Ateşlerin ardından,
hüznü yakıştırmadım ölümlerime
Hesap gördüğüm mavinin renginde
meftunum infilak yoklukta
Harabeyim yaman çöllerin
kiraz sahralarıyla dallanan efsunlara
Hepsi birer rüyasını söyledi yalan oldu
kaldırımlarda ellerime düşenler
Harlandım
kapanık kapıların ardından
yüz arayan halimin seren camında
Hepsi birer rüyasını söyleyince
kapanık kaldı ardılanmış düşünceler
Kapatıp gözlerini bu asiliğe
yağmur tanelerine yeni doğmuş bir bebek gibi
Sarılıp koklayan,
göğe ve süreyyaya,
duy işte gözlerimden söylüyorum
Her sonun felaketinde
mahcup ve kırılgan bir adımım var şimdi
Adını söyleyince düşleniyorum,
yollanıyorum,
denizleşiyorum
Gözlerime uzanan uzaklık değil
cemalinin yakınından izliyorum
Geçse payından kırılmış güncesi
kırık sözlerle uzaklıkta birleşti sanma ki
Yokum ellerinin arasına ilişmiş bir kanaryayım
Başka yerde aramasın beni felaketlerim
Eriyorum damlasında canıma değen terinin
Erliğin hamsesinde gözlerindeyim
bilemiyorsun
Felaketim oldu şu üçgüllük yokluk
duymuyor musun
Duy işte gözbebeklerinden özlüyorum seni
Yüreğimden soluyorum,
buram buram yalnızlıkta
Bir düş ile görüşüyorum.
duy işte önümde olmalısın
Safranlarca kıskanç yüklü kervanların leylağında
Vaveyla gibi ağlamaklıyım.
Duy işte.
Gelmelisin
Ateşlerin ardından,
hüznü yakıştırmadım ölümlerime
Hesap gördüğüm günün vaktidir.
Duy sesimi.
T ü k e n i y o r u m...
Adım adım
Damla damla
Alev alev
T ü k e n i y o r u m...
Duy sesimi
Gel kaldır başımı
B i t i y o r u m...
S e s s i z c e t ü k e n i y o r u m...
Bilal Can...