Yeniden Doğuş

  • Konbuyu başlatan üsame
  • Başlangıç tarihi
  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧
Ü

üsame

Guest
PEYGAMBER EFENDİMİZİN DIŞ GÖRÜNÜMÜ VE GÜZELLİĞİ

Sahabeleri Peygamberimiz (sav)'in güzelli ini şöyle anlatıyorlardı:

Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem çok yakışıklı ve alımlı idi. Mübarek yüzü ayın on dördündeki dolunay gibi parlardı... Burnu gayet güzel idi... Gür sakallı, iri gözlü, düz yanaklı idi. A zı geniş, dişleri inci gibi parlaktı... Boynu sanki bir gümüş hüzmesi idi... İki omuzu arası geniş, omuz kemik başları kalın idi..."66

Enes b. Malik (ra) anlatıyor:

"Resulullah Efendimizin boyu; ne çok uzun, ne de fazla kısa idi. Teni de ne duru beyaz, ne de koyu esmerdi. Saçları ise ne düz, ne de kıvırcık idi. Kırk yaşına geldi inde, Allah Teala O'nu peygamber olarak gönderdi. Peygamber olduktan sonra, Mekke'de 10 sene, Medine'de de 10 yıl kaldı ve 60 yaşlarında vefat etti. Bu fani hayata veda ettiklerinde, saçında ve sakalında 20 tel ak saç yoktu."67

"Resulullah (sav) beyaz, güzel ve mutedil (yavaş ve mülayim, itidalli) idiler."68

141a1iw.jpg

Hz. Ali (ra)'nin, Peygamber Efendimizin beden ve ahlak güzelli ini, davranış mükemmelli ini,
insanların ona duydu u sevgi ve hürmeti anlattı ı hilye-i şerif.

Sizin dostunuz (veliniz), ancak Allah, O'nun elçisi, rüku' ediciler olarak namaz kılan ve zekatı veren müminlerdir.

Allah ki, O'ndan başka ilah yoktur. Gaybı da, müşahede edilebileni de bilendir. Rahman, Rahim olan O'dur.

Enes b. Malik (ra) anlatıyor:

Peygamber Efendimiz orta boylu idi; uzun da de ildi, kısa da de ildi; hoş bir görünüşü vardı. Saçı ise ne kıvırcık, ne de düzdü. Mübarek (İlahi hayrın bulundu u şey, bereketlenmiş, ço almış, hayırlı, u urlu) yüzlerinin rengi ise nurani beyazdı."69

Bera b. Azib (ra) anlatıyor

"& Resullullah Efendimizden daha güzel birini görmedim. Omuzlarını dö en saçları vardı. İki omuz arası genişçe idi. Boyu ise ne kısa idi, ne de uzundu."70

Hz. Ali'nin torunlarından İbrahim b. Muhammed (ra) rivayet ediyor:

Dedem Hz. Ali, Peygamber Efendimizi anlatırken Onu şöyle tavsif (vasıflandırırdı) ederdi:

"Peygamber Efendimiz, ne aşırı derecede uzun, ne de kısa idi; O bulundu u toplulu un orta boylusu idi. Saçları, ne kıvırcık ne de dümdüzdü; hafifçe dalgalı idi. Mübarek yüzlerinin rengi kırmızıya çalar şekilde beyaz; gözleri siyah; kirpikleri sık ve uzun; omuz başları iri yapılı idi& O, insanların en cömert gönüllüsü, en do ru sözlüsü, en yumuşak tabiatlısı ve en arkadaş canlısı idi. Kendilerini ansızın görenler, O'nun heybeti karşısında çok şiddetli heyecanlanırlar; üstün vasıflarını bilerek sohbetinde bulunanlar ise, O'nu herşeyden çok severlerdi. O'nun üstünlüklerini ve güzelliklerini tanıtmaya çalışan kimse; Ben, gerek ondan önce, gerek ondan sonra, onun gibi birisini görmedim, demek suretiyle, O'nu tanıtma hususundaki aczini ve yetersizli ini itiraf ederdi. Allah'ın salat (dua, Peygamberimize (sav) yapılan dua, isti far, rahmet, namaz) ve selamı O'nun üzerine olsun."71

Hz. Hasan (ra) naklediyor:

"Resulullah Efendimiz, yaradılıştan heybetli ve muhteşemdi. Mübarek yüzü, dolunay halindeki ayın parlaklı ı gibi nur saçardı. Orta boyludan uzun, ince uzundan kısa idi. Saçları kıvırcık ile düz arası idi; şayet kendili inden ikiye ayrılmışlarsa onları başının iki yanına salar, de ilse ayırmazlardı. Uzattıkları takdirde saçları kulak yumuşaklarını geçerdi. Peygamber Efendimizin rengi, ezher'ul-levn (pek beyaz ve parlak renk) idi, yani nurani beyazdı. Alnı açıktı. Kaşları; hilal gibi, gür ve birbirine yakındı.

Boynu, saf mermerden meydana gelen heykellerin boynu gibi gümüş berraklı ında idi. Vücudunun bütün azaları birbiri ile uyumlu olup yakışıklı bir yapıya sahipti..."72
 
Ü

üsame

Guest
Kim Resul'e itaat ederse, gerçekte Allah'a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, Biz seni onların üzerine koruyucu göndermedik.

Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor

Hazreti Peygamber, gümüşten yaratılmış gibi nurlu beyazdı; saçları da hafif dalgalı idi."73

Efendimiz (sav) beyaza pembe karışık renkte idi. Gözleri siyah, kirpikleri sık ve uzun idi."74

"Allah Resulünün alnı geniş olup hilal kaşlıydı, kaşları gürdü. Iki kaşı arası açık olup, halis bir gümüş gibiydi. Gözleri pek güzel, bebekleri simsiyahtı. Kirpikleri birbirine geçecek şekilde gürdü& Güldü ünde dişleri çakan şimşek gibi parıldardı. Iki duda ı da emsalsiz şekilde güzeldi& Sakalı gürdü. Boynu pek güzeldi, ne uzun ne kısaydı. Boynunun güneş ve rüzgar gören kısmı altın alaşımlı gümüş ibrik gibi gümüşün beyazlı ı ve altının da kırmızılı ını yansıtır şekilde parıldardı& Gö sü genişti, gö sünün düzlü ü aynayı, beyazlı ı da ayı andırırdı& Omuzları genişti& Kol ve pazuları irice idi. Avuçları ipekten daha yumuşaktı."75

Onların mallarından sadaka al, bununla onları temizlemiş, arındırmış olursun. Onlara dua et. Do rusu, senin duan, onlar için 'bir sükûnet ve huzurdur.'
Allah işitendir, bilendir.
(Tevbe Suresi, 144)

Peygamber Efendimizin hicret yolculu u sırasında çadırını ziyaret etti i Ümmü Mabed isimli cömertli i, iffeti ve cesareti ile tanınan biri, Peygamber Efendimizi tanımamıştır. Ancak Peygamberimiz (sav)'i anlatılanlardan tanıyan kocasına, onu şöyle tarif etmiştir:

"Aydın yüzlü ve güzel yaradılışlı idi; zayıf ve ince de de ildi. Gözlerinin siyahı ve beyazı birbirinden iyice ayrılmıştı. Saçı ile kirpik ve bıyıkları gümrahtı (bol, gür). Sesi kalındı. Sustu u zaman vakarlı (a ırbaşlılık, halim ve heybetli oluş), konuştu u zaman da heybetli idi. Uzaktan bakıldı ında insanların en güzeli ve en sevimlisi görünümündeydi; yakından bakıldı ında da tatlı ve hoş bir görünüşü vardı. Çok tatlı konuşuyordu. Orta boylu idi; bakan kimse ne kısa ne de uzun oldu unu hissederdi. Üç kişinin arasında en güzel görüneni ve nur yüzlü olanıydı. Arkadaşları, ortalarına almış durumda hep onu dinlerler; buyurdu u zaman da hemen buyru unu yerine getirirlerdi. Konuşması tok ve kararlı idi."76

Kendisini görenlerin anlattıklarında da görüldü ü gibi, Peygamber Efendimiz ola anüstü yakışıklı, görenlerin nefesini kesecek kadar güzel yüzlü ve güzel endamlı idi. Ayrıca atletik ve son derece etkili bir yapısı vardı ve çok kuvvetli idi. Peygamberimizin Şemaili

Osmanlı döneminin önemli alimlerinden olan Ahmet Cevdet Paşa Peygamber Efendimizin anlatılan özelliklerini bir özet haline getiren bir çalışma yapmıştır. Bu çalışması Kısas-ı Enbiya adlı eserinin IV. cüzünde, "Bazı Evsaf-ı Seniyye-i Muhammediyye" başlı ı altında gerçekleşmiştir:

"& Mübarek cismi güzel, hep azası mütenasip (uygun, aralarında muntazam bir nisbet bulunan), endamı gayet matbu, alnı ve gö sü ve iki omuzlarının arası ve avuçları geniş, boynu uzun ve mevzun (yakışıklı, her bir vasfı ölçülü) ve gümüş gibi saf, omuzları ve pazuları ve baldırları iri ve kalın, bilekleri uzun, parmakları uzunca, elleri ve parmakları kalınca idi. Mubarek cildi ise ipekten yumuşak idi.

Kemal-i itidal üzere büyük başlı, hilal kaşlı, çekme burunlu, oval yüzlü idi.

Kirpikleri uzun, gözleri kara ve güzel, büyücek ve iki kaşının arası açık, fakat kaşları birbirine yakın idi,

Nebiyy-i Mücteba (seçilmiş, kıymetli peygamber), ezherüllevn (rengi nurlu, parlak) idi; yani ne ak, ne de kara esmer, belki ikisi ortası ve gül gibi kırmızıya mail (benzer) beyaz ve, nurani ve berrak olup, mübarek yüzünde nur lemean (parlardı) ederdi. Dişleri, inci gibi abdar (parlak, sa lam vücutlu) ve tabdar (ışıklı, parlak, büklümlü, kıvrımlı) olup, söylerken ön dişlerinden nur saçılır; gülerken, fem-i saadeti (saadetli a zı), bir latif (mülayim, yumuşak, nazik, güzel) şimşek gibi ziyalar (ışıklar) saçarak açılır idi&

Alem-i bekaya (geride kalanların dünyasını) rihlet (göçmek, ölmek) buyurduklarında saçı, sakalı henüz a armaya başlamış başında biraz ve sakalında yirmi kadar beyaz var idi.

Havassı (duyular) fevkalade kavi (sa lam, kuvvetli) idi. Pek uzaktan işitir ve kimsenin göremeyece i mesafeden görür idi. Elhasıl (sözün özü), en mükemmel ve müstesna surette yaratılmış bir vücud-ı mes'ud (mutlu vücudu) ve mübarek idi& Onu ansızın gören kimseyi sevgi alırdı ve Onunla ülfet ve musahabet (sohbetler, konuşup görüşmeler) eyleyen kimse, Ona can ü gönülden aşık ve mühib olurdu. Ehl-i fazl'a (kerem, ilim sahibi), derecelerine göre ihtiram (hürmet, saygı) eylerdi. Akrabasına dahi pek ziyade (çok bol, fazladan) ikram eylerdi. Lakin (ancak) onları, kendilerinden efdal (daha faziletli, daha layık, daha iyi) olanların üzerine takdim etmezdi.

Hizmetkarlarını pek hoş tutardı. Kendisi ne yer ve ne giyerse, onlara dahi onu yedirir ve onu giydirir idi.

Sahi (cömert, eliaçık, herkese iyilik etmek isteyen) ve kerim (herşeyin iyisi, faydalısı), şefik (şefkatli, esirgeyen, merhametli) ve rahim (rahmet edici, ba ışlayan), şeci (kahraman, yi it) ve halim (yumuşak huylu, hoş muamele yapan) idi. Ahd ü va'dinde (söz vermede) sabit, kavlinde (sözünde) sadık idi. Elhasıl (neticesi)- hüsn-i ahlakça (ahlak güzelli i) ve akl-ü zekavetçe (keskin anlayışı olan akıl) cümle(bütün, tam) nasa (insanlara) faik (üstün, üstünde) ve her türlü medh ü senaya (övgüye) layık idi.

Yemede, giymede kadar-ı zaruret (yoksulluk derecesinde) ile iktifa (yetinir) ve ziyadesinden (fazlasından) iba eylerdi (çekinirdi)."77
 
Ü

üsame

Guest
PEYGAMBER EFENDİMİZİN NÜBÜVVET (PEYGAMBERLİK) MÜHRÜ

Allah, Hz. Muhammed (sav)'i alemler üzerine seçmiş ve onun "peygamberlerin sonuncusu" (Ahzab Suresi, 40) oldu unu bildirmiştir. Ondan sonra hiçbir peygamber gönderilmeyecektir ve Kuran insanlara hidayet rehberi olarak gönderilen en son kitaptır. Allah, Peygamber Efendimizin bu eşsiz özelli ini onun mübarek vücudunda bir izle tecelli ettirmiştir.

İslami kaynaklarda ve rivayetlerde Peygamber Efendimizin kürek kemikleri arasında bulunan bu işarete "nübüvvet mührü" ismi verilir. Peygamberimiz (sav)'in mührüne benzer peygamberlik işaretlerinin di er peygamberlerde de oldu u, ancak Peygamberimiz (sav)'inkinin daha farklı oldu u el-Müstedrek tarafından Vehb b. Münebbih (ra)'den şöyle nakletmiştir:

"& Allah hiçbir peygamber göndermemiştir ki, onun sa elinde Peygamberlik beni (şamet'ün-nübüvve) olmamış olsun. Ancak bizim Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselam bunun istisnasını teşkil etmektedir. Zira Onun peygamberlik beni, (sa elinde de il) kürek kemikleri arasındadır. Peygamberimiz bu durum sorulunca: "Kürek kemiklerim arasında bulunan bu ben, benden önceki Peygamberlerin beni gibidir&"78 demiştir.

Cabir b. Semüre (ra) anlatıyor

"Ben Resulullah Efendimizin kürek kemikleri arasında bulunan nübüvvet mührünü gördüm. O, güvercin yumurtası büyüklü ünde kırmızımtırak bir yumru idi."79

Hz. Ali'nin torunlarından İbrahim b. Muhammed (ra) naklediyor:

"Dedem Hz. Ali, Peygamber Efendimizin vasıflarını anlatırken, Resulullah'ın Hilyesi (güzel sıfatlar, süs, zinet, cevher, güzel yüz, suret, görünüş) hakkındaki hadisi bütün uzunlu u ile zikreder ve:

"Kürek kemikleri arasında nübüvvet mührü vardı. Ve O, peygamberlerin sonuncusudur" derdi.80

Ebu Nadre (ra) anlatıyor:

Ashabdan Ebu Said el-Hudri'ye Resulullah Efendimizin peygamberlik mührünün nasıl bir şey oldu unu sordum. Mübarek sırtlarında gül tomurcu u gibi bir et parçası oldu unu söyledi."81

İki küre i arasında peygamberlik mührü yer alıyordu. Bu mühür sa omzuna daha yakındı."82

Muhammed b. Müsenna, Muhammed b. Hazm, Şu'be Simak (ra)'dan:

Cabir İbn-i Semure'nin şöyle dedi ini duydum: Resulullah (sav)'in sırtında mühür gördüm: güvercin yumurtası gibi idi."83
 
Ü

üsame

Guest
PEYGAMBER EFENDİMİZİN SAÇI

Peygamber Efendimizin saçının uzunlu u ile ilgili farklı tarifler vardır. Tarifler arasında böyle bir farklılık olması ise do aldır, çünkü bu bilgileri aktaranlar Peygamber Efendimizi farklı zamanlarda gördükleri için, saçının uzunlu u da farklı olmuş olabilir. Ancak bu tariflerden anlaşılan Peygamberimiz (sav) saçını en kısa kula ı hizasında, en fazla ise omuzlarına kadar uzatmıştır.

1535be.jpg

Şu halde Allah'a, O'nun Resûlü'ne ve indirdi imiz nur (Kur'an)a iman edin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Enes b. Malik (ra) anlatıyor

"Hazreti Peygamberin saçları, kulaklarının orta hizasına kadar uzamıştı."84

Hazreti Aişe (ra) validemiz anlatıyor:

Resulullah'ın mübarek saçları, kulakları ile omuzları arasındaydı. Allah'ın selat ve selamı üzerine olsun."85

Bera b. Azib (ra) anlatıyor

Peygamber Efendimiz orta boylu idi. Omuzları da genişçeydi. Saçları ise, kulak yumuşaklarını de erdi."86

Ebu Talib'in kızı ümmü Hani (ra) anlatıyor:

Resulullah Efendimiz Mekke'ye geldiklerinde evimizi teşrif etmişlerdi. Bu sırada mübarek başları dört belikli (örgülü) idi." 87

1557wa.jpg

Ve bilin ki, Allah'ın Resûlü içinizdedir. E er o, size birçok işlerde uysaydı, elbette sıkıntıya düşerdiniz. Ancak Allah size imanı sevdirdi onu kalplerinizde süsleyip-çekici kıldı. Ve size inkarı, fıskı ve isyanı çirkin gösterdi. İşte onlar, do ru yolu bulmuş (irşad) olanlardır.
(Hucurat Suresi, 7)
 
Ü

üsame

Guest
PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN SAÇ VE SAKAL BAKIMI

Peygamber Efendimiz temizli e çok önem verdi i için, saç ve sakal bakımına da önem vermişlerdir. Bazı kaynaklarda onun yanında daima tarak, ayna, misvak, kürdan, makas, sürmedan gibi eşyalar bulundurdu u bildirilmektedir.88 Peygamberimiz (sav) ashabına da aynı tavsiyelerde bulunmuş ve "Kim saç bırakmışsa, onun bakımına dikkat etsin"89 şeklinde buyurmuşlardır. Peygamberimiz (sav)'in saç ve sakalı ile ilgili di er aktarılanlar şu şekildedir:

Hz. Adda İbn Halid'den (ra):

"Mübarek sakalı gayet güzeldi."90

Hz. Aişe (ra) validemiz anlatıyor:

"Resul-i Ekrem (sas)& saçlarını tarayıp ya ladı ında&"91

Simak b. Harb (ra) aktarıyor:

"Cabir b. Semüre'den işittim. Ona, Hazreti Peygamberin saçlarının a arma durumu sorulmuştu. O da: Mübarek başlarını ya ladıkları zaman saçlarının akı gözle farkedilmez; fakat başlarına ya sürmedikleri anlarda beyazları görünürdü"92 dedi.

Peygamberimiz (sav), dış görünümüne ve temizli ine verdi i önemle, müminlere güzel bir örnek olmuştur. Bir rivayette Peygamber Efendimizin bu konudaki tavrı şöyle belirtilir:

Bir gün Peygamber (sav) sahabelerinin yanına çıkaca ı zaman küpteki suya bakarak sarı ını ve sakalını düzeltti ve şöyle dedi: 'Allah kardeşlerinin yanlarına çıkarken kulunun kardeşleri için süslenmesini sever.'93
 
Ü

üsame

Guest
PEYGAMBER EFENDİMİZİN GİYİM TARZI

http://img191.imageshack.us/img191/1154/1573yv.jpg Peygamberimiz (sav)'in giyimi hakkında da sahabeler pek çok detay aktarmışlardır. Bunun yanı sıra Peygamber Efendimizin müminlere nasıl giyinmeleri gerekti iyle ilgili olarak tavsiyeleri de onun bu konuya verdi i önemi ortaya koymaktadır. Örne in Peygamber Efendimiz hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:

Allah güzeldir, güzelli i sever, güzel giyinmek kibir de ildir, kibir (mazhar oldu un nimeti kendinden bilip) hakkı reddetmek, halkı hakir görmektir."94

Allah güzeldir, güzeli sever ve kuluna verdi i nimetin eserini üzerinde görmekten hoşlanır."95

Peygamber Efendimizin torunu Hz. Hasan, onun giyim konusu hakkındaki görüşünü şöyle ifade etmiştir:

Peygamber Efendimiz bize elde etti inizin en iyisini giymemizi ve bulabildi imiz en hoş kokuları sürmemizi emrederdi."96

Bu konudaki Peygamberimiz (sav)'in bir başka hadisi de şu şekildedir:

Ey müminler! Gönlünüzce yiyiniz, içiniz, giyininiz ve Allah yolunda sarf ediniz. Ancak, israfa veya kibir ve gurura kaçmayınız."97

1581ep.jpg
Peygamber Efendimiz ashabından biri dış görünümüne önem vermedi inde veya bakımsız oldu unda onu da hemen uyarırdı. Bu konuya ait bir rivayeti Ebu'l Havas (ra), babasından şöyle nakletmektedir:

Üzerinde adi bir elbise oldu u halde Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın yanına gelmiştim. Bana:

"Senin malın yok mu?" diye sordu.

"Evet var" cevabıma:

Hangi çeşit maldan?" sorusunu yöneltti.

"Her çeşit maldan Allah bana vermiştir" demem üzerine:

Öyle ise Allah Teala Hazretleri sana bir mal verdi i vakit Allah'ın verdi i bu nimetin eseri ve fazileti senin üzerinde görülmelidir" buyurdular.98

Buna benzer bir başka olayı ise Hz. Cabir (ra) şöyle aktarmıştır:

Resulullah aleyhissalatu vesselam, binek hayvanlarımızı güden bir adamımızı gördü. Üzerinde eskimiş iki parçalı giysi vardı.

"Onun bu eskilerden başka giyece i yok mu?" diye buyurdular. "Evet var" dedim. "Çamaşır torbasında iki giysisi daha var. Ben onları giydirmiştim

Öyleyse ça ır onu da, bunları giysin" diye emrettiler. (ça ırdım, emr-i Nebeviyi söyledim.), o da onları giyindi. Geri gitmek üzere dönünce, Resulullah aleyhissalatu vesselam

"Nesi var da bu yenileri giymiyor? Bu daha hoş de il mi?" diye buyurdular.99

1597vz.jpg
Peygamberimiz (sav)'in giyim tarzı ile ilgili sahabelerin aktardı ı bilgilerden bazıları ise şunlardır:

İbnu Abbas (ra) anlatıyor:

Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam üzerinde mümkün olan en güzel elbiseyi gördüm."100

Ümmü Seleme (ra) anlatıyor

"Peyga
mber Efendimizin en çok sevdikleri elbise çeşidi, gömlek (kamis) idi."101

Ashabdan Kurre (ra) anlatıyor:

Ben, biat eylemek üzere, Müzeyne kabilesinden bir grup insanla birlikte Resulullah Efendimizin huzurlarına çıktım. Peygamber Efendimizin gömleklerinin yakası dü mesiz oldu undan&"102

Enes b. Malik (ra) anlatıyor:

"Peygamber Efendimiz, giydikleri elbiseler içerisinde, Hibere-i Yemani'yi çok severlerdi"103Hibere, Yemen'de dokunan pamuktan yapılan, kırmızı çubuklu yeşil bir kumaştır. Eskilerin "alaca" dedikleri desenli kumaşlar için kullanılan bir tabirdir. Bu da kumaşın düz de il desenli oldu unu ve birkaç renkten oluştu unu gösterir.)



El-Bera b. Azib (ra) anlatıyor:

"Kırmızı desenli elbisenin, Peygamber Efendimiz kadar bir başkasına yakıştı ını görmedim. Bu kıyafetle Resulullah (sav)'ı gördü ümde, mübarek saçları, omuzlarına de ecek kadar sarkmıştı."104

Semüre b. Cündüb (ra) rivayet ediyor:

Hazreti Peygamber: "Beyaz elbise giyiniz. Zira o, son derece temiz ve hoştur" buyurmuşlardır"105

Hz. Aişe (ra) anlatıyor

"Resulullah Efendimiz, bir sabah vakti, üstlerinde siyah yünden dokunmuş bir izar (peştemal, futa, gö üsten aşa ı örtülen elbiseler) oldu u halde, evlerinden dışarı çıkmışlardı."106
 

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
Allah razı olsun revolber kardeşim o güzel sevgilinin yniden bize şemalini anlattı ın için. :p
 

TebessüM

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,558
Aldığı Beğeniler
9
Rabbim öbürtarafta O'nu görenlerden ve sohbetinde bulunanlardan eylesin inşallah bizleri
Amin
 
Üst Alt