu. O zaman Sad (r.a) anlaşma metinini aldı, içindeki yazıyı sildi ve: Bize karşı ellerinden geleni yapsınlar, dedi.(İbnu Hişam, es-Siretü, III, 193-194. (Kahire, 1996), Kandehlevi, Hayatus-Sahebe, II, 281.)

Arifler yolunun edepleri​
 

YaMusaB

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,716
Aldığı Beğeniler
5
...Hata yapmama veya onu asgariye indirmenin en önemli vesilelerinden biri de , istişâre ve başkalarının düşüncesine de er atfetmektir. 'Ben bana yeterim; insanlar çevremde toplanabilirler' şeklindeki düşünceler, hem kendimize, hem de çevremize zarar veren düşüncelerdir. Ayrıca, bizim yıllarca en güzel sözlerle anlatma a çalışdı ımız şeyleri, bakarsınız ehil olan bir arkadaşımız bir sözle anlatıverir...

AlıntıdıR
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
ellerinize saglık kardeşim

güzel bir konu bizi aydınlattıgınız için ALLAH cc razi olsun
 

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
Hizmetin Temeli İstişaredir (devam)


Bu hadisede hizmet ehli için önemli prensipler mevcuttur. Görüldügü gibi Allah Resûlü (s.a.v) Efendimiz bile kendi fikrini ashabı ile istişare edip degerlendirmeye tabi tutmuştur. Bunu, ayetle sabit olmayıp, ictihada açık olan bir konuda yapmıştır. Ashab-ı Kiram Rasulullah Efendimiz (s.a.v) istedikten sonra degil bütün mallarını canlarını bile vermeye hazır iken, işin aslını ögrenmek için soru sormaktan çekinmemişlerdir. Önce alınan kararın ayetle mi yoksa sünnetle mi ortaya kondug unu sorarak baglayıcılık yönünü bilmek istemişlerdir. Konuyu içtihada müsait görünce, Allah için bildikleri dogruyu söylemeyi dini bir vazife saymışlardır. Burada Rasulullah Efendimize (s.a.v) herhangi bir itiraz yoktur, aksine onun sevinecegi ve rahat edecegi sonucu arama çabası vardır. Rasulullah Efendimiz de (s.a.v) büyük bir olgunlukla önceki kararından rahatlıkla vazgeçmiş ve Sahabinin tercih ettigi do gruya katılmıştır. Farklı hükmü sahabi teklif etmiş, Efendimiz (sa.v) tasdik edip sonuca baglamıştır.

İstişare yaparken o işten anlayan ehil insanları bulmak da bir vazifedir. Alınan yeni bir kararda onu uygulayacak kimselerin fikir ve desteklerinin bulunmasına özellikle dikkat etmek gerekir. İstişareden sonra varılan sonucu herkesin sonuna kadar desteklemesi gerekir. Karar aşamasında evet deyip veya sukût edip, uygulamada geri duranlar ve tenkitle ugraşanlar hizmeti hezimete çevirirler. Bu açıkça bir cahillik veya gizlice münafıklık alametidir. O halden Yüce Allah'a sıgınırız.

Arifler yolunun edepleri
 
Üst Alt