Hayat denen ve mutlaka bir gün bitecek olan seyrüseferde, dışarı bakmaktan kendimize bakmaya zaman ayıramıyoruz.
Fakat bazen bir yel eser ve her şey, toz duman olur. Herkes kovuğuna çekilir. Bakacak yer, konuşacak insan, yapacak iş bulamazsınız. İşte öyle bir zamanda anlarsınız ki dünya, sizden ibaret değil.
Sizin haricinizde, dışarıda bir “siz” var;
onun ötesinde bir de içinizde bir “siz” var.
Yani, bir siz var sizde, sizden içeru…
Bu tıpkı göz gözü görmeyen karanlıktaki bir gözün,
bir süre sonra bazı nesneleri algılamaya başlaması
ve aslında bir şeyleri görebilmesi gibidir.
Göremediğinizi anladığınız o an, yeni şeyler görmeye başlarsınız. Kimsesiz kaldığınızı düşündüğünüz an,
bir kimsenizin olduğunu idrak eder ve ona yönelirsiniz.
İşte insanın içe bakışı, içsel yolculuğu böyle başlar.
Hayırlı yolculuklar..